22 Haziran 2024, Cumartesi Gazete Oksijen
24.05.2024 04:30

Çiftçi, keçisi ve yapay zekâ

1989’dan beri bu işlerle uğraşan bir akademisyen olarak yapay zekâ (YZ) konusunda çoğunluk görüşünün bir uçtan diğerine savrulmasını ilgiyle izliyorum. Doktoraya başladığımda “yapay zekâ” tamlamasını işiten insanların büyük bölümü bu projenin bilim kurguyu biraz fazla kaçırmış mühendislerin boşa kürek çekişi olduğunu düşünüyordu. “Bilgisayarlar asla şu işi yapamaz!” şablonuna uyan cümleleri çok duydum. (Bu, özellikle de bu cümleyi size söyleyen kişi bilgisayarları da, insan beyninin “o işi” nasıl yaptığını da sizden çok daha az araştırmış birisi olduğunda, çok ilginç bir deneyim gerçekten.) Aslında 80’lerde bu önyargıları beslemek çok tuhaf sayılmazdı, çünkü o sıralarda YZ projesinin hâlâ “Bakın, gerçekten zeki bir bilgisayar yaptık!” diye sunulabilecek, güncel hayatı çarpıcı şekilde etkileyen, insanın hemen aklına gelebilecek ürünleri yoktu. 30 yıllık çalışmaya karşın en ileri YZ sistemleri bile (bir çizime bakıp neyin resmedildiğini anlatmak gibi) küçücük çocukların bile kolayca yapabildiği birçok kolay işte feci şekilde çuvallıyordu.