23 Şubat 2024, Cuma
Haber Giriş: 19.08.2022 04:30 | Son Güncelleme: 20.08.2022 09:34

Zorunlu kiracı göçü

Kira artışlarındaki hızlı yükselişle, İstanbul’da bütçeye uygun ev bulmak çok zorlaştı. Öyle ki bazıları çareyi başka bir semte kimileri ise başka bir şehre taşınmakta buluyor
Zorunlu kiracı göçü

Türkiye’de son 1 yıldır kira artışları kontrol edilemez hale geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hane Halkı Bütçe Araştırması’nın 2019 yılı sonuçlarına göre; Türkiye genelinde vatandaşlar gelirlerinin yüzde 24,1’ini konut ve kira harcamalarına ayırıyordu. Bu harcamalara en yüksek payı ayıran bölge yüzde 28,6 ile İstanbul’du. 2020’de ise kiraya ayrılan bu oran yüzde 47’ye ulaştı. 2022’de ise kişi başı gelirin, asgari ücretteki zam kadar arttığı varsayılarak yapılan hesaplamada, vatandaşların gelirinin yüzde 61’ini kira için ayırdığı tahmin ediliyor. Hal böyle olunca ‘kiracı göçü’ diye adlandırabileceğimiz yeni bir kavram ortaya çıktı.

İstanbul’da yaklaşık 30 bin kiralık ev var. Beşiktaş, Kadıköy, Şişli ve Bakırköy’de asgari ücretin yüzde 60’ına denk gelen 3 bin 800 lira ve altında kiralık daire bulunmuyor. Hatta bu bedele kiralık oda bile bulmak imkansız hale geldi. İstanbul’da 3 bin 800 lira ve altında 2+1 kiralık ev sayısı ise 500’ün biraz üstünde. Ancak bunlar da Silivri, Pendik, Sultanbeyli gibi şehir merkezinden uzak lokasyonlarda. 

Tasarruf imkansız gibi

Bir örnekle durumu daha somut ortaya koyalım. 2 çocuklu 4 kişilik bir ailenin eline asgari ücretin 2 katı olan 13 bin lira geçsin. Evin kirası en az 6 bin lira olsun, ki İstanbul’da bu rakamı gözden çıkartıp ev bulamayan binlerce aile var. Geriye kaldı 7 bin lira. Bu para da elektrik, su, doğalgaz faturaları, mutfak masrafı, çocukların giderleri derken bir anda elden uçup gidiyor. Türk-İş’in verilerine göre dört kişilik bir aile için açlık sınırı 6 bin 319 lira. Bu aile tasarruf etmeye kalksa bile nereden kısacak? Geriye tek çare kalıyor, o da daha ucuz bir kiralık ev tutmak. Bunun için de İstanbul’un daha dış mahallelerine gitmek hatta megakenti terk etmek gerekebilir. Son dönemde artan kira bedelleri yüzünden ‘kiracı göçü’ olarak adlandırabileceğimiz bu furyaya katılanların sayısı hiç de azımsanacak gibi değil. Kimi ailesinin yanına geri dönüyor, kimi şehir değiştiriyor… 

“46 yıldır yaşadığım şehri terk ediyorum”

İsmail Keleş (46) Isparta’ya göçüyor

İki çocuk babası İsmail Keleş, doğup büyüdüğü İstanbul’u terk etmek zorunda kalanlardan. Avcılar Denizköşk’te otururken şimdi eşinin memleketi Isparta’ya taşınmaya hazırlanıyor. Keleş, süreci şöyle anlatıyor: “Eski bir binada oturuyordum. Geçen sene kira 1.250 liradan 1.750 liraya çıktı. Bu sene ev sahibim, sözleşmemin bitiminde, kanunen çok fazla zam yapamayacağı için evi satacağını söyleyerek çıkmamı istedi. Ben de her iki taraf için güvence   olsun diye ihtarname göndermesini istedim ancak kabul etmedi. Kiraya yüzde 100-150 zam yapmayı teklif ettim onu da kabul etmedi. Zaten birkaç gün sonra da evi 1 milyon 350 bin liradan satılığa çıkardı. Benim alamayacağım bir rakam. Eşimin memleketi  Isparta’dan da 3+2, 150 metrekare, bahçeli bir ev bulduk 1.100 TL gibi çok ucuz bir rakama. Eşim de tayinini istedi. Şimdi 46 yıldır yaşadığım bu şehirden ayrılıyorum, mecburen işimi de bıraktım. Hayata yeniden başlamam gerekiyor, yerleştikten sonra iş arayacağım.” 

