26 Eylül 2022, Pazartesi
26.11.2021 04:30

5 bin dolarla gittiği Silikon Vadisi’nde başarıyı yakaladı

Okulda başarılı değildi, okumayı geç öğrendi. 4 yaşında bilgisayarı oldu, 17 yaşında ilk şirketini kurup, e-ticaret yöntemiyle ikinci el cep telefonu satmaya başladı. 2011’de Silikon Vadisi’ne taşındı.

Şahin Boydaş’ın Türk yazılımcılarla birlikte tamamen uzaktan çalışarak hayata geçirdiği, yatırımcılarını Zoom toplantılarıyla ikna ettiği “uzaktan çalışma İK çözüm” işi kısa süre önce 10 milyar dolar değerindeki Amerikan şirketi Gusto’ya satıldı. Gusto’yu değerli yapan en önemli özellik ise bünyesinde barındırdığı ekibinin Google, Facebook, Uber, Apple, Microsoft gibi Silikon Vadisi devlerinden deneyimli olmaları. Şahin Boydaş’ın kurucusu olduğu 8’inci girişimi RemoteTeam, nasıl oldu da bu kadar kısa bir sürede Silikon Vadisi yatırımcılarının dikkatini çekti?  Boydaş’ı İstanbul’da yakaladık, hayat hikayesini ve başarılı başarısız tüm girişimlerini konuştuk. Şahin Boydaş… Hikayenize geçmeden önce RemoteTeam nedir? RemoteTeam bu kadar kısa sürede nasıl başarıya ulaştı?  RemoteTeam Inc., “uzaktan çalışan” ekipler için hepsi bir arada bir İK çözümü. 2019’da uzaktan çalışmanın geleceğini düşünerek kurmuştum. Pandemi ile birlikte hızlı geçiş oldu. RemoteTeam, belge imzalama ve işe alma için imza uygulaması, uzaktaki çalışanlar için bir envanter yönetimi platformu, çalışan harcamalarını izlemek için gider takibi gibi ek araçlarıyla uzak ekiplerin denizaşırı çalışanlarını yönetmesini de kolaylaştırıyor. 1 yıl gibi kısa süre içerisinde uzaktan çalışma endüstrisinde tanındı. Active Capital, Larry Braitman, Adam Nash, Jude Gomila, CapitalX - Cindy Bi, Minal Hasan, IT-Farm gibi önemli yatırımcılardan 2.3 milyon dolar topladık. Hepsini de online görüşmelerle yaptım. Ve kısa süre önce Silikon Vadisi’nin çok bilinen şirketlerinden, 2 bin kişilik Gusto’nun ekibine katıldık. Türk yatırımcılarınız da oldu değil mi?  Atanova Investments - Atakan Atalar (Webrazzi Summit öncesi ilk yatırımı yaptı), Arda Kutsal, Sadık Ventures - Canberk Mersin, Emre Kurttepeli, Hasan Aslanoba, Fırat İşbecer, Gamze Sart, Osman Tarık Koyuturk, Ozan Orsan, Dr. Bora Uygun, Musa Fırat Kalsın, Farid Musayev de yatırımcılarımız arasında. Bu satıştan herkes mutlu.   Bu satış bu kadar kısa sürede nasıl oldu? 2019’da kurulmuşsunuz, 2020 hayata geçiş, 2021 satış.    Çünkü doğru iş. Silikon Vadisi şirketlerini iyi tanıyor olmam, ihtiyacı görmem etkili oldu. Yazılımcıların hepsi Türk mü gerçekten de? Yüzde 100’ü Türk. Bu ekibi deneyimi ile yöneten ve yönlendiren RemoteTeam CTO’su Adem Dilek, RemoteTeam’in bu hızlı başarısının ve Silikon Vadisi’nde dikkat çekmesinin arkasındaki yetenek. Manisa’da yaşıyor.  Bir Türk yazılımcının kendini Silikon Vadisi’nde başarılı kılmasının ötesinde neler var anlatacağınız?

