03 Ekim 2022, Pazartesi
26.11.2021 04:30

Uluslararası Emmy’den payımıza düşenler

Geçen pazartesi gecesi New York’ta Uluslararası Emmy ödül töreni vardı. 2019’da Haluk Bilginer’in ödül aldığı törende bu yıl bizden kimse yoktu ama izleyebileceğimiz adaylar ve kazananlar var
En iyi erkek oyuncu: David Tennant’ın en iyi erkek oyuncu ödülünü aldığı Des, “Yüzyılın Kibar Katili” olarak anılan Dennis Nilsen’in hikayesi. Londra’da bir kanalizasyon kanalını tıkayan insan kalıntıları bulununca, polis ev sahibiyle görüşüyor ve o da gerçek sosyopatlara özgü bir serinkanlılıkla, işlediği bütün cinayetleri (15-16 kadar) anlatmaya başlıyor. Üç bölümün tamamı bir oturuşta izleniyor tabii. (TV+) Bu kategoride aday olan bir diğer oyuncu da Christian Tappán. Dizisi El Robo Del Siglo (The Great Heist), tam olarak La Casa de Papel’e “Merkez bankası öyle soyulmaz, böyle soyulur!” diyen bir dizi ve tamamen gerçek bir olaya dayanıyor. 1994’ün ekim ayında bir pazartesi günü Kolombiya’nın Valledupar şehrindeki Merkez Bankası’na klimaların bakımını yapma bahanesiyle aletleri, maskeleri, kaynak makineleriyle ellerini kollarını sallayarak 14 kişi geliyor. Bu 14 kişi içeride kimsenin gözüne çarpmadan tam 21 saat kalıyor ve tek bir el ateş etmeden, kimselere görünmeden, kasalardaki 33 milyon doları çalıp, geldiği gibi sessizce gidiyor. Ertesi gün, değil Kolombiya bütün dünya şok içinde. Altı bölüm. (Netflix)  Komedi: Dördüncü sezonuyla bu dalda ödülü alan Call My Agent için denecek bir şey yok. Adaylardan Motherland ise annelerle ilgili bir dizi ama burada anneliğin sevimli ve romantik yanları değil, travmatik, rekabetçi, karanlık yönleri var. Yani anneliğin gerçek hali diyelim. (GAIN) Bir de Netflix’te yerini alan ilk Hint komedyen Vir Das var. Anlattıklarını dinlerken insan Hindistan’a bu kadar mı benziyoruz yani diye düşünmeden edemiyor. For India isimli gösterisiyle aday olmuş ama daha fazlası var izlemek isteyene. (Netflix) Belgesel: Ödülü alan Tayland yapımı Hope Frozen: A Quest to Live Twice’ın hazırlanması beş yıl sürmüş. Yürek burkan ama epey düşündüren 79 dakikalık bir belgesel. Taylandlı bir bilim insanı ve ailesi, ölmekte olan 2 yaşındaki  bebeklerini kriyonik olarak dondurmaya karar veriyor. Ölüm ve yeniden doğma arasında kalmış bir ailenin hikayesi. Drama dizisi: Daha önce McMafia (Prime Video), La Casa de Papel (Netflix), Delhi Crime (Netflix) gibi dizilerin ödül aldığı kategoride bu yıl bir İsrail dizisi olan Tahran ödülü aldı. Fauda’nın senaristi Moshe Zender’in imzasını taşıyan dizide, İran’da doğup İsrail’de büyümüş genç bir kadının Mossad ajanı olarak bir nükleer reaktörü devre dışı bırakma göreviyle İran’a gidişini izliyoruz. Gerçekten nefes nefese izleniyor, hatta İstanbul’da geçen (ama Atina’da çekilmiş) bir bölümü de var. Sekiz bölüm. (apple tv+ - Aslında Apple Tv+ resmi olarak henüz Türkiye’de yok ama iTunes Türkiye’ye gelmeden önce ABD üzerinden hesap açtırmış olanlar Apple tv’lerinden izleyebiliyor diziyi) Bu yılın aday dizilerinden biri de Şili’den gelmiş: El Presidente. 2015’de FIFA’yı sarsan 150 milyon dolarlık rüşvet skandalı, ‘kilit adamın’, Şili Futbol Federasyonu Başkanı Sergio Jadue’nin bakış açısından anlatılıyor. Gayet eğlenceli ve bize yakın bir sekiz bölüm (Prime Video).

Gomorra yeni sezon!

Roberto Saviano’nun kitabından uyarlanan ve çok uzun bir Corona arası veren mafya dizisi Gomorra geri döndü. Her pazar ikişer bölüm izleyeceğiz. İlk iki bölüm platformda, kaldı sekiz bölüm. (BluTv)