19 Ağustos 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 18.08.2026 22:20 | Son Güncelleme: 19.08.2026 00:16

İBB davasında 13 saatlik duruşma: 66. günde neler yaşandı?

İBB davasının 66. gününde etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Muzaffer Beyaz’ın sorgusu devam ederken savcı çelişkili beyan iddiasıyla tutuklama istedi. Mahkeme heyeti bu talebi reddetti
İBB davasında 13 saatlik duruşma: 66. günde neler yaşandı?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İBB davasının 66’ncı gününde iş insanı Muzaffer Beyaz’ın savunmasının ardından sorgusu devam ederken savcılık, ara mütalaasını açıkladı. Çelişkili beyanlar gerekçesiyle Beyaz hakkında tutuklama talep edildi. Avukatlar, sorgu devam ederken ifadeleri etkileyebileceği nedeniyle açıklanan mütalaaya tepki gösterdi. Mahkeme heyeti oy çokluğuyla tutuklama talebini reddetti.

"Anlattıklarım tamamen ağabeyimden öğrendiklerim"

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediyor.

İş insanı Seyfi Beyaz’ın savunmasının ardından kardeşi Muzaffer Beyaz’ın savunmasına geçildi. Beyaz, “Benim iddianamede 4 eylemde adım geçmektedir. 6 No’lu eylemle ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Burada bildiklerimi anlattıklarım tamamen ortaklıktan dolayı ağabeyimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. Ağabeyim ne söylediyse o kadardır. İşlerim dolayısıyla ve oğlumun yurt dışında okumasından dolayı yurt dışı çıkışımın kaldırılmasını talep ediyorum” dedi.

Savunmasının ardından İmamoğlu, söz alarak Beyaz ile 2008’den beri tanıştıklarını anımsatarak hala ortaklıklarının olduğunu söyledi. İmamoğlu’nun “Ortaklığınızdan razı mısınız? Herhangi bir hak, hukuk geçmiş midir aramızda” sorusuna Beyaz, “Razıyım. Öyle bir durum yok şu anda” dedi. İmamoğlu’nun “İkimiz de bu sektörden geliyoruz. Yani eğrimizle doğrumuzla birbirimizle çok dertleştiğimiz için hani az önce dediniz ya ‘Köprülü kavşak yapılıyordu. Böyle bir şey talep edildi, yaptık’. Zorla mı yaptınız” sorusu üzerine Beyaz, “Yok, bir süreliğine yaptık. Biliyorsunuz” yanıtını verdi.

"Yönettiğim kurumlarda bir sorun yaşadın mı?”

“Cami de yaptırdık. Bir sürü sağlık ocağı da yaptırdın. Benim de yaptığımı biliyorsun değil mi? Ben de yaptım. Sağlık ocağı, yol kendim de yaptım. Okul yaptım, kütüphane yaptım. Bu doğaldır değil mi? Yani bunlar konuşulur, edilir, rızalıkla yapılır zaten. Sıkıntı yaşadığında benim kapımı çalmakta hiçbir zorluğun oldu mu Muzaffer Bey” sorusuna Beyaz, “Son zamana kadar olmadı başkanım ama en son Bakırköy’de bize bayağı bir zulüm yapıldı ve orada size ulaşamadık biz” dedi. İmamoğlu da “Yanılmıyorsam 2024’ten bahsediyorsunuz. Ben o zaman sizi oradaki yetkililere yönlendirdiğimi hatırlıyorum” dedi. Beyaz’ın “İşte yetkililer zaten sıkıntıydı” demesine karşılık İmamoğlu, “Birebir benimle ya da kurumlarımla olan hiçbir diyaloglu bir sorun yaşadın mı? Yönettiğim kurumlarda bir sorun yaşadın mı” diye sordu. Muzaffer Beyaz da “Yok” dedi.

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi babamın ismi geçiyor burada. Bir alışveriş yapıldı. Alındı, verildi, parası ödendi. Ki sizinle bizim aramızda para ilişkisi de var yani. Borç alışverişli oldu. Burada da parası ödendi. ‘Biliyorum’ diye demişsiniz. Bugün ama değiştirdiniz, ‘Bu duyumla söylediğim şeyler’ dediniz. Duyumla ilgili söylediniz. Meydan Yakuplu’da çok güzel bir kültür merkezi projesi var. Bu projeyle eklentili bir yer var. Bu aslında yani 7 bilinmeyen bir denklem değil. Çok basit bir denklem. Burada o araziyi bağışlayan yine Çuhadaroğlu. Yanındaki arazinin sahibi de Çuhadaroğlu. Hatta projenin birbiriyle konuşması ve orada ben bir Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi açmak istedim ve diğer bir Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi açtık. Bir de Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi açmak istediğimi, burayı da Çuhadaroğlu’yla uzlaşabilecek, yapabilecek kalitede bir firmanın olması gerektiğini istediğimi, burayı düşünür müsünüz dediğimi de hatırlıyorsunuz, değil mi? Burayı anlaştınız, doğru mu? Sonra da burayı Adem Soytekin’e devrettiniz. Bir sorun var mı burada?”

