Özgür Özel ile birlikte 91 milletvekilinin CHP'den ayrılması ve Yeni Parti'yi kurması, Meclis aritmetiğini değiştirdi. 24 yıldır meclisin ana muhalefeti olan CHP 5. sıraya düştü. Ancak bu kopuş parti için hiç de alışılmadık değil. Zira Cumhuriyet tarihi boyunca CHP içinden çıkan ya da CHP’nin siyasal mirası üzerinde yükselen partiler, farklı dönemlerde Türkiye siyasetinin yönünü değiştirdi.
Bu ayrılıkların bazıları yalnızca parti içi hizip mücadelesi olarak kaldı. Bazıları ise CHP’nin karşısında yeni bir ana akım oluşturdu, seçim kazandı, hükümet kurdu ve Türkiye’nin demokrasi tarihinde ayrı bir başlık açtı.
Biz de CHP'deki ayrılıkları ve yeni partilerin etkilerini derledik.
Kopuş değil, ayrılma teşviki
CHP tarihindeki ayrılıkları anlatırken 1930’da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası da zaman zaman gündeme gelir. Ancak SCF, CHP’den ayrılan bir grubun kurduğu klasik anlamda bir bölünme değildi. Parti, Mustafa Kemal’in teşvikiyle Fethi Okyar tarafından kuruldu ve çok partili hayata geçiş denemesi niteliği taşıdı.
Bu nedenle Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı CHP’den kopan partiler arasında değil, Cumhuriyet’in erken dönemindeki kontrollü muhalefet denemelerinden biri olarak değerlendirmek daha doğru olur.
En etkili ayrılıklardan biri: Demokrat Parti
CHP tarihindeki en büyük kopuş 1940’ların ortasında yaşandı. Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’ın imzasını taşıyan ve tarihe 'Dörtlü Takrir' olarak geçen önerge, CHP’den ayrılış bildirgesi değildi; ancak partideki muhalefetin kopuşa dönüştüğü sürecin başlangıç belgesi oldu.

7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na sunulan önerge reddedildi. Bu reddin ardından imzacı isimler kısa süre sonra Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı.
Demokrat Parti (DP), 7 Ocak 1946’da kuruldu. İlk etapta CHP içinden çıkan bir muhalefet hareketiydi ancak kısa sürede tek parti iktidarının karşısındaki en güçlü siyasal seçenek haline geldi.
DP’nin asıl etkisi 1950 seçimlerinde görüldü. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti iktidara geldi ve CHP’nin 27 yıllık iktidarı sona erdi. Bu sonuç, Türkiye’de iktidarın seçim yoluyla el değiştirdiği ilk büyük kırılma olarak tarihe geçti.

Demokrat Parti, 1950 seçimlerinde iktidara geldikten sonra 1954 ve 1957 seçimlerini de kazandı. Böylece CHP’den kopan hareket, Türkiye’yi yaklaşık 10 yıl yönetti. Ancak DP iktidarının son yıllarında ekonomik sıkıntılar, muhalefet üzerindeki baskılar, basına yönelik davalar, üniversite protestoları ve CHP’yi hedef alan Tahkikat Komisyonu tartışmaları siyasi gerilimi artırdı.
27 Mayıs 1960’ta ordu yönetime el koydu. Böylece partinin iktidarı bitmiş oldu.
Demokrat Parti örneği, CHP’den kopan bir hareketin rejimin işleyişini ve Türkiye’de çok partili hayatın seyrini değiştirebildiği en güçlü örnek oldu.
‘Ortanın solu’ tartışması: Güven Partisi
CHP’deki ikinci büyük ayrılık 1960’ların sonunda yaşandı. Bu kez mesele, partinin ideolojik yönüydü. Bülent Ecevit’in temsil ettiği 'ortanın solu' çizgisi, CHP içinde ciddi tartışma yarattı.
Turhan Feyzioğlu ve beraberindeki isimler, CHP’nin sola kaydığı söylemiyle partiden ayrıldı. 1967’de Güven Partisi kuruldu. Birikim’de Tanıl Bora’nın aktardığına göre, 30 Nisan 1967’de 47 parlamenter CHP’den ayrılarak bu hareketin önünü açtı.

Ancak Güven Partisi, Demokrat Parti gibi büyük bir seçmen dalgası yaratamadı. 1969 seçimlerinde yüzde 6,5 oy aldı; 1973’te bu oran yüzde 5,2’ye, 1977’de ise yüzde 1,8’e düştü. Parti, seçim başarısından çok koalisyonlar ve Meclis dengeleri üzerindeki etkisiyle hatırlandı.