“Bu gidişle İstanbul’a dönemeyeceğim”

Burak Kutlu (28) ailesinin yanına, Trabzon’a döndü

28 yaşındaki Burak Kutlu bir bankada yazılımcı olarak çalışıyor. Covid-19 pandemisiyle uzaktan çalışmaya başlayan Kutlu da zorunlu göç edenlerden. “Beşiktaş’ta 2+1 bir çatı katı dairesinde aylık 3 bin liraya oturuyordum. İlk taşındığımda da diğer birçok eve göre pahalıydı. Ancak yine de durumum kiramı ödemeye elveriyordu. Ayda 8 bin TL kazanıyorum. Mayıs sonu ev sahibim ‘Oturduğum evi sattım, ya kirayı 6 bin TL yapalım ya da sözleşme bitiminde çık, ben geçip oturacağım’ dedi. Bu durumda bana 2 bin TL kalacaktı, faturaları saymıyorum bile. Ben de mecburen eşyaların satabildiğim kısmını satıp Trabzon’a ailemin yanına döndüm.”

“Neyse ki işim uzaktan çalışmaya uygun”

Kutlu, fiziksel olarak haftada bir ya da iki haftada bir işe gittiğini, onun dışında sürekli evden çalıştığını söylüyor. “Artık ev arama sürecini de askıya aldım. Çünkü maaşım 8 bin TL ama aynı bölgede bulduğum en ucuz dairenin kirası da 8 bin TL. Şehir dışına doğru, görece ucuz yerlerde bile maaşımın yarısı fiyatına ev bulamıyorum. Böyle giderse bir daha İstanbul’a dönemeyeceğim.”

 

“Yatay geçiş yapmak zorunda kalacağım”

Ceren Yılmaz (20) eğitimini donduracak

20 yaşındaki Ceren Yılmaz ailesinin yanına dönmek zorunda kalanlardan. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi Yılmaz yaşadığı zorluğu şöyle anlatıyor: “Samatya’da eski bir dairede 3 öğrenci kalıyorduk. Kiramız 2 bin 100 lira idi. Bu sene birimiz mezun olunca iki kişi kalacağımızı biliyorduk. Ancak yine de bu kadar ucuza başka yer bulamazdık. O yüzden evi değiştirmedik. Fakat dönemin bitmesine doğru ev sahibi kirayı 4 bin liraya çıkardı. Böyle olunca diğer ev arkadaşım da başka bir arkadaşının yanına taşındı. Böylece kiram 700 liradan 4 bine çıkmış oldu. Ev arkadaşı aradım ama kimse ortak olmak istemedi.Ben de ailemin yanına, İzmir’e döndüm. Dönem içinde kalacak bir yer bulamazsam İzmir’de bir üniversiteye geçiş yapmak zorunda kalacağım muhtemelen.”

“Maaşımın yarısını istemediğim bir eve ödüyorum”

Özlem Hacıoğlu (47) semt değiştirdi

Önceden Kadıköy’de yaşayan sosyolog, aynı zamanda bir vakfın lokalini işleten Özlem Hacıoğlu, aylık gelirinin 15 bin TL civarında olduğunu söylüyor. Oğluyla birlikte oturduğu ve 2.500 lira kira ödediği 2+1 daire kentsel dönüşüme girince yeni ev arayışına girmiş. “Evler o kadar pahalıydı ki iki ay önce Göztepe’de 10 bin TL altında 3+1 bulamadık. 7 bin TL’ye bir ev buldum ama onda da oturmak imkansızdı” diye anlatıyor yaşadığı süreci.

Ulaşım masrafı arttı

Hacıoğlu, şimdi Kartal’da oturuyor. “Şimdiki evimin kirası 6 bin TL. Ancak bu sefer de ulaşım masrafım arttı. Göztepe’de takibi altında olduğum doktorlara gitmek için bile iki araç değiştirmem gerekiyor. Üstelik aylık gelirim sabit değil. Bazı aylar 15 binden de düşük oluyor ve kazandığımın yarısına yakınını hiç yaşamak istemediğim muhitteki bir eve ödüyorum.”