İmamoğlu helallik istedi

İmamoğlu’nun bu sözlerine karşılık Beyaz, “Bir sorun yok. ‘Devret’ demiştiniz, biz de devrettik” dedi. “Zorlama var mı burada size” sorusuna da Beyaz, “Zorlama yok ama devredebilirsiniz demiştiniz başkanım” yanıtını verdi. İmamoğlu’nun “Hakkını helal ediyor musun” cümlesine “Ediyorum” demesi üzerine İmamoğlu da “Ediyorsan benden de helal olsun” ifadelerini kullandı.

Savcıdan sorgu sürerken ara mütalaa

Beyaz’ın avukat sorgusu devam ederken duruşma savcısı, ara mütalaasını açıkladı. Mevcut delil durumu ve Beyaz’ın bu aşamadaki beyanlarının çelişkili olduğu iddiasıyla tutuklanmasına karar verilmesini istendi. Avukatlar, sorgu devam ederken ifadeleri etkileyebileceği nedeniyle tutuklama talebine tepki gösterdi.

Tutuklama talebine ret

Daha sonra tekrar söz verilen Beyaz, “Savcılıkta verdiğim ifadeler aynen doğrudur” dedi. Mahkeme heyeti, talebi değerlendirmek üzere duruşmaya 1 saat ara verdi. Ara verilmesinin ardından Muzaffer Beyaz, jandarma tarafından salonda bekletildi. Avukatlar, mahkemenin böyle bir talimatı olup olmadığını sorarak duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine duruşma salonuna tekrar gelen mahkeme başkanı, “Bizim böyle bir talimatımız yok” dedi. Beyaz, salondan çıktı. Bir saatlik aranın ardından mahkeme heyetinin ara kararı açıklandı. Kıdemli üye hakimin muhalefetiyle, oy çokluğuyla tutuklama talebi reddedildi.

"İddia edildiği gibi herhangi bir baskı altında ifade vermedim"

Ara sonrası etkin pişmanlıktan yararlanan tutuksuz eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik savunma yaptı. Etkin pişmanlık başvurusunu kendi rızasıyla yaptığını belirten Erçevik, şunları söyledi:

“Kendi el yazımla verdim. İddia edildiği gibi herhangi bir baskı altında, yani şantaj altında ifade vermedim. Hatta sayın soruşturma savcısı ile şöyle bir görüşmemiz olmuştu, ‘Veysel, cezaevi şartları zor, hatta görüyorum kilo da vermişsin. Sen de ben de inançlı insanlarız. Cezaevinden çıkmak için işte yalan beyan, kendini de bizi de vebal altına sokacak bildirimlerde bulunma’ diye telkinleri olmuştur. Bu çerçevede 20 Ağustos’ta bir ifade verdim. Akabinde 29 Ağustos’ta da ikinci ifadeyi verdim. Tahliyemle ilgili de dosyada göreceklerdir, 13. Sulh Ceza Hakimliği, ‘Samimi beyanlarda bulunduğu anlaşıldı’ şeklinde bir kararla tahliye oldum. Yaklaşık 3,5 ay Silivri Cezaevi’nde, koğuşta hücre diye tabir edilen tek kişilik odada kaldım. Daha sonrasında 7,5 aylık bir ev hapsi sürecim oldu bu dosya kapsamında. Herhalde en uzun, yani en son ev hapsi kaldırılanlardan bir tanesi benim. 4 aydır da imza karşılığı adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağım devam etmekte.

