27 Ekim 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 27.10.2026 14:14 | Son Güncelleme: 27.10.2026 14:26

79 barodan Kanadoğlu soruşturmasına ilişkin açıklama: "Derin bir endişeyle karşılıyoruz"

İstanbul Barosu başkan adayı Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında genel kurulda yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatılmasına 79 baro ortak açıklamayla tepki gösterdi. Barolar, soruşturmanın ifade özgürlüğü ve savunmanın bağımsızlığı açısından kaygı verici olduğunu belirtti
79 barodan Kanadoğlu soruşturmasına ilişkin açıklama: "Derin bir endişeyle karşılıyoruz"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Barosu'nun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 128. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma nedeniyle Avukat Hakları Grubu'nun başkan adayı Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında resen soruşturma başlattı. Soruşturmaya tepki gösteren 79 baro, ortak açıklama yayımlayarak gelişmeyi ifade özgürlüğü, savunmanın bağımsızlığı ve baroların demokratik işleyişi bakımından kaygıyla karşıladıklarını bildirdi.

Başsavcılığın açıklamasında, “İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurulu sırasında, Avukat Hakları Grubu’nun İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu tarafından sarf edilen sözler nedeniyle, söz konusu ifadelerin içeriği ve bağlamı dikkate alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır” denildi. Açıklamada, soruşturmaya konu olan ifadelerin hangileri olduğu belirtilmedi.

“Savunmanın sesine soruşturma gölgesi düşürülemez”

İstanbul Barosu'nun sosyal medya hesabından da paylaşılan ortak açıklamada, Anayasa'nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından benimsenen düşünceleri değil, eleştirel, rahatsız edici ve sarsıcı görüşleri de koruduğu vurgulandı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ve Anayasa'nın 13. maddesine atıf yapılan açıklamada, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin kanunilik, meşru amaç, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olması gerektiği belirtildi.

Barolar, Anayasa'nın 135. maddesinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının demokratik esaslara göre örgütlenmesini güvence altına aldığını, Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddelerinin ise barolara hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığını savunma görevi yüklediğini hatırlattı. Açıklamada, baro genel kurullarının yalnızca seçimlerin yapıldığı toplantılar olmadığı, yargının işleyişinin, hukuka aykırılık iddialarının ve mesleki sorunların özgürce tartışıldığı demokratik platformlar olduğu ifade edildi.

Ortak açıklamada, Kanadoğlu'nun genel kurulda yaptığı konuşmanın avukatlık faaliyeti kapsamında olduğu savunularak Avukatlık Kanunu'nun 58. ve 59. maddeleri uyarınca bu konuşma nedeniyle soruşturma yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığı'nın izninin gerektiği belirtildi.

Anayasa'nın 138. maddesindeki yargı bağımsızlığı ilkesinin yargı kararlarının eleştirilemeyeceği anlamına gelmediğini vurgulayan barolar, mahkeme kararlarına uyulmasının anayasal bir yükümlülük olduğunu hatırlattı. Açıklamada, yargı uygulamalarının eleştirilmesinin, hukuka aykırılık iddialarının dile getirilmesinin ve mahkeme kararlarına uyulmasının talep edilmesinin hukuk devletinin ve demokratik denetimin doğal gerekleri arasında bulunduğu kaydedildi.

Barolar, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını kabul etmekle birlikte, bir açıklamanın ceza hukuku bakımından değerlendirilmesinde sözlerin bütünü, söylendiği bağlam, açıklamanın amacı ve kamusal tartışmaya katkısının birlikte gözetilmesi gerektiğini belirtti. Mesleki ve kamusal tartışmalarda dile getirilen sert eleştirilerin yalnızca rahatsız edici bulunmaları nedeniyle cezai müdahaleye konu edilmesinin demokratik toplumun gerekleriyle bağdaşmayacağı ifade edildi.

Açıklamada, baro genel kurullarında yapılan konuşmaların ceza soruşturmasına konu edilmesinin avukatlar üzerinde caydırıcı etki yaratabileceği ve otosansüre yol açabileceği uyarısı da yapıldı. Barolar, bunun yalnızca meslek örgütlerinin demokratik işleyişini değil, Anayasa'nın 36. maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan bağımsız savunmayı da ilgilendirdiğini vurguladı.

79 baro, Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturmanın ifade özgürlüğüne ilişkin anayasal güvenceler ve demokratik toplumda gereklilik ilkesi gözetilerek sonlandırılması gerektiğini belirtti. Açıklama, savunmanın bağımsızlığının, avukatların ifade özgürlüğünün ve baro genel kurullarında düşüncelerin serbestçe açıklanabilmesinin demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvenceleri olduğu vurgusuyla sona erdi.

Kanadoğlu ne demişti?

İstanbul Barosu’nda Avukat Hakları Grubu adına başkanlık için yarışan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, konuşmasında şunları söylemişti:

"Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz. Bu yargıçlar ve savcılar, ‘Ben yasaya uymayacağım, ben avukata ve yurttaşa eziyet çektireceğim ve bundan da hiçbir sorumluluk taşımayacağım’ diye düşünüyorlarsa, bilsinler ki iki elimiz yakalarında olacak."

Kaynak: ANKA