Şahin Boydaş’ın kurduğu şirketler sırasıyla; Türkiye’de, CepDükkan, Firefly çocuk cep telefonu, Vitamin İç ve Dis Ticaret, Beyazkutu.com Amerika’da MovieLaLa (2012-2016) , MojiLaLa (2016-2018), Leo AR (2018-2020), RemoteTeam
Şahin Boydaş’ın kurduğu şirketler sırasıyla; Türkiye’de, CepDükkan, Firefly çocuk cep telefonu, Vitamin İç ve Dis Ticaret, Beyazkutu.com Amerika’da MovieLaLa (2012-2016) , MojiLaLa (2016-2018), Leo AR (2018-2020), RemoteTeam

Türk yazılımcılar için yurt dışında çalışma hayallerini evlerinden başarabilecekleri önemli bir dönemin eşiğindeyiz. Bu satış yalnızca bir Türk’ün kendini Silikon Vadisi’nde kanıtlamasından öte, haklısınız. Aslında genç yeteneklerimizin doğru fırsatlar sağlandığında neler başarabileceğinin bir göstergesi. Bu satış, Türkiye’den Silikon Vadisi’ne yeni bir kapı açıyor ve yetenekli Türk geliştiriciler için kariyer fırsatları getiriyor. 2021 henüz bitmeden yazılım alanında gerçekleşen en büyük satışlardan biri olduk.

“Zekası geri” dediler

Sizin ailede girişimci var mı? Nasıl bir eğitim aldınız? Eğitim hayatında başarılı mıydınız? 1982 Amerika doğumluyum. Annem İzmirli. Kız kardeşim var. Annem ziraat mühendisi. Makine mühendisi babam devlet bursuyla MIT’e gidiyor. Annem de dedesinin isteğiyle İngilizce öğrenmeye gittiğinde orada tanışıyorlar. Maddi imkanları kısıtlı. Burslu öğrenciler. Ben 6 yaşındayken Türkiye’ye dönmeye karar veriyorlar. Babam sayesinde 4 yaşında bilgisayarım oldu. Türkiye’de ilkokula başladığımda Türkçem kötüydü. Devlet okuluna başladım. Yıl sonu geldiğinde elması kızaramayan, yani okumayı öğrenemeyen çocuklardandım. Hatta annem durumu öğretmene sorduğunda, “Arka sıralarda yaramaz çocuklarla oynuyor. Zekası geri” diyor. Başka bir devlet okuluna yazdırıldım. Orada da vasat bir öğrenciydim. Hiçbir zaman iyi öğrenci olamadım. Zaten lisedeyken de çalışıyordum.  Ne iş yapıyordunuz?  10-12 yaşlarında Türkiye’de olmayan oyunları indirmeye vs başlamıştım. 12-13 yaşında indirdiğim oyunları arkadaşlarıma satıyordum. 15-16 yaşında şirketlere bilgisayarlar kurmaya gidiyorum. Çevre yapmıştım kendime, beni gördüklerinde genelde “bu bacaksız mı bize sistem kuracak?” diyorlardı. 17 yaşında şirket kurdum.  Çalışmanın dışında ilk girişiminiz diyebilir miyiz?  Evet. Cep telefonları hayatımıza girmişti. Benim param yoktu cep telefonu alacak. 2. el telefon satan web sitesi yaptık arkadaşımla. Kadıköy’de ikinci el satan yerleri kapı kapı gezdik. İnanın 30-40 kapı yüzümüze kapandı. O zaman e-ticaret vs bu durumda değil. “İnternetten ikinci el telefon alınır mı” dediler. Biri bize inandı. Finanse etti bizi. İlk siparişi Ordu’dan bir doktor verdi, hiç unutamıyorum. Nasıl büyüttünüz işi?  Ben Google optimizasyonunu çözmüştüm. İkinci el cep telefonu arayanların önüne düşüyordum, kısacası ben bir “hack” yakalamıştım. Cep Dükkan ilk girişimim oldu.   17 yaşında bunları yaparken üniversite ne oldu?  Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ne girdim. İyi bir okul ama bence bilgisayar kendi kendine öğrenilir. Anne babanız için, konu komşu için diploma alınıyor.

