06 Mayıs 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 05.05.2026 19:28 | Son Güncelleme: 06.05.2026 00:15

Hakan Tosun davası başlıyor: Avukatlardan 'küçük salon' tepkisi

Hakan Tosun'un dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması yarın. Fiziki yeterliliğe sahip bir duruşma salonu tahsisine dair taleplerinin karşılık bulmadığını açıklayan Tosun ailesinin avukatları, bu durumun savunma hakkını zedeleyeceğini ve ciddi güvenlik riskleri barındırdığını belirtti
Hakan Tosun davası başlıyor: Avukatlardan 'küçük salon' tepkisi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Esenyurt’ta 10 Ekim gecesi sokak ortasında dövülerek öldürülen gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’la ilgili davanın görülmesine yarın Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. Duruşma öncesi yazılı bir açıklama yapan Tosun ailesinin avukatları, 31 Mart'ta fiziki yeterliliğe sahip bir duruşma salonu tahsis edilmesine yönelik talepte bulunduklarını ancak bugüne dek bu talebin karşılanmadığını belirtti.

Açıklamada, "Fiziki yetersizlikler nedeniyle duruşmaya erişimin sınırlanması, aleniyet ilkesinin ihlali anlamına geleceği gibi; taraf vekillerinin duruşmaya etkin katılımını engelleyerek savunma hakkını da zedeleyecektir. Bununla birlikte, sınırlı ve yetersiz bir fiziksel ortamda yürütülecek yargılamanın düzen ve güvenlik açısından da ciddi riskler barındıracağı açıktır" denildi.

Avukatların açıklaması şöyle:

"Gazeteci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun’un yaşamını yitirmesine neden olan saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması yarın görülecektir. Hakan Tosun’un yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda çevre hakkını ve yaşam alanlarını savunan bir mücadelenin parçası olduğu gözetildiğinde; söz konusu yargılamanın sıradan bir ceza yargılaması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu dava, yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çevre hakkı kesişiminde yer alan ve kamuoyunun yakından takip ettiği, toplumsal yönü ağır basan bir yargılama niteliği taşımaktadır.

Dosya kapsamındaki bulgular, olayın niteliği ve hukuki vasfına ilişkin tartışmalar, davaya yönelik toplumsal ilgiyi ve hassasiyeti artırmış; bu doğrultuda çok sayıda avukatın, milletvekilinin, baro temsilcisinin, gazetecinin, sivil toplum örgütü temsilcisinin ve Hakan’ın arkadaşlarının duruşmayı yerinde takip edeceği anlaşılmıştır. Bu yoğun katılım beklentisi karşısında mevcut otuz kişilik duruşma salonunun fiziki kapasitesinin yetersiz kalacağı tartışmasızdır. Hakan Tosun’un avukatları olarak, 31.03.2026 tarihli fiziki yeterliliğe sahip bir duruşma salonu tahsis edilmesine yönelik talebimiz bugüne dek karşılanmamıştır.

"Ciddi güvenlik riskleri barındıracağı açık"

Duruşmaların aleniyeti, adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile güvence altına alınan bu ilkenin yalnızca teorik olarak değil, fiilen de sağlanması gerekmektedir. Fiziki yetersizlikler nedeniyle duruşmaya erişimin sınırlanması, aleniyet ilkesinin ihlali anlamına geleceği gibi; taraf vekillerinin duruşmaya etkin katılımını engelleyerek savunma hakkını da zedeleyecektir. Bununla birlikte, sınırlı ve yetersiz bir fiziksel ortamda yürütülecek yargılamanın düzen ve güvenlik açısından da ciddi riskler barındıracağı açıktır.

Bu nedenlerle, yargılamanın sağlıklı, düzenli ve hukuka uygun şekilde yürütülebilmesi; aleniyet ilkesinin ve adil yargılanma hakkının somut olarak güvence altına alınabilmesi amacıyla, duruşmanın yeterli kapasiteye sahip ve uygun fiziki koşulları haiz bir salonda gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu hususunu davanın selameti için kamuoyu önünde yetkili mercilere yeniden hatırlatırız."