“Kendime para kalmıyor”

Berkay Gülay (22) Bursa’ya ailesine döndü

22 yaşındaki Berkay Gülay da artan kira fiyatlarıyla Bursa’ya aile evine taşınanlardan. Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü öğrencisi Gülay “2 sene önce Hisarüstü’nde 2 kişi 1.400 TL kira veriyorduk. Pandemide Bursa’ya gitmiştim. 1,5 yıl aile yanında kaldıktan sonra Erasmus’la yurt dışına gittim. Döndüğümde kira fiyatları uçmuştu. Ortaköy’de 3 kişi kalacağım bir ev buldum. Kiram 2 bin TL. Bu kişi başı masraf. Faturalarla 2 bin 300-2 bin 400’ü buluyor. Ancak iş olmadan, aile desteğiyle olmuyor. Kendime harcayacak param kalmıyor” diyor.

“Barınma sorunum okulun önüne geçti”

Mezun olmasına yarım dönem kalan Gülay “Mecburen tekrar İstanbul’a döneceğim. Kiradaki payımı ödemeye devam ediyorum bu yüzden. En azından Bursa’da ekstra masrafım yok. Bir yandan da iş bakıyorum. Barınma sorunum öğrenciliğimin önüne geçti. İstanbul’a döndüğümde de Erasmus yapan birinin odasını dönemlik kiralamayı düşünüyorum” sözleriyle önümüzdeki dönem için planlarını anlatıyor.

“İnsani şartlarda yaşamıyoruz”

Atilla Ceyhan (53): Ancak depo gibi ev bulabildim

53 yaşındaki emekli astsubay Atila Ceyhan, Sarıgazi’deki evinden çıkmak zorunda kalmış. Ceyhan “Önceden Sarıgazi’de binaların dip dibe olmadığı, site içinde, yeşil alanların olduğu ferah bir dairede oturuyorduk. Evimiz 230 metrekare bir 4+2 idi. Kirası da 2 bin 150 TL. Ancak 1.5 ay önce ev sahibi evi satacağını söyleyerek çıkmamızı istedi. 4 kişilik bir aileyiz ve muhitimizde 5 bin TL’nin altında ferah ev bulamadık. İstanbul’dan gitmeye karar verdik. Benim ya da eşimin ailesinin yaşadığı şehre gidecektik” sözleriyle yaşadıklarını anlatıyor.

Cam açmak lüks

Ceyhan, sonrasında Samandıra’da şimdi oturduğu bu evi bulmuş. “Bahçe dubleksi, depo gibi kullanılacak alanı alt kata çevirmişler. Tek bir pencere var, o da salonda, balkonu yok. Alt kattan kanalizasyon kokusu geliyor. İnsani şartlarda yaşamıyoruz, balkon ya da cam açıp hava almak lüks oldu. Bu eve neredeyse asgari ücret ödüyoruz. TSK’da 25 yıl çalıştım, en yüksek derece ve kademeden emekli oldum. Buna rağmen İstanbul’da kalmamız çok zor oldu.”

Tahliye davaları da arttı

Kira fiyatlarında yaşanan fahiş artışın önüne geçmek için 11 Haziran 2022’de Türk Borçlar Kanunu’nda geçici olarak değişiklik yapıldı ve ev kiralarının TÜFE oranına göre belirlenmesi uygulamasına 1 yıllığına ara verildi. 1 Temmuz 2023’e kadar kiraya yapılacak zam oranı yüzde 25’le sınırlandırıldı. Ancak yasal düzenlemeyi uygulamak istemeyen ev sahipleri, mevcut kiracıyı çıkarıp evini yüksek fiyattan kiraya vermek için veya fahiş fiyatla kiralayan yeni kiracılar ödeme yapamadığı için tahliye davası açmaya başladı. Buna yüzde 25 artış sınırının ihlali nedeniyle eski kiracıların davaları da eklenince sulh hukuk mahkemelerinin iş yükü arttı.

Arabuluculuk zorunlu olacak

Adalet Bakanlığı ise uzun süren ve mahkemelerin iş yükünün artmasına neden olan bu davalarla ilgili yeni bir düzenleme planlıyor. Buna göre kira uyuşmazlıklarına zorunlu arabuluculuk uygulaması getirilecek. Taraflar, dava açmadan önce arabulucuya başvuracak. Burada anlaşma sağlanamazsa mahkeme yoluna gidilecek. Arabulucuya başvurmadan mahkemeye dava açılması halinde de dava reddedilecek. Eylül ya da ekim gibi hayata geçirilmesi planlanan uygulamayla mahkemelerdeki iş yükünün azaltılması hedefleniyor.