Yüzlerce web sitesi kurdum

Cep Dükkan’ın sonu ne oldu? Üniversite biterken benim finansör kumar borcundan battı. Sistemi alıp eczanelere ürün satanlar için ön muhasebe sistemine dönüştürdüm. Kuzenim OTC (Over the Counter- takviye edici, tamamlayıcı ürünler)  pazarlama işi yapıyordu. Pek çok gıda takviyesi satan şirketi araştırdım. Bunu yaparken örneğin üzüm çekirdeği tabletini 2 liraya alıp 200 liraya satıyorlar. Arkadaşımı ikna ettim. beslenme.com,  bitkisel.com.tr, zayıflama.com gibi onlarca sonra yüzlerce web sitesi kurdum. ciltbeslemetabletleri.com, tuykremi.com vs gibi hepsini aldım, bunları birbirine linkledim ve kim ne ürün istiyorsa onları yurt dışından getirip sattık. Harika bir iş oldu.  Yurt dışından ürün getirmek vs, Tarım Bakanlığı izinleri zor olmadı mı? Binlerce ürün getirdik. Gümrükle çok uğraştık, Tarım Bakanlığı’yla izinler vs. Arkadaşım Serdar Çınar’la Şişhane’de kaloriferi olmayan, 280 liraya kiraladığımız, çatı katı manzaralı küçücük bir ofiste bu işi yaptık. Satışlar çok iyi olunca distribütörlük vs oldu. Sonra benim aklıma başka iş geldi.  Bu iş bitti mi?  Evet. O sırada ABD’de çocuk cep telefonu diye bir ürün gördük. Çocuk yalnızca anne babayı arayabiliyor. Bunun için Amerika’ya gittik, çok uğraştık, distribütörlüğünü aldık. Turkcell üzerinden satış yaptık. Ben 2-3 yılda bir iş değiştiriyorum. Daha önceden işi bilmenize gerek yok, ihtiyacı görmek gerekiyor. Benim burada Robert mezunu, Stanford bitirmiş insanlar var, 20 firmadan teklif alıyorlar, girişim şirketleri bilimsel takılan, çok iyi okulları bitirmiş kalıplı insanları istemiyor. Dünya başka yere gidiyor. Ben bunu yapabilirim, hayal kuranlar kazanıyor. Siz de çok farklı işlere girmişsiniz. E-ticaret nasıl gitti?  Türkiye’de e-ticaret başladığında lüks marka satan “beyazkutu” diye site yaptık. Serdar ile birlikte bu alanda profesyonel birini de aldık aramıza. İyi devam etti, DemSa aldı sonra onu.  Bunları yaparken hep Türkiye’desiniz. Amerika’ya nasıl gittiniz? Fikirler aklıma geliyordu, bakıyordum bu işler Amerika’da milyon dolarlık vs. Ben askerliğimi yapmıştım, kız arkadaşımdan ayrılmıştım. Cebimde 5 bin dolar vardı, kazandıklarımı da harcamıştım. 2011 yılında Silikon Vadisi’ne gittim. Ev tuttum 3.800 dolara. Kimseyi tanımıyordum. 

Paran varsa negatif!

