29 Temmuz 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 29.07.2026 13:29 | Son Güncelleme: 29.07.2026 15:01

Atatürk Havalimanı kabuk değiştiriyor: Yolcu terminallerinden dünyanın en büyük girişimcilik merkezine

Bir dönem İstanbul'un hava ulaşımındaki kalbi olan Atatürk Havalimanı, "Terminal İstanbul" projesiyle dünyanın en büyük girişimcilik ve teknoloji üssüne dönüştürülüyor. 200 bin metrekarelik dev alanda ilk etap önümüzdeki ay açılıyor
Atatürk Havalimanı kabuk değiştiriyor: Yolcu terminallerinden dünyanın en büyük girişimcilik merkezine
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

1950’lerden kapanış tarihi olan 2018 yılına kadar İstanbul’un kalbi olan Atatürk Havalimanı, dünyanın dört bir yanına milyonlarca yolcu taşıdı. Bugün ise kentin ulaşım ağının tam merkezinde, büyük ölçüde boş bir şekilde duruyor.

Ancak bugünlerde burayı tamamen farklı bir yapıya dönüştürmek için çalışmalar yürütülüyor. Amaç, "Terminal İstanbul" adıyla dünyanın en büyük start-up ve girişimcilik merkezini kurmak.

Middle East Eye'da yer alan konuyla ilgili habere göre, bir zamanlar yolcuları, bagajları ve check-in kontuarlarını ağırlayan devasa salonlar, açık planlı ofisler, toplantı odaları ve ortak çalışma alanları olarak yeniden tasarlanıyor. Kompleks aynı zamanda şirketler ve yatırımcılar için uluslararası hızlandırma programlarına da ev sahipliği yapacak.

Terminal İstanbul girişiminin İcra Kurulu Başkanı (CEO) Erkam Tüzgen, Middle East Eye’a yaptığı açıklamada, hedeflerinin sadece teknoloji şirketleri için bir merkez kurmak değil, yerli ve yabancı yatırımcıları, işletmeleri ve girişimcileri çekebilecek bir ekosistem oluşturmak olduğunu vurguladı.

Tüzgen, yenilikçi fikirlere ve uygulanabilir yol haritalarına sahip kişilerin, küresel pazarlara açılmalarına yardımcı olacak uluslararası mentorluk ve sermaye imkanlarına buradan erişebileceğini belirtti.

Yeni bir hedef bulmak

İlk bakışta projenin ölçeği oldukça etkileyici. Yaklaşık 200 bin metrekarelik terminal binaları kademeli olarak modern çalışma alanlarına dönüştürülecek.

Projenin ilk etabı önümüzdeki ay faaliyete geçecek ve 5 bin metrekarelik bir alan 50 start-up ve farklı girişimin kullanımına açılacak. Yetkililer bu sayının yıl sonuna kadar 100’e ulaşmasını bekliyor.

"Girişimcilik sektöründe dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Techstars ile şimdiden bir mutabakat zaptı imzaladık" diyen Tüzgen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Techstars kendi girişim merkezi ve hızlandırma programlarının yanı sıra yatırım fonlarını da yönetiyor ve binlerce yatırımı içeren dev bir ağa sahip. Techstars da Terminal İstanbul’da yer alacak ve burada girişim merkezleri ile küreselleşme programları yürütecek."

Tüzgen ayrıca, 47 milyar dolarlık varlığı yöneten Shanghai State-owned Capital Investment’ın da Terminal İstanbul’da bir ofis açmak üzere anlaşma imzaladığını söyledi.

Bu fonun varlığı, yatırım arayan teknoloji start-up’ları ve girişimcilerle doğrudan temas kurulmasını sağlayacak.

Türkiye'de hükümet 2018 yılında ticari uçuş operasyonlarını Atatürk Havalimanı’ndan yeni inşa edilen İstanbul Havalimanı’na taşıdığında sert eleştirilerle karşılaşmıştı.

Yeni havalimanı o tarihten bu yana Avrupa’nın en yoğun havalimanlarından biri haline geldi ve Temmuz ayında günlük ortalama 1.623 uçuşa ev sahipliği yaptı.

Terminal İstanbul ise, eski havalimanı binalarının yıllardır boş ve belirsiz bir kaderle baş başa kalmış olmasının da etkisiyle, şu ana kadar kayda değer bir eleştiriyle karşılaşmadı.

Körfez’e yeni bir alternatif

Eski ulaşım altyapılarını teknoloji merkezlerine dönüştüren tek ülke Türkiye değil. Fransa da 2017 yılında Paris’teki eski bir demiryolu kargo deposunu dönüştürerek dünyanın en bilinen start-up kampüslerinden biri olan Station F’i kurmuştu.

Tüzgen, Terminal İstanbul’un hedeflerinin dünyanın en büyük girişimcilik merkezini oluşturmanın ötesine geçtiğini ifade etti. Tüzgen’e göre temel amaç; küresel teknoloji vizyonunda Türkiye’yi Pekin, San Francisco ve New York gibi şehirlerin yanına yerleştirmek.

