21 Mayıs 2024, Salı Gazete Oksijen
27.01.2023 04:39

Baba kız Kıraçların miras davası

Başta Karsan olmak üzere çok sayıda şirketi bünyesinde bulunduran Kıraça Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, iki yıl önce vefat eden eşi Suna Kıraç’ın mirası nedeniyle kızı İpek Kıraç’a dava açtı

Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından İnan Kıraç, 2020 yılında vefat eden eşi Suna Kıraç’ın mirası nedeniyle kızı İpek Kıraç’a dava açtı. İnan Kıraç, Suna Kıraç’ın vasiyetnamesiyle kızı İpek Kıraç’a intikal eden Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin yüzde 20.13 hissesine tedbir konulmasını istedi ve tamamı İpek Kıraç’ın mülkiyetine geçen hisse senetlerinin Medeni Kanun uyarınca yüzde 25’inin kendi adına tescil edilmesini talep etti. İstanbul Anadolu Adliyesi 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada, hakim tedbir talebini kabul etti. Dava aynı mahkemede görülmeye devam edilecek.
İnan Kıraç’ın merhum eşi Suna Kıraç, Koç Holding kurucusu Vehbi Koç’un 4 çocuğunun en küçüğüydü. Suna Kıraç, büyük kardeşleri Semahat Arsel, Rahmi M. Koç ve Sevgi Gönül ile birlikte uzun yıllar Koç Topluluğu şirketlerinde yöneticilik yaptı.
1967’de İnan Kıraç ile evlenen Suna Kıraç, 2000 yılında ALS hastalığına yakalandı. Rahatsızlığının ilk yıllarında holdingdeki görevlerini sürdüren Kıraç, hastalığının ağırlaşmasıyla aktif iş hayatından çekildi ve evinde tedavi görmeye başladı. Suna Kıraç 15 Eylül 2020’de 79 yaşında hayatını kaybetti.
Suna Kıraç, rahatsızlanmasından yıllar önce 8 Temmuz 1992 tarihinde hazırladığı vasiyetnamesini Kadıköy 4. Noterliği’nde 6074 yevmiye numarası ile kayıt altına aldırmıştı. Vefatının ardından 7 Ekim 2020’de “atanmış mirasçılık belgesi verilmesi talebiyle” vasiyetname İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunuldu.
İnan Kıraç’ın dava konusu ettiği vasiyetnamede şu ifadeler yer alıyordu: “Bundan evvelki bütün vasiyetnamelerimden rücu ediyorum. Hepsi hükümsüz. Terekemde zuhur edecek Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’deki hisselerimin tamamını kızım İpek Kıraç’a bırakıyorum. Terekemde zuhur edecek diğer bütün değerler yasal esaslara göre kanuni mirasçılarıma intikal edecektir. Son arzularım budur.”
Mahkeme, bir gün sonra 7 Ekim 2020’de verdiği kararla “Mirasçıların İnan ve İpek Kıraç olduğunu, süresi içinde itiraza uğramamış olduğu anlaşıldığından kararın kesinleştiği” belirtildi. Ayrıca “İpek Kıraç’ın atanmış mirasçısı olduğu, hak sahibi başkaca atanmış mirasçı olmadığı ve ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklı kalmak üzere işbu mirasçılık belgesi verilmesine karar verildiği” ifade edildi.

İlk paylaşım nasıl oldu?

Türk Medeni Kanunu’na göre çocuk sahibi eşlerden birinin vefatı halinde, mirasın yüzde 75’i çocuklara, yüzde 25’i ise eşlere kalıyor. Suna-İnan Kıraç’ın tek çocukları İpek Kıraç olduğu için Suna Kıraç’ın mirasında İpek Kıraç yüzde 75, İnan Kıraç ise yüzde 25 pay hakkına sahip. Ancak Suna Kıraç, kayıt altına aldığı vasiyetnamesiyle Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’deki hisselerinin tamamının kızı İpek Kıraç’a bırakılmasını isterken, kalan tüm mallarının kanunun öngördüğü oranlar olan yüzde 75/25 nispetinde paylaşılmasını vasiyet ediyor.
Buna göre, Suna Kıraç’ın Temel Ticaret ve Yatırım AŞ hisselerinin tamamı İpek Kıraç’ın olurken, sahip olduğu diğer tüm hisse senetleri, nakit varlıklar ve gayrimenkullerin dörtte üçü yine kızı İpek Kıraç’ın dörtte biri ise eşi İnan Kıraç’ın mülkiyetine geçiyor. 

Peki bu Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin önemi ne? 

