01 Aralık 2022, Perşembe
Haber Giriş: 28.02.2022 16:55 | Son Güncelleme: 01.03.2022 12:40

İşte 6 partinin 48 sayfalık Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisi (Liderler Ankara'da imzaladı)

Altı muhalefet partisi lideri, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışmasında uzlaştıkları mutabakat metnini Ankara Bilkent Otel'de imzaladı
İşte 6 partinin 48 sayfalık Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisi (Liderler Ankara'da imzaladı)

Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti'nin aylardır süren “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışmasında uzlaştıkları mutabakat metni, bugün açıklandı. 

Uzlaşıya varılan 48 sayfalık metin, muhalefet partilerinin genel başkan yardımcıları tarafından sırayla okundu. Ardından parti liderleri, kendileri için hazırlanan masada ciltlenen metne imza attı.

48 sayfalık mutabakat metninin en çarpıcı tespit ve önerileri

Partilerin logoları tanıtım toplantısında alfabetik sıraya göre yer aldı. Liderler de sahneye parti isimlerinin alfabetik sırasıyla çağrıldı

- Türkiye’de gerçek demokrasi olmadı

Türkiye, parlamenter demokrasi bakımından köklü bir geçmişe sahiptir. Bununla birlikte ülkemizde hiçbir zaman gerçek anlamda çoğulcu demokrasiye geçiş de mümkün olmamıştır. 1921 Anayasası’nın nispeten kapsayıcılığının peşinden kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti, sonraki anayasalarında daha dar kalıplara girmiştir.

- MGK askeri vesayettir

1961 Anayasa’sı, birçok yeni ve önemli düzenleme getirmiş olsa da çok partili siyasi hayatımıza sekte vuran bir askeri darbenin ardından hazırlanmıştır. Buna bağlı olarak da silahlı kuvvetler başta olmak üzere, bazı bürokratik kurumlara demokrasi ile bağdaşmayacak yetkiler tanımış, dolayısıyla bürokratik vesayet düzenine sebep olmuştur.

Örneğin, MGK üzerinden yürütmenin etkinliği zaafa uğratılmış, siyasi faaliyetlerin dar bir perspektif ile denetlenmesi neticesinde anayasa yargısı tarafından pek çok siyasi parti kapatılmış, yasama ve yürütme vesayet altına alınarak zayıflatılmış, siyaset müessesesi istikrarsızlığa mahkûm edilmiştir.

Reform önerimiz ile 1961 Anayasası’nda geçerli olan, bürokratik kurumların, siyaset üzerinde bir vesayet makamı olarak kurgulanmasını reddediyoruz.

- Seçim barajı yüzde 3’e inecek

1982 Anayasası da yine bir darbe dönemi ürünüdür. Önceki Anayasa’da yer alan bürokratik kurumları ve vesayetçi bakışı korurken, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan hükümler öngörmüştür.

Bu Anayasa’da Cumhurbaşkanlığı makamının sorumluluğu olmamasına karşın yetkileri çok geniş tutulmuştur. Millet iradesini Meclis’e etkili bir şekilde yansıtabilmek ve yürütmede istikrarı temin etmek amacıyla seçim barajı yüzde 3’e düşürülecektir.

- Avrupa seçim bölgesi oluyor

Seçim sistemi, nispi temsil sistemi olarak uygulanacaktır. Seçim çevreleri belirlenirken yurt dışında mukim 6 milyonu aşan vatandaşımızın doğrudan Meclis’te temsilinin sağlanabilmesi için yurt dışı seçim çevresi oluşturulacaktır.

- Yüzde 1 oy alan partiye Hazine yardımı

Siyasi partiler arasında adil rekabet koşullarının sağlanması ve demokratik siyasi hayatın güçlendirilmesi amacıyla en son yapılan milletvekili genel seçiminde en az %1 oy alan siyasi partilerin hazine yardımından faydalanması sağlanacaktır.

- Cumhurbaşkanı’na veto yetkisi yok

Cumhurbaşkanı’nın, Meclis’in yasama işlevini zayıflatan veto yetkisine son verilecektir. Cumhurbaşkanı’nın kanun yapım süreçlerindeki yetkisi, yalnızca bir uyarı niteliği taşıyan “geri gönderme yetkisi” ile sınırlı tutulacaktır.

- Hakim ve savcı seçimlerinde siyasetin rolü azalıyor 

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kaldırılacak, Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu şeklinde iki farklı kurul oluşturulacaktır. Yüksek kurullarda çoğulculuğun, hesap verebilirliğin ve demokratik meşruiyetin sağlanması için üyelerin yarısının Meclis tarafından üçte iki nitelikli çoğunlukla seçilmesi öngörülecektir. Nitelikli çoğunluk şartının sağlanamaması halinde üyeler kura yöntemi ile belirlenecektir. Üyelerin diğer yarısı ise Yargıtay, Danıştay, Türkiye Barolar Birliği, adli ve idari yargı birinci sınıf hakim ve savcılar tarafından, kendi mensupları arasından doğrudan seçilecektir.  

Bağımsızlık ilkesinin güçlendirilmesi için Adalet Bakanı ve Müsteşarı, Hakimler Kurulu’nda yer almayacaktır.

- Anayasa Mahkemesi’nde de siyasetin etkisi azalıyor

Anayasa Mahkemesi’nin bağımsızlığını etkileyen unsurlardan biri, üyelerin seçilme yöntemidir. Bu çerçevede, Anayasa Mahkemesi’nin üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay, Türkiye Barolar Birliği ve Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen üç katı aday içerisinden üçte iki nitelikli çoğunlukla seçilmesi öngörülecektir.

Üç üye ise üst düzey kamu görevlileri, öğretim üyeleri, en az 15 yıl mesleği icra etmiş serbest avukatlar, birinci sınıf hakim ve savcılar ile en az 5 yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilecektir.

- Medyada şeffaf sermaye

Medya sahipliği ve finansmanı şeffaf hale getirilecek, medyada tekelleşme ve kartelleşmeyi önlemek amacıyla yasal ve yapısal tedbirler alınacaktır. Basında tekel ve kartel oluşmaması ve medya kuruluşlarının denetlenmesi amacıyla Rekabet Kurumu’na resen inceleme yetkisi verilecektir.

- 420 liranın üzerindeki hediyeler beyan edilecek

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve bakanlar, asgari ücretin 1/10 değerinin üstünde (bugün için 420 TL) değere sahip hediyeleri beyan etmekle yükümlü tutulacak, bu görevlerin kişinin kendisi ya da yakınlarına menfaat sağlama aracı olarak kullanılması önlenecektir. Hediye kabul etme yasağına ilişkin istisnalar yönetmelikte açıkça belirlenecektir.

- Kamuya alımlarda mülakat kalkıyor

Kamu görevine alınmada her kademede liyakat ve eşitlik ilkeleri hâkim kılınacak, şeffaflık sağlanacaktır. Mülakat uygulamalarına son verilecek, yazılı sınav sonuçları esas alınacaktır. Yazılı sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere personel alımı yapılacaktır. Yapılacak işin niteliği gereği sözlü mülakat yapılması zorunlu haller istisnai olarak kanunla düzenlenecektir.