Bu kopuşun CHP açısından sonucu ise ters yönde oldu. CHP, 'ortanın solu' çizgisinden geri dönmedi. Bülent Ecevit liderliğinde bu hat daha da güçlendi ve parti 1973 seçimlerinde birinci parti oldu. Yani Güven Partisi ayrılığı CHP’yi zayıflatsa da partinin ideolojik dönüşümünü durduramadı.
Kemal Satır’ın ayrılığı: Cumhuriyetçi Parti
CHP’deki 'ortanın solu' tartışması yalnızca Turhan Feyzioğlu’nun Güven Partisi ayrılığıyla sınırlı kalmadı. 1972’de bu kez eski CHP Genel Sekreteri Kemal Satır ve arkadaşları partiden ayrılarak Cumhuriyetçi Parti’yi kurdu. Bu kopuşta da Bülent Ecevit’in yükselişi ve CHP’nin yeni çizgisi belirleyici oldu.

Cumhuriyetçi Parti uzun ömürlü ayrı bir merkez haline gelemedi. Parti, daha sonra Güven Partisi ile birleşerek Cumhuriyetçi Güven Partisi adını aldı. Böylece 1960’ların sonu ve 1970’lerin başındaki CHP içi sağ/sosyal demokrat gerilimi, Meclis’te ayrı partilere dönüşse de kalıcı bir ana akım yaratamadı.
Ecevit’in yolu da ayrıldı: DSP
DSP de klasik anlamda CHP’den ayrılan bir parti değildi; ancak CHP’nin en güçlü tarihsel figürlerinden Bülent Ecevit’in ayrı siyasi hattını temsil etti. Demokratik Sol Parti, Bülent Ecevit’in siyasi yasaklı olduğu dönemde, 14 Kasım 1985’te Rahşan Ecevit öncülüğünde kuruldu.

DSP’nin resmi tarihçesinde de partinin kuruluşunda Rahşan Ecevit’in rolü vurgulanıyor, Bülent Ecevit’in o sırada siyasi yasaklı olduğu belirtiliyor.
DSP, 1987 seçimlerinde Meclis’e giremedi. Ancak 1990’larda adım adım güçlendi. 1995 seçimlerinde yüzde 14,64 oy aldı ve 76 milletvekili çıkardı. 1999 seçimlerinde ise yüzde 22,19 oyla birinci parti oldu. TBMM’nin seçim verilerinde DSP’nin 1999’da 6 milyon 919 bin 670 oy aldığı ve yüzde 22,19’a ulaştığı görülüyor.

Bu sonuç, CHP tarihi açısından çok çarpıcıydı. Çünkü CHP aynı seçimde yüzde 10 barajının altında ve Meclis dışında kaldı. Buna karşılık DSP, Bülent Ecevit liderliğinde DSP-MHP-ANAP koalisyonunun büyük ortağı oldu.
Ancak DSP’nin yükselişi kalıcı olmadı. 2001 ekonomik krizi, hükümet içi yıpranma ve parti içi istifalar sonrasında DSP 2002 seçimlerinde yüzde 1,22’ye düştü ve Meclis dışında kaldı.
CHP’nin yeniden açılması
1992’de siyasi partilerin yeniden açılmasının önündeki engeller kaldırılınca Deniz Baykal ve arkadaşları CHP’yi yeniden kurdu. Bu, klasik anlamda CHP’den kopuş değil; 12 Eylül darbesiyle kapatılan partinin yeniden siyaset sahnesine dönmesiydi. CHP, 1995’te SHP ile birleşti ve sosyal demokrat hareket yeniden CHP çatısı altında toplandı.
Emine Ülker Tarhan’ın ayrılığı: Anadolu Partisi
CHP’deki yakın dönem ayrılıklardan biri 2014’te yaşandı. Eski CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan, partiden ayrıldıktan sonra Anadolu Partisi’ni kurdu. Parti, özellikle CHP yönetimine yönelik eleştiriler üzerinden çıkış yaptı ancak geniş bir seçmen karşılığı yaratamadı. 2015 seçimlerinde etkili bir sonuç alamayan Anadolu Partisi aynı yıl faaliyetini sonlandırdı.

Muharrem İnce de ayrıldı: Memleket Partisi
CHP’den son yıllardaki en görünür kopuşlardan biri Muharrem İnce’nin ayrılığı oldu. 2018’de CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olan İnce, parti yönetimiyle yaşadığı gerilimin ardından CHP’den ayrıldı ve 2021’de Memleket Partisi’ni kurdu.

Parti kamuoyunda yüksek görünürlük kazansa da seçimlerde Demokrat Parti ya da DSP ölçeğinde kalıcı bir siyasi merkez oluşturamadı. İnce, yaklaşık 4,5 yıl sonra, 2025’te yeniden CHP’ye katıldı.
Ya Yeni Parti?
Geçmiş örnekler, CHP’den ayrılan her hareketin aynı yolu izlemediğini gösteriyor. Kimi iktidara yürüdü, kimi kısa sürede etkisini kaybetti, kimi de CHP’nin yönünü değiştirmese bile parti içi tartışmaların sembolü olarak kaldı. Özgür Özel’in kuracağı yeni parti için de asıl sınav Meclis aritmetiğinden sonra başlayacak: Bu ayrılığın seçmende karşılık bulup bulmayacağı sandıkta görülecek.
Kaynak: Gazete Oksijen