AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon soruşturmaları üzerinden AK Parti'li siyasilere, partinin kurumsal kimliğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine karşı 'siyasi linç kampanyası' yürütüldüğünü iddia etti. Çelik, "Cumhurbaşkanımıza ve ailesine karşı siyasi linç kampanyası yürütmeye çalışanlara açıkça söylüyorum. Dün açıklamalarımızı yaptık. Kurumsal kimliğimizle, hukuki ve siyasi açıdan bunlara karşı en yüksek mücadele seviyesine geçiyoruz" ifadelerini kullandı.
AK Parti Sözcüsü, Yeni Parti lideri Özgür Özel'in Erdoğan'ı hedef alan sözleriyle ilgili şöyle konuştu:
"Bırakın Türkiye'yi yönetmeyi, Cumhurbaşkanımız dünya siyasetine yön veren birkaç liderden bir tanesidir. Dolayısıyla bırakın Özgür Özel'in böyle bir konuda değerlendirme yapmasını, Türkiye'yi yönetme konusunda ilkokul düzeyinde, dünya siyaseti konusunda ise anaokulu düzeyinde bile bilgisi olmayan birisi olarak bu cümleleri kurması haddine düşmez.
"Türkiye'yi bir istikrar adası haline getiren liderliktir Recep Tayyip Erdoğan"
Türkiye'yi bir istikrar adası, bütün dünyanın gözü önünde bir cazibe merkezi, dünyadaki sorunların çözüleceği diplomasi masalarının adresi haline getiren liderliktir Recep Tayyip Erdoğan. Özgür Özel'in 'İstifa etsin.' demesinin kendisinin aynaya bakıp da söylemesinden başka bir değeri yoktur.
Cumhurbaşkanımız bir irade koydu, devlet başkanı olarak dedi ki 'Hiçbir şey karanlıkta kalmayacak, her şey açığa çıkacak.' Dolandırıcılık, fon şeytanlığı yapanlar, vatandaşımızın hakkını gasp edenler mutlaka bedelini ödeyecek. Bu kim olursa olsun. Hakkı gasp edilmiş vatandaşlarımızın da hakları kendilerine iade edilecek. Bu yapılırken de bunun parası bu fon dolandırıcılarından alınacak, devletin, milletin cebinden bir kuruş çıkmayacak. Çünkü bütün bu sistemler milletin emanetidir."
Konuya ilişkin yasa çıkarılacağını, Fon Kurulu'nun toplantılarının sürdüğünü ve süratli bir şekilde kararların alındığını belirten Çelik, bu süreçte Özel başta olmak üzere muhalefetin yalan ve iftira siyaseti yaptığını öne sürdü.
Bu konuda çok temel bir prensip ortaya koyduklarını ifade eden Çelik, "Hangimizin arkadaşı, akrabası, çalışanı, sevdiği, tanıdığı olsun olmasın, bu işle ilgili bir iddia varsa sonuna kadar üstüne gideriz. Masum olanlar masumiyet karinesinden zaten yararlanır, suçlu olanlar da maliyenin ve adliyenin ortak çalışması neticesinde tespit edildiği zaman gereken bedel ödenir, gereken cezalandırma süreçleri başlar." diye konuştu.
Çelik, ilk andan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla Adalet ile Hazine ve Maliye bakanlıklarının koordinasyon içinde bu işi çözmek için çalışmalara başladıklarını, bütün iradenin Cumhurbaşkanı Erdoğan'da olduğunu belirtti.
"Cumhurbaşkanımıza ve ailesine saldıran olursa buna en net cevabı veririz"
Yeni Parti başta olmak üzere muhalefetin bu meselenin açığa çıkması gibi bir derdi olmadığını savunan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Siyasi linç kampanyalarıyla yalanlar üreterek, bakanlarımıza, genel başkan yardımcılarımıza, AK Partimizin kurumsal kimliğine, en önemlisi, bakın açık söylüyorum Cumhurbaşkanımıza ve ailesine saldıran olursa buna en net cevabı veririz. Bu iş artık haddini aşmıştır. Burada herhangi bir şekilde bizim bu fon meselesindeki sıkıntıları gidermek için yaptığımız çalışmaları istismar ederek bir siyasi linç kampanyası yürütülmeye çalışılıyor. Biz buna müsaade etmeyiz. Siyasi linçe de siyasi örtbasa da karşıyız. Elinde bilgi belge olan götürsün adliyeye versin.
Siyasi linç yoluyla insanlar hakkında önce iddia diyerek, duyum diyerek, şöyleymiş böyleymiş diyerek insanları linç ediyorlar. Ondan sonra yalanları ortaya çıktığı zaman özür dilemiyorlar. Öbür taraftan birileri çıkıp da birileri hakkında iddialar varsa, bunu siyasi olarak himaye etmeye çalışıyorsa bu da karşısında bizi bulur. Cumhurbaşkanımıza ve ailesine karşı siyasi linç kampanyası yürütmeye çalışanlara açıkça söylüyorum. Dün açıklamalarımızı yaptık. Kurumsal kimliğimizle, hukuki ve siyasi açıdan bunlara karşı en yüksek mücadele seviyesine geçiyoruz.
"Sokağa çıkmaması gereken adamlar bize ahlak dersi vermeye çalışıyor"
Özellikle Yeni Parti'de örgütlenmiş, yuvalanmış, belediyeler üzerinden kurulmuş hırsızlık şebekesiyle de sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sokağa çıkmaması gereken adamlar, kendi yol arkadaşları tarafından rüşvetle, şantajla suçlananlar, her şeyleri ortalığa dökülmüş, her türlü pis işin içinde yer almış kişiler tutmuşlar bize bugün ahlak dersi vermeye çalışıyorlar.
Biz vesayetle mücadele konusunda çok deneyimliyiz. Türkiye'nin en karanlık dönemlerinde, siyasi iktidarımız bu kadar güçlü, bu kadar konsolide değilken bile bu şebekelerin hakkından gelmişiz. Ortaya bir iddia, yalan atılıyor, hadi ispat et. 'Şu kadar para, bu kadar bilmem ne varmış, şu şuna şunu söylemiş, bu buna şunu söylemiş.' Bu haberleri yapanların maaşlı, sahte haber üretme merkezi olduğunu bilmiyor muyuz? Bu siyasetçilerde utanma olsa dünkü yalanlarından sonra birazcık özür dilerler, onu bile dileyemiyorlar, çok büyük bir lütufmuş gibi konuşuyorlar."