Tüzgen’in verdiği bilgilere göre, Disrupt ve Enhance Ventures gibi risk sermayesi şirketlerinin yanı sıra Özbekistan’ın UzVC fonu da Terminal İstanbul kompleksinde yer almak için müstakil anlaşmalar yürütüyor.

Türkiye hükümeti aynı zamanda fintek şirketlerine, girişimcilere ve dijital göçebelere sunduğu teşviklerle ülkeyi, Körfez bölgesinden ayrılmayı düşünen işletme ve yatırımcılar için cazip bir cazibe merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.

Haziran ayında hükümet, yabancı yatırımcılara yönelik yeni bir kişisel vergi sistemi getirerek Türkiye’de ikamet eden belirli kişilere 20 yıllık vergi muafiyeti sağladı.

Teknoloji start-up’larına da ek vergi kolaylıkları sunuldu. Ayrı bir finans üssü olan İstanbul Finans Merkezi de kurumlar vergisinde önemli muafiyetler sağlıyor.

Tüzgen, Terminal İstanbul’un İran ve Körfez ülkelerini kapsayan savaştan faydalanma gibi bir amacı olmadığını ancak projenin, teknoloji şirketi kurmak için Dubai’ye gitmeyi değerlendiren bölgedeki girişimcilere güçlü bir alternatif sunduğunu kabul etti.

Özel jetler ve gastronomi dünyası

Orta Doğu’nun en büyük start-up ekosistem kurucularından biri olan Flat6Labs projeye katılmak üzere anlaşma imzaladı. Suudi Arabistan’ın Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Genel Mükellefiyeti (Monshaat) ile de görüşmeler sürüyor.

İsviçre merkezli yapay zeka girişimcisi Raad Aljouni, MEE’ye yaptığı değerlendirmede, "Mekan, farklı sektörleri tamamlayan özenle inşa edilmiş alanlarıyla, yaratıcı ve yenilikçi tasarımı sayesinde hemen öne çıkıyor" ifadelerini kullandı.

Aljouni sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’nin Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan konumu, zengin mirası, güçlü altyapısı ve büyüyen pazarı göz önüne alındığında, Terminal İstanbul’un küresel ölçekte önemli bir inovasyon ekosistemi olmak için tüm unsurlara sahip olduğuna inanıyorum. Yolculuğun bir parçası olmaktan heyecan duyma sebebim tam olarak bu."

MEE’ye konuşan bazı yatırımcılar ise isimsiz kalmak kaydıyla, Türkiye’nin sık değişen mevzuat yapısı, hukuk devleti ilkelerine dair endişeler ve karmaşık göçmenlik sisteminin, operasyonlarını ülkeye taşımalarını zorlaştırdığını dile getirdi.

Hükümetin 2023’ten bu yana uyguladığı sıkı maliye ve para politikalarına rağmen Türkiye’nin ekonomik zorlukları da devam ediyor. Yıllık enflasyonun yıl sonunda yüzde 30’a yakın seyretmesi bekleniyor.

Terminal İstanbul’un bu endişelerin bazılarını giderebilecek bir dizi avantaj sunması hedefleniyor.

Tüzgen, TBMM’nin yakın zamanda şirketlerin dijital ortamda kurulmasına imkan tanıyacak yasal düzenlemeyi onaylamasının beklendiğini, bunun da ülkede faaliyet gösteren işletmelerin karşılaştığı ana engellerden birini çözeceğini vurguladı.

Terminal İstanbul ayrıca göç, sosyal güvenlik ve vergilendirme süreçleri için "tek durak" hizmet merkezi barındıracak. Bu sayede yatırımcılar ve çalışanları, zaman alıcı ve yorucu olabilen bürokratik işlemleri birden fazla resmi kurumu gezmeden tek noktada halledebilecek.

Diğer bir avantaj ise havalimanının halihazırda var olan VIP terminali. Bu sayede özel jetler doğrudan kompleksin yanına iniş yapabilecek.

Yatırımcılar özel uçaklarıyla gelip, pasaport kontrolünden geçmeden kompleksin belirlenmiş alanlarına erişebilecek, toplantılarını yapıp projelerini denetledikten saatler sonra bir sonraki rotalarına uçabilecekler.

Kompleks ayrıca Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) destekli birkaç mutfağa ev sahipliği yapacak ve modern Türk mutfağının en iyi örneklerini sunacak.

Proje şimdiden uluslararası alanda büyük ilgi gördü. Tüzgen, katıldığı uluslararası bir konferansta projeyi sunduktan sonra bir Körfez krallığı prensinin yanına geldiğini aktardı.

Prens Tüzgen'e, "Bu mükemmel bir proje. Gerçekten çok beğendim. Bu yüzden tam olarak aynısını kendi ülkemizde de yapacağız" sözlerini kullandı.

Tüzgen, bugüne kadar bu yorum karşısında gurur mu duyması yoksa hayal kırıklığı mı yaşaması gerektiğinden tam olarak emin olamadığını tebessümle itiraf ediyor.

Kaynak: Gazete Oksijen