Silikon Vadisi’ne de paralı gidilmiyor değil mi? Çıkan başarılı girişimlerin hepsi yaratıcı beyinlerin ilk adımları attığı işler… Paran varsa bence de negatif zaten. Sıfır parasızlıkla yapılan inanılmaz işler var. YouTube, Airbnb öyle. Ben de “sevdiğim işi yapacağım” dedim. Founder Institute’e gittim. “Eren Bali vardı burada” dediler. “Hollywood’u çok seviyorum, film sosyal network’ü kuracağım” dedim. Youtube videosu izleyince, size 4 film öneriliyor ya, işte o işi ben yapmıştım.  Nasıl? Tam anlamadım. Hala herkes “bu iş için dava aç“ diyor bana. Film fragmanı izleyince siyah ekran yerine çıkan bir platform yarattık. 3 yatırımcım oldu bu işte. YouTube’da yapılanı filmlerin arkasına kurmuştum. İş tuttu. Şirketimin adı Movielala’ydı. En inovatif firma seçildim Hollywood’ta. Hayalime kavuştum. Terminator, La La Land gibi birçok filmle çalıştık. Silikon Vadisi firmaları Hollywood ile çalışmayı istemezmiş. Paramount ve Universal ile sözleşmelerim oldu. İlk adımda Hollywood işi olsak da yatırım buldum. İkinci tur yatırımda zorlanınca o işten çıktım.  Amerika’da şansınızı denemeye devam ettiniz mi? Pazarlama işlerinde zorlanınca kendime bu işleri bilen bir kadın ortak aldım. İşi yine Türk yazılımcılarla yapmaya devam ettim ve bir emoji işi kurdum. Halen şu anda kullandığınız stickerların bir kısmı bizim şirketin. Çizerlerle çalıştık. Mesela summervibes sticker’ı bizim. Bu işte chat uygulamalarıyla partnerlik yapmayı öğrendim. Ve Silikon Vadisi yatırımcılarıyla uzun ilişki kurmaya başladım. Fotoğraflara sticker ekleme patenti aldım. Örneğin ormandasınız o fotoyu koyarken size kuş sticker’ı öneren bir fikirle ilerledik, patentini 2016’da Mojilala ile yaptık. Çok yatırımcısı oldu. Dünyanın farklı yerlerinden genç sanatçılar, grafikerlerle çalıştık. Biz işi kısa zamanda sattık. Onlar da Snapchat’e satıldılar. Bu dönemde aslında iki işiniz de iyi gitmiş. Size yatırım yapan Türkler de oldu mu? Sina Afra oldu ilk Türk yatırımcımız Movielala’da. Çok komik bir hikayesi var. Genç arkadaşlara ilham olabilir. Kendisinin Amerika’ya geleceğini öğrendim. Yatırım yapsın istiyorum. LA Havaalanı’nda olacaktı ama kısa süreyle. Telefonda konuştuk, “ben de oradayım” dedim ama oraya 8 saat uzaklıktaydım. Arabaya atladım, Sina Afra’yı yakalamak için. O da bana “havaalanına gelirsen konuşuruz” dedi. Bilmiyor o kadar uzaktan geldiğimi. Havaalanına gittim, inanılmaz kalabalık. Kapılar arasında turluyorum. Bu arada Sina Afra da yolcu tarafında. Bir numara yapıp o tarafa geçmezsem görüşme de olamayacak ya da çok kısa süreliğine ayakta yakalayacağım. Kredi kartlarımı birleştirerek business bilet aldım. Yolcu gibi geçtim. Lounge’da Sina Afra ile yüzyüze görüştüm. O arada biletimi iptal ettim. Zarara da girmek istemiyorum. Sina Afra’yı ikna ettim. “Benim fikrim var bana yatırım yap” diyerek yatırım alınmıyor. İnanın yatırımcı bulmak da bir sanat! Son dönemde gençlerin çoğu yabancı bir şirkette ve yurt dışında çalışma hayali kuruyor. Ne dersiniz onlara?  Beyin göçü doğru kavram değil. Milliyetçi bakıyorsan dışarıda da Türk’ün başarısı önemli. Ülkesini çok seviyorsa zaten döner. Ülkesine kazandıracak işler de yapar. Amerika’ya Türkiye’den çok daha fazla mühendis, avukat, doktor vs gelmeli.  Son dönemde Trendyol, Getir, Yemeksepeti, Hepsiburada, PeakGames gibi başarılı işler çıktı Türkiye’den. Oradan buraya bakınca nasıl görüyorsunuz son gelişmeleri? Hala çok az sayıda girişim var. Silikon Vadisi’nde her gün 5-10 exit oluyor bu saydığınız işler gibi. Peak Games’i alan Zynga, 2012 yılında bile Türkiye’deki oyunları takip ediyordu. PeakGames gibi 15 firma olsa değer çok yükselecek.

İstediğimden fazlasını aldım

Ve bu son işiniz. RemoteTeam. Fikir sizden, tek kurucusunuz. Bu kez ortak yok. Kısa sürede yerli yabancı çok yatırımcıyı çekip 1 yılda şirketi sattınız. Ve şirkette her şeyi uzaktan yaptınız. Silikon Vadisi artık sizi tanıyor. Hikayenin arkasında neler var? Silikon Vadisi’nden kimseyle yüz yüze görüşmedim. Görüştüğüm 4 yatırımcının 3’ünden yatırım aldım. Silikon Vadisi zamanlaması iyi olan girişimlere yatırım yapıyor. Yatırımcının milyar dolarlık iş olduğuna inanması lazım.10 yıldır Silikon Vadisi’ndeyim. İstediğim paradan fazla yatırım aldım. Bir şirketin erken aşamadaki başarı sinyalleri çok önemli, öyle değerleniliyor.

Binlerce Türk genci ile çalışmak isterim

Bu satış sonrası ne yapacaksınız?  8’inci şirketim RemoteTeam. Girişimci de şarap gibi. Aklımda yeni işler var. Ama esas hayalim çok daha fazla Türk gencinin yazılım dünyasına girmesini sağlamak. Binlerce Türk genci ile çalışmak istiyorum. Onları Amerika’ya da getirmek isterim. Oradan da ülkeleri için çalışabilirler. Bence bundan sonra kurulacak her iş global düşünülerek kurulmalı. İşi her yerden yapabilirsiniz. Ama Silikon Vadisi ağzıyla konuşmak ve öyle düşünmek diye bir şey var. Gençler bunu yaşamalı.

Fotoğraflar: Ferhat Zupceviç