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, iki şüpheli hakkında "kasten adam öldürme" suçundan "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezası talep edildi. İddianamede, "şüpheli Abdurrahman Murat’ın Tosun’a birden fazla kez tekme attığı, ardından olay yerine gelen Adnan Şahin’in de darp eylemine katıldığı" ifade edildi. Şüpheliler Abdurrahman Murat, yalnızca "kendini savunmak amacıyla vurduğunu", Adnan Şahin ise "yardım etmek için yaklaştığını" iddia etti.

İddianamede şunlar kaydedildi:

"Şüpheli Abdurrahman Murat'ın maktule müteaddit defa tekme vurduğunun, yine maktulün başını aşağı çekerek tekme vurduğunun, şüpheli Adnan'ın ise maktule tekme attığının ve maktulü tekrar yukarı kaldırıp aşağı bıraktığının tespit edilmiş olması ve kamera görüntülerindeki tespitlerle uyumlu şekilde maktulün ölümünün künt kafa travmasına bağlı kemik kırıkları ile birlikte beyin kanamasından meydana gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında, şüphelilerin eylemleriyle maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu ve şüphelilerin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle şüphelilerin ifadeleri, maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının mahiyeti, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı ile maktulün yaralanması neticesinde ölümünün meydana gelmiş olması hususları nazara alındığında, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde maktule öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulün öldüğü olayda, şüpheliler Adnan ve Murat'ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı 'kasten öldürme suçunu' oluşturacağı anlaşılmakla..."

Hakan Tosun cinayeti

Gazeteci, belgeselci, aktivist Hakan Tosun, 10 Ekim akşamı Esenyurt’ta evine giderken saldırıya uğradı. Kendisinden uzun süre haber alınamayan Tosun’un Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’ne kaldırıldığı ortaya çıktı. Burada yoğun bakıma alınan Tosun, 13 Ekim gecesi hayatını kaybetti. Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukat Hakan Bozyurt, 12 Ekim'de yaptığı açıklamada, Tosun'a gerçekleştirilen saldırının failleri olarak değerlendirilen iki kişinin tutuklandığını 'şifahen' öğrendiklerini söyledi. Hakan Tosun'un iki kişinin saldırısına uğradığı sokaktaki bir güvenlik kamerasının görüntüleri 13 Ekim'de paylaşıldı. Görüntülerin kesildiği ve tamamının verilmediği anlaşıldı. Saldırının faillerinin gözaltına alınmadığı, polis tarafından telefonla aranarak karakola davet edildiği öne sürüldü.

Hakan Tosun'un kardeşi Öznur Tosun ise hastane önünde yaptığı açıklamada, olayla ilgili iki kişinin tutuklandığı yönündeki bilginin kendilerine verilmediğini belirterek, “Biz aile olarak bu soruşturmadan hiçbir bilgi almadık. Bize hiçbir bilgi gönderilmedi, sunulmadı" dedi. Hakan Tosun'un kimlik tespiti yapılana dek acil serviste tutulduğu, yoğun bakıma kimliği belirlendikten sonra alındığı da iddia edildi. Öznür Tosun, "Hakan Tosun hastaneye kaldırıldığında 27 saat boyunca neden ailesine haber verilmedi? O kimliksiz bir vatandaş değil. Neden parmak izi okutulmadı? Neden yüz taraması yapılmadı? Hastane yönetimine de sesleniyorum. 27 saat siz belki de abime hiçbir işlem yapmadınız. Polis neden aileye bilgi vermedi? O kimliksiz, sahipsiz değildi. Ben karakola gidip kayıp ilanında bulunduğumda neden bana kimse hastanede olduğunu söylemedi?" sorularını yöneltti.

Hakan Tosun'un saldırıya uğradığı noktayı en iyi gören işyeri güvenlik kamerası görüntülerinin, saldırgan yakınları tarafından olaydan kısa süre sonra alındığı ortaya çıktı. Önce bu bilgiyi gazetecilerle paylaşan işyeri sahibi, ardından da görüntülerin kaydedildiği cihazı alan saldırgan yakınları gözaltına alındı.

Kaynak: Gazete Oksijen