AFP'nin haberine göre İstanbul’daki yetkili vize başvuru merkezlerinde, gerekli evrak dosyalarıyla birlikte sıralarını bekleyen vatandaşların oluşturduğu yoğunluk dikkat çekiyor. Konsoloslukların kontenjan kısıtlamaları ve artan ret oranları nedeniyle başvuru sahipleri arasında ciddi bir belirsizlik ve sonuç gerginliği yaşanıyor.
Almanya'daki bir üniversite değişim programına akredite olan 19 yaşındaki lisans öğrencisi Güney Hazan, pasaport teslim sürecinde vize onayını aldıktan sonra yaptığı açıklamada mevcut atmosferi doğruladı.
Belgelerinin eksiksiz olmasına rağmen süreç boyunca büyük bir endişe taşıdığını belirten Hazan, "Tüm evraklarım kurallara uygun şekilde hazırlanmıştı ancak son dönemdeki uygulamalar nedeniyle sonucu kestirmek imkansız hale geldi, süreci büyük bir stres altında takip ettim" dedi.
Başvuru süreci çoğunluk için tam bir işkenceye dönüşmüş durumda. İsmini vermek istemeyen 25 yaşında bir kadın garson, Fransa vizesinin reddedilmesinden korktuğu için kimliğini gizleyerek şöyle konuştu:
"Bu durum artık bizim için bir zulüm haline geldi. Kendimizi üçüncü sınıf vatandaş gibi hissediyoruz. Eskiden bana 5 yıllık vize verirlerdi, şimdi sadece 2 yıllık verdiler. Bu süreçte başvurum hiçbir açıklama yapılmadan iki kez reddedildi."
Yanındaki arkadaşı ise araya girerek durumu siyasi nedenlere bağlıyor: "Hepsi Türkiye'nin durumu yüzünden. Avrupa, Türkiye'nin politikalarını onaylamadığı için vatandaşlarını da istemiyor."
Rakamlarla vize krizi
Avrupa Komisyonu verileri, son yıllarda yaşanan gerilemeyi ve diplomatik krizi net bir şekilde ortaya koyuyor:
- 2019: Türkiye genelinden yapılan Schengen başvurusu 906 bin seviyesindeyken, ret oranı %9,7 idi.
- 2025: Başvuru sayısı 1 milyon 250 bine fırlarken, reddedilme oranı tarihi bir rekorla %14,6’ya ulaştı.
- Onaylanan vize: Geçtiğimiz yıl yapılan başvuruların 1,07 milyonu onay almayı başardı ancak bekleme süreleri ve maliyetler tavan yaptı.
Fransa Büyükelçiliği’nden diplomatik bir kaynak, Mayıs ayında yıllık enflasyonun %32,6 olarak açıklandığı Türkiye’deki ekonomik krizin başvuru sahibi profilini kökten değiştirdiğini belirtti:
"Kriterlerimiz aynı kalmasına rağmen, bazı kişilere ekonomik durumlarının kötüleşmesi nedeniyle vize verilmiyor."
Mevcut kurallara göre, turistik bir Schengen vizesi alabilmek için başvuru sahibinin banka hesabında son üç aydır en az 2.800 euro (yaklaşık 3.200 dolar) bulunduğunu kanıtlaması gerekiyor. Bu miktar, Türkiye’deki net asgari ücretin 5 katından fazlasına denk geliyor.
İltica korkusu ve 72 madde
Avrupa ülkelerinin vize musluklarını kısmasının arkasındaki en büyük korkulardan biri de göç riski.
Avrupa Birliği İltica Ajansı (EUAA) verilerine göre, Türk vatandaşları geçtiğimiz yıl Avrupa’da iltica başvurusu yapanlar listesinde dünyada 5. sıraya yükseldi.
Fransız diplomatik kaynak, bu yalın gerçeğin altını çizerek, "Schengen bölgesi ülkeleri kriterleri katı bir şekilde uyguluyor ve her şeyden önce göç riskini çok yakından inceliyor" uyarısında bulunuyor.
AB'nin lokomotif ülkesi Almanya ise vize serbestisinin tamamen "reformlara" bağlı olduğunu hatırlatıyor. Alman Federal Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Brüksel'in 2013 yılında vizesiz seyahat için Ankara'nın önüne koyduğu 72 koşuldan oluşan yol haritasının hâlâ tamamlanmadığını belirtti.
Bu maddelerden en kritiki, muhalifler ve uluslararası örgütler tarafından "suistimale açık" olarak nitelendirilen Terörle Mücadele Kanunu'nda Türkiye'nin reform yapmasını şart koşuyor.
Dijital mafyanın ele geçirdiği vize sistemi
Vize başvurusu yapmak isteyenlerin önündeki en büyük engel, konsoloslukların belgeleri teslim almak için açtığı randevu günlerini bulabilmek.
Almanya’da bilgisayar mühendisliği stajına başlamayı bekleyen 22 yaşındaki bir öğrenci, "Randevu alabilmek için neredeyse bir yıl bekleyebiliyorsunuz. İki aydır bekleme listesindeydim ve ne zaman cevap geleceğini bile bilmiyordum" sözlerini kullandı.
Konsolosluklar tarafından yetkilendirilen resmi aracı kurumlar, Avrupa ülkelerinin belirlediği kotalara göre randevu dağıtıyor. Normal şartlarda bir vize başvurusu 90 euro harç ve 30 euro acente ücretiyle toplam 120 euroya mal oluyor. Ancak sistem, otomatik çalışan randevu botları (yazılımları) tarafından sabote ediliyor. Sistem açıldığı an tüm randevuları saniyeler içinde toplayan bu botlar, daha sonra randevuları çaresiz kalmış başvuru sahiplerine fahiş fiyatlarla satıyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk, karaborsanın ulaştığı boyutları şu sözlerle ifade etti:
"Vize randevularının karaborsada fahiş fiyatlara satıldığını tespit ettik. Bu fiyatlar 300, 500, hatta 1000 euroya kadar çıkıyor."
Avrupa kapısında bekleyen genç kadın ise sistemin geldiği noktayı şöyle özetledi:
"Bu artık bir şans oyununa döndü. Zarları attık, şimdi bekleyip göreceğiz."
Kaynak: Gazete Oksijen


