22 Şubat 2024, Perşembe
08.12.2023 04:30

Ömür Hoca

1960’ların başlarıydı. İstanbul Üniversitesi’nde okumakta olan Ömür Akyüz, (o zamanlar yükseköğretim de veren) Robert Kolej’in öğrencilerinden bir arkadaşını ziyarete gitmişti. Gözü masanın üzerindeki uygarlık tarihi üzerine İngilizce kitaba takıldı. Arkadaşı durumu “Biz bunu derste okuyoruz” diye açıkladı. Fen ve mühendislik öğrencilerinin insanlığın bilgi zenginliğinin bu yanını da öğrenmelerinin şart koşulması genç Ömür’e mantıklı geldi; “Keşke bu okula başvursaydım” diye düşündü.