"Suç işlemenin değil ‘Benim burada ne işim var’ pişmanlığıydı"

Dolayısıyla iddianamede baktığımızda şahsımın Adem Soytekin’e bağlı hareket ettiğim, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığım ileri sürülmekte. Onunla beraber hareket ettiğim, dosyaya baktığınızda somut olarak bir şey yok. Ben geriye dönüp kendi durumuma baktığımda niye pişmanlık? Buradaki pişmanlık suç işlediğimin pişmanlığı değil. ‘Benim burada ne işim var’ pişmanlığıydı. Çalık Holding’in Rusya Mali İşler Direktörlüğünü yaptım. Bugün Kuyumcukent diye bildiğiniz Kuyaş hissesini borsaya açan kişilerden birisi benim. Trakya’nın en büyük tekstil fabrikasında mali işler müdürlüğü yaptım. Bulgaristan’da fabrika kurdum. Türkmenistan’da denetimlerde bulundum. Türkiye’nin birçok ilinde fabrika denetimlerinde bulundum. Böyle bir kişiliğin, arkadaşım da olsa bir iş adamının para kazanmasına aracılık etmesi açıkçası ağrıma gitti.”

İmamoğlu: Tehdit almaman için sana soru sormuyorum

Savunmasının ardından İmamoğlu, Erçevik’e soru sormak için söz aldı. Öğleden önceki oturumda sanıklardan Muzaffer Beyaz’ın ifadeleri sonrası çelişkili beyanlar iddiasıyla hakkında tutuklama istenmesine konuyu bahsetmeden gönderme yapan İmamoğlu, “Siz Beylikdüzü’nde görev yaptınız. Beylikdüzü’nde birtakım ilişkilerde, farklı görevlerde de bulundunuz. Bu çerçevede yine geçmişe dönük iş hayatınızla ilgili de bir tespitte bulunduğunuzu ifade ettiniz. Ben iddia makamından tehdit almaman için sana soru sormuyorum” ifadelerini kullandı.

"Senin gözünde kendi içindeki çelişkiyi gördüm"

Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, "Neden etkin pişmanlıktan emniyet, savcılık ve sulh ceza hakimliğine çıkarıldığınızda yararlanmadınız?" diye sordu. Erçevik, soruşturma savcısının kendisine, "Senin üzerine gelseydim o zaman da söylerdin bunları ama ben senin gözünde kendi içindeki çelişkiyi gördüm" dediğini ifade etti.

"Okumadım, imzaladım"

Fatih Keleş'in avukatı Nergis İnce, Veysel Erçevik'e itirafçı olduğu ifadesinde kendisine etkin pişmanlık hükümlerinin anlatılıp anlatılmadığını sordu. 30 Mayıs'ta gözaltına alınıp 3 Haziran'da tutuklanan Erçevik, ağustos ayında savcılıkta verdiği etkin pişmanlık ifadesinde kanun maddesinden kendisine bahsedilmediğini ama gözaltına alındığında anlatıldığını söyledi. İnce bunun üzerine, "İfadeniz 'Etkin pişmanlık hükümleri tarafıma anlatıldı' olarak başlıyor, ifadenizi okumadınız mı?" diye sordu. Erçevik, "Yok okumadım, imzaladım" dedi.

"Proje başladığında üniversite öğrencisiydim"

Veysel Erçevik'in savunması ve sorgusu sona erdi. Mahkeme başkanı tutuksuz sanık listesinde bulunan isimleri tek tek saydı, ancak bir çoğu salonda olmadığı için 3. sırada bulunan Erçevik'in ardından savunma sırası 11. sırada olan Furkan Hamzaoğlu'na geldi. Furkan Hamzaoğlu, suçlandığı inşaat projesine ilişkin yaptığı savunmada, "Proje başladığında ben üniversite öğrencisiydim. Sözleşmenin imzalanmasında ve uygulanmasında bir dahlim bulunmuyordu" dedi. Hamzaoğlu ayrıca, "Herhangi bir belediye görevlisiyle görüşmedi, herhangi bir talimat vermedim" ifadelerini de kullandı.

"Babamın ve Oktay Hamzaoğlu'nun söylediği şeyleri söyledim"

Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun avukatı İsmail Emre Telci, Furkan Hamzaoğlu'na ifadesinin neden babası Yüksel Hamzaoğlu'yla kelimesi kelimesine aynı olduğunu sordu. Hamzaoğlu, "Babamın ve Oktay Hamzaoğlu'nun söylediği şeyleri söyledim. Normaldir, söylediklerimi onlardan duydum" dedi.

"İmamoğlu’ndan talimat geldiğine dair bilgim yok"

Furkan Hamzaoğlu’ndan sonra bir diğer sanık Yüksel Hamzaoğlu’nun savunması başladı. Hamzaoğlu, “West Side projesi kapsamında rüşvet verdiğimi asla kabul etmiyorum. Hiçbir kamu görevlisiyle de ilişkim olmamıştır” dedi. Hamzaoğlu’nun savunmasının ardından sorgusuna geçildi. Duruşma savcısı, “Adem Soytekin’in Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla belediye işlerini yürüttüğüne dair ifadeniz var” dedi. Hamzaoğlu, “Ya ben o zaman öyle söylendiği için bu şekilde ifade verdim. Yoksa İmamoğlu’ndan talimat geldiğine dair bilgim yok” ifadelerini kullandı.

