Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ve 25 Şubat 2009’da Ankara Dikmen’de başından vurulmuş olarak bulunan eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın aileleriyle bir araya geldi.
Uğur Mumcu'nun ailesiyle Adalet Bakanlığı'nda gerçekleştirilen görüşmede, Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu yer aldı. Görüşmede, Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyadaki son durum ve yürütülen yeni çalışmalar ele alındı.
Görüşmenin olumlu geçtiğini belirten Güldal Mumcu, “Umarım 33 yıl sonra bu cinayetin tüm bağlantıları ve azmettiricilerini tam manasıyla öğrenmiş oluruz” dedi.
Görüşmenin ardından Halk TV’ye konuşan Güldal Mumcu, görüşmenin olumlu geçtiğini belirterek, “Biz, tetikçilerin ve azmettiricilerinin kim olursa olsun ortaya çıkarılması yönündeki talebimizi ilettik. Sayın Adalet Bakanı da arkasında kim olursa olsun, bağlantıları ne olursa olsun ortaya çıkması için elimizden geleni yapacağız dedi” ifadelerini kullandı.
Mumcu, “Hem sayın bakanı hem de bu işle görevlendirilmiş ekibi olumlu bulduk. Umarım 33 yıl sonra bu cinayetin tüm bağlantıları ve azmettiricilerini tam manasıyla öğrenmiş oluruz” dedi.
Gürlek: Devlet faili ortaya çıkarmak zorunda
Bakan Gürlek, Uğur Mumcu dosyası ile ilgili olarak, “Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Bu konuda devlet sonuna kadar kararlıkla mücadele edecek. Burada tabii bir cinayet var. Bu cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ortada bir suç varsa mutlaka bir fail olacağını belirten Bakan Gürlek, “Devlet de bu faili ortaya çıkarmak zorunda. Geçmişte yaşanan bu şekilde dosyaları ele aldık. Yani ortaya çıkarılmamış cinayetler. Bunlar eski tarihli 15, 20, 25 yıllık cinayetler var.
Bizim bu büronun kuruluş amacı bu mücadelede sonuna kadar kararlılıkla mücadele etmek, üzerine gitmek, karanlık noktalar varsa, o zaman gözden kaçan deliller varsa onları ortaya çıkartmak” dedi.
Yargılama sürecini hatırlatan Bakan Gürlek, “Burada da biliyorsunuz bir yargılama var. Ama tabii henüz karanlıkta kalan bazı olaylar var. İşte tam aydınlığa kavuşmayan olaylar var” diye konuştu. 1993 yılının Türkiye için karanlık bir dönem olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Uğur Mumcu bu ülke için gerçekten önemli bir değerdi, önemli bir kalemdi” ifadelerini kullandı.
"Bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz"
Dosyada ismi yer alan ve yurt dışına kaçan zanlıların peşinin bırakılmayacağının altını çizen Bakan Gürlek, “Bir şahıs şu an firari. Onu elbette kırmızı bülten çıkarttık, getirilmesi için bütün iletişim kanalları da kullanıyoruz. Ama onun haricinde de bazı şüphelendiğimiz konular var.
Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Bu konuda devlet sonuna kadar kararlıkla mücadele edecek” şeklinde konuştu.
"Devlet her zaman bir olayı isterse ortaya çıkartır"
Bakan Gürlek, “Eski Türkiye'de şahıslar maalesef devlet kurumlarının bazen önüne geçmiştir. Ama her zaman devlet muktedirdir. Bunu hiçbir zaman unutmayın. Devlet her zaman bir olay isterse ortaya çıkartır. Şu an biz samimiyetle bu süreci yürüteceğiz. Çözdüğümüz olaylar da oldu” dedi.
"Kararlılıkla mücade edeceğiz"
Bu tür dosyalarda sonuna kadar kararlılıkla mücadele ettiklerini dile getiren Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmalarından bahsederek, “İçinizi ferah tutabilirsiniz. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi teknik arkadaşlar, alanında uzman arkadaşlar. Sizler de zaten sürekli olarak irtibata geçebilirsiniz. Yeni bir belge, yeni bir delil öğrendiğiniz zaman telefonlarınızı alın bu konuda.