"Parasını verip aldığım daire ve dükkanlar için rüşvet diyorsunuz"

İtirafçı Adem Soytekin söz aldı ve Yüksel Hamzaoğlu'na seslenerek, "2013 yılında proje lansmanında 2 daire alıp kredi kartımla ödedim. Bu nasıl rüşvet?" diye sordu. Soytekin ayrıca, "Benim parasını verip aldığım daire ve dükkanlar için rüşvet diyorsunuz. Bunu siz mi diyorsunuz yoksa size 'Adem'e yüklen kurtulursun' mu diyorlar" ifadelerini kullandı.

Hasan İmamoğlu’nun avukatı İsmail Emre Telci, 4 daire verildiği iddiasını sordu. Yüksel Hamzaoğlu bu iddiayı ortaklarından duyduğunu söyledi. Daha sonra ise davanın sanıklarından olan yeğeni Oktay Hamzaoğlu’ndan öğrendiğini ifade etti. Hamzaoğlu’nun sorgusu ve savunması tamamlandı. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

İmamoğlu: Kaleden bağırır, santrforun işine karışırdım

Tutuklu sanıklar salondan ayrılırken izleyiciler salonun büyüklüğüne gönderme yaparak, “Bizi ne kadar uzaklaştırmaya çalışırlarsa çalışsınlar biz size her zaman yakınız” diye seslendi. İmamoğlu da “Ben kaleden bağırmayı bilirim. Kaleden bağırırdım. Kaleden santrforun işine karışırdım” diye karşılık verdi.

"Yarım kalacağından korktuk diyorsunuz ama inşaat bitmiş"

Ara sonrası İş insanı Zafer Gül savunmasını yapmak üzere sanık kürsüsüne geldi. Gül, savunmasında Mehmet Murat Çalık'ın kendisinden 5-6 milyon para istediğini ileri sürdü. "Bu parayı kabul etmeseydik ruhsatlarımız iptal olacaktı" diyen Gül'ün savunmasının ardından Çalık söz aldı. Çalık, Gül'ün 4 kez ifade verdiğine değindi ve istenen rakamın ifadelerin birinde 6, birinde 7 milyon olarak söylendiğini belirtti.

Zafer Gül, ruhsatının iptal edileceğinden ve inşaatın yarım kalacağından korktuğu için talep edilen paraları ödediğini ileri sürdü ancak Mehmet Murat Çalık projenin yüzde 90'ının bittiğini ve oturumun başladığını söyleyerek, "Neyden korktunuz?" diye sordu. Çalık, "İnşaatınız 2019'da bitmiş, yarım kalacağından korktuk diyorsunuz ama inşaat bitmiş" dedi.

"Bu anı 12 bin 432 saattir bekliyorum"

Çalık, Zafer Gül'ün kasım ayında verdiği etkin pişmanlık ifadesine vurgu yaptı ve "İfade verirken şekeriniz düşmüş. Unuttuğunuz şeyler için ek ifade vermek istemişsiniz. 3 saat ayakta kalmışsınız, size geçmiş olsun demek isterdim" dedi ve "Ben bu anı 12 bin 432 saattir bekliyorum" ifadelerini kullandı.

"Yanıma geldiyseniz niye hiç ortak bazımız yok?"

Zafer Gül'e tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş sorularını yöneltti. Gül'ün kendisine verdiği senetleri Mermerciler Sitesi'nde ödediğini iddia etmesine değinen Keleş, "Bu ödemeleri yaptığınızda yanıma geldiniz peki niye hiç ortak bazımız yok?" diye sordu. Gül'ün yanıtı "Bilemiyorum" oldu.

Zafer Gül'ün savunması ve sorgusunun ardından sıra Oktay Hamzaoğlu'na geldi. Rüşvetle ilgili kimseyle görüşmediğini, pazarlık yapmadığını söyleyen Hamzaoğlu, inşaattaki teknik işlere baktığını ifade etti. Hamzaoğlu, belediye işlerini Muzaffer Beyaz ve Seyfi Beyaz’a ait şirketin baktığını belirtti.

"Güzel bir hikaye yazdın, seni esefle kınıyorum"

Oktay Hamzaoğlu'nun ardından Keleşoğlu İnşaat'ın ortağı Mustafa Keleş'in savunması başladı. Keleş, Kameroğlu İnşaat'la arasındaki tahkim davasında Ekrem İmamoğlu'nun kendisine baskı yaptığını ileri sürdü. Davadan sonra üzerindeki baskının kalktığını ifade eden Keleş, "Bunun karşılığında maddi olarak hiçbir şey vermedim" dedi.

Mustafa Keleş'in savunmasının ardından söz alan tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Mustafa Bey güzel bir hikaye yazdın. Seni esefle kınıyorum" dedi.

"Oğlum söylemiştir"

Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, Keleşoğlu İnşaat'ın ortağı Mustafa Keleş'e "Müvekkilimin Ekrem İmamoğlu'nun kasası olduğunu söylemişsiniz" dedi. Keleş, "Oğlum söylemiştir" yanıtını verdi. Avukat Kaya bunun üzerine "Oğlunuz Fatih Keleş'i hiç görmedim demiş, o söylemiş olamaz" ifadelerini kullandı. Mustafa Keleş ise, "Oğlum ile ilişkilerinden öyle olduğunu düşündüm" diye konuştu.Mustafa Keleş'in savunmasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, "Allah seni ıslah etsin" diye seslendi.

"Ben seni tanımıyorum Dursun"

Keleş'in savunması ve sorgusu sona erdikten sonra sanık kürsüsüne Dursun Keleş geldi. Duruşmaya kısa bir ara verildi. Aradan sonra Dursun Keleş savunmasına başladı. Keleş, itirafçı Adem Soytekin tarafından dolandırıldığını, bununla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Keleş'in savunmasının bitmesinin ardından söz alan Adem Soytekin, "Ben seni tanımıyorum Dursun, ilahi adaletin önünde ben seni tanımıyorum. Aramızda hiçbir HTS kaydı yok, bunu nasıl açıklıyorsun" dedi.

Adem Soytekin Dursun Keleş'e "Sen tescilli bir dolandırıcısın" dedi ve "Ben güya Dursun'un ofisine gitmişim, Ekrem İmamoğlu'nu aramışım. Bizim Ekrem İmamoğlu'yla aramızda 2022'ye kadar HTS kaydımız yok" ifadelerini kullandı. Soytekin ayrıca, Keleş'e, "Sen Veysel Erçevik'in evine gittin mi?" diye sordu. Keleş, "Hayır gitmedim" dedi. Bunun üzerine Soytekin, "Gittin, o ev hapsindeyken gittin ve tehdit ettin. Bu konudaki HTS ve baz kaydı çalışması yapılırsa haklı olduğum ortaya çıkacaktır" dedi. Soytekin, "Dursun çok yalancı" diye konuştu.

Dursun Keleş'in savunması ve sorgusu sona erdi. Sanık kürsüsüne Fuat Keleş geldi. Keleşoğlu İnşaat'ın ortağı Fuat Keleş, tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'le görüştüklerini ve kendisine "Belediyeyle işlerin varsa ben çözerim" dediğini iddia etti. Fuat Keleş, Fatih Keleş'in kendisinden 1 milyon dolar talep ettiğini ileri sürdü. Fuat Keleş'in savunmasının ardından söz alan Fatih Keleş, "Bir araya geldiğimizi söylediniz ama aramızda hiç HTS kaydımız yok" dedi.

Fuat Keleş'in savunması ve sorgusunun ardından Cevat Üneş'in savunmasına geçildi. Üneş, Ekrem İmamoğlu'nun kendisinden 500 bin lira istediğini ve taksit taksit ödediğini ileri sürdü. İmamoğlu söz aldı, "Ben senden 500 bin lira mı istedim Cevat abi. Allah sana sağlığını versin" dedi.

Üneş'in savunması ve sorgusu tamamlandı, Esra Huri Bulduk sanık kürsüsüne geldi. Esra Huri Bulduk, suçlandığı İBB Hanem ve İstanbul Senin uygulamalarına ilişkin savunmasını yaptı. İBB Hanem uygulamasında çalıştığını İstanbul Senin'le ilgisi olmadığını ifade eden Bulduk'un savunması sona erdi. Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu siyasi danışmanı Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, "Müvekkilimin uygulamalara bir dahli var mı?" diye sordu. Bulduk, "Yok" yanıtını verdi.

Bulduk'un savunması ve sorgusunun ardından tutuksuz sanıklar Adem Ok, Elif Yıldız Kızılca ve Sezgin Paydaş savunma yaptı. Mahkeme başkanı bu savunmaların ardından yaklaşık 13 saat süren duruşmayı bitirdi.