Yani biz bu büroyu kurarken dedik ki; burada kim olursa olsun yani bir devlet, bir cinayet varsa bunun faili bulmak zorunda. Faili kaçtıysa da bunu peşini bırakmamak zorunda. Yani bu devletin temel görevi. Yani o Oğuz Demir İran'a gitti, Avusturya'ya gitti. Mutlaka bunu devlet iade etmek zorunda. Yani bizim en azından onun peşinde olduğumuzu hissettirmemiz lazım. Yani orada rahat olmaması lazım” şeklinde konuştu.
Cinayette karanlık kalan noktalara vurgu yapan Bakan Gürlek, “Karanlık kalan noktalar varsa, başka birileri varsa onları da ortaya çıkartmak zorundayız. Yani devletin temel görevi bu. Yani bu konuda da biz kararlıyız” dedi.
Mumcu’nun ailesinden Akın Gürlek’e randevu talebi
Adalet Bakanı Akın Gürlek geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla bazı dosyaların yeniden inceleneceğini duyurmuştu.
Uğur Mumcu’nun ailesi, Mumcu’nun ölümüne ilişkin dosya hakkında bilgi almak ve firari Oğuz Demir’in yakalanması için Gürlek’ten randevu istemişti. Aile adına yapılan açıklamada Gürlek’in dosyaların yeniden inceleneceğine dair sözlerine yer verilmiş, “Yargılaması mahkeme önünde sürmekte olan bir dosyanın hangi amaçla, hangi kapsamda ve hangi usulle Bakanlık masasında ayrıca incelemeye alındığı müvekkillerimiz bakımından ciddi bir belirsizlik ve kaygı yaratmıştır” denilmişti.

Behçet Oktay'ın ailesiyle de görüştü
Akın Gürlek ikinci görüşmesini ise eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle yaptı. Behçet Oktay'ın oğlu Burak ve kardeşi Şule Oktay'ın yer aldığı görüşmede aile, ölüm olayında FETÖ'nün rolü bulunduğunu ve dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesi talebini yineledi.
Eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay, 25 Şubat 2009'da Ankara Dikmen'de park halindeki aracında silahla ağır yaralı bulunmuş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından yürütülen soruşturmada savcılık, Oktay'ın ölümünde başka bir kişinin dahli bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi. Ancak ailesinin itirazı üzerine mahkeme bu kararı kaldırdı ve dava açılmasına hükmetti. Bunun üzerine, Oktay'ın ölüm anında yanında bulunan H.K. hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla dava açıldı. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada H.K. beraat etti ve dosya sonuçsuz kaldı.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ'nün emniyet ve yargıdaki yapılanmasının ortaya çıkmasıyla birlikte dosya yeniden tartışma konusu oldu. Oktay'ın kız kardeşi Şule Oktay, ağabeyinin intihar etmediğini, cinayete kurban gittiğini savunarak olayda FETÖ'nün rolü olduğunu öne sürdü. Şule Oktay, soruşturmanın dönemin FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen emniyet ve yargı mensuplarınca kapatıldığını ileri sürerken, darbe girişiminin ardından dosyanın yeniden açılması için girişimde bulunacaklarını açıklamıştı.
Gürlek: Hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacak
Görüşmenin ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Gürlek, şunları kaydetti:
"17 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile Bakanlığımızda bir araya geldik.
Başta FETÖ bağlantısı iddiası olmak üzere, olaya ilişkin tüm şüpheler yeniden ve kapsamlı biçimde incelenecek; hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacaktır.
Behçet Oktay’ın şüpheli ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için süreci yakından takip edeceğiz.
Olayda kimin dahli bulunursa bulunsun, gerçeğin ortaya çıkarılması için bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.
Merhum Behçet Oktay’a bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet; ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet diliyorum."
Kaynak: Gazete Oksijen