1937’de Vehbi Koç tarafından kurulan Temel Ticaret ve Yatırım AŞ, aslında Koç Holding’in sahibi olan şirket. KAP’a bildirilen 30 Eylül 2022 tarihli son faaliyet raporuna göre Koç Holding’in yüzde 43.65 hissesi Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’ye ait. Sahibi olduğu A grubu imtiyazlı hisseler kanalıyla Temel Ticaret ve Yatırım AŞ, Koç Holding’de yüzde 55.55 oranında oy hakkına sahip.
Mahkemeye sunulan belgelere göre vefat tarihinde Suna Kıraç’ın Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’de yüzde 20.13 hissesi bulunuyordu. Şirketin diğer hissedarları ise Rahmi M. Koç, Semahat Arsel, Ömer Koç, Ali Koç ile merhum Mustafa Koç’un mirasçıları olan eşi Caroline Koç ile çocukları Esra ve Aylin Koç. 
Çarşamba günü öğleden sonraki borsa değerlerine göre Koç Holding’in piyasa değeri 203 milyar TL. Bunun yüzde 43.65’i olan 88.7 milyar TL değerindeki hisseler Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’ye ait. Suna Kıraç’ın miras bıraktığı yüzde 20.13 oranındaki Temel Ticaret ve Yatırım payı içinde sadece Koç Holding hisselerinin değeri yaklaşık 17.7 milyar TL’yi buluyor.
Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin Arçelik’teki yüzde 2.75 (2.12 milyar TL), Ford Otosan’daki yüzde 0.67 paylarıyla (1.19 milyar TL) birlikte diğer grup şirketlerindeki azınlık hisseleri ile menkul ve gayrimenkulleri hesaba katıldığında Suna Kıraç’ın şirketteki yüzde 20.13 payınının değerinin daha da yüksek olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Sadece Koç Holding, Arçelik ve Ford Otosan’daki ortaklıklarının değeri 18.5 milyar lirayı bulan Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’deki hisseler İnan ve İpek Kıraç arasında kanunun öngördüğü şekilde paylaşılsaydı, bugünkü değerlerle İpek Kıraç’ın payına 13 milyar 875 milyon TL, İnan Kıraç’ın payına ise 4 milyar 625 milyon TL düşecekti. Vasiyetname uyarınca bu değerin tamamı İpek Kıraç’ın mülkiyetine geçti. İnan Kıraç “hukuki dayanaktan yoksun atanmış mirasçılık belgesinin iptali” istemiyle açtığı davada değeri 20 milyar TL’nin üzerinde olan hisselerin Medeni Kanun’a göre dörtte birini talep ediyor.

İnan Kıraç’ın itiraz noktaları

İnan Kıraç’ın avukatları Mehmet İpek, Ulaş Özkan, Mertcan İpek, Deniz Onat Karagülle ve Begüm Sıla Burak, 11 Ocak 2023 tarihinde İstanbul Anadolu Adliyesi’ne verdikleri dilekçede, öncelikle Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin yüzde 20.13 hissesine tedbir konmasını, ardından İpek Kıraç adına düzenlenmiş atanmış mirasçılık belgesinin iptaliyle söz konusu hisselerin yüzde 75’inin İpek Kıraç, yüzde 25’inin İnan Kıraç’ın mülkiyetine geçecek şekilde mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep ettiler. İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2023/28 Esas No.’yla açılan davada İnan Kıraç’ın avukatları şu gerekçeleri öne sürdüler:
∙Huzurdaki dava ile iptali istenen atanmış mirasçılık belgesi hukuki dayanaktan yoksundur ve okunan vasiyetname içeriğine de aykırıdır. Türk Medeni Kanunu’nun “Mirasçı Atama” başlıklı 516. maddesi “Miras bırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir. Bir kişinin mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarruf mirasçı ataması sayılır” hükmünü içermektedir.
∙ Yine Türk Medeni Kanunu’nun “Belirli Mal Bırakma” başlıklı 517. maddesi “Miras bırakan, bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabilir…” hükmünü içermektedir.
∙ Vasiyetnamenin açılması sonrasında düzenlenen mirasçılık belgesinde, hatalı olarak mirasçılardan İpek Kıraç’ın tek atanmış mirasçı olduğu iddia olunmuştur. Ancak İpek Kıraç tüm tereke üzerinde hak sahibi olarak atanmamıştır, tereke üzerinde İpek Kıraç’ın 3/4, İnan Kıraç’ın ise 1/4 miras hakkı bulunmaktadır.
∙ Yalnızca Temel Ticaret ve Yatırım AŞ hisseleri okunan vasiyetname ile İpek Kıraç’a bırakılmıştır. Muris Suna Kıraç’ın terekesi tespit olunmamış olsa da, Suna Kıraç’ın terekesinde anılan şirket dışında Türkiye’nin ve dünyanın en büyük şirketlerinden Koç Holding AŞ’deki iştiraklerinin hisseleri, taşınır ve taşınmaz mal varlıkları bulunduğu izahtan varestedir.
∙ Dolasıyıyla İpek Kıraç, lehine yapılan vasiyet ile mirasçı olarak atanmamış olup, vasiyet alacaklısı olarak cüz’i halef kılınmıştır. Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 07.10.2020 tarihli kararı bu itibarla hatalı olup, süre sınırlamasına bağlı olunmaksızın bu kararın iptali mümkündür.
∙ Nitekim, aile ve miras hukuku alanında uzmanlığı bulunan Prof. Dr. Şükran Şıpka tarafından tanzim olunan 23.11.2022 tarihli uzman görüşünde açıkça, “Miras bırakanın İpek Kıraç lehine yapmış olduğu tasarrufun, mahkeme tarafından MİRASÇI ATAMA olarak belirlenmiş olması ve bu doğrultuda kendisine mirasçılık belgesi verilmesinin, miras hukukunun temel ilkelerine göre hukuka aykırı olduğu kanaatindeyim” şeklinde bu husus tespit olunmuştur.
Bir başka mütalaa ve iki Yargıtay kararının da eklendiği dava dilekçesi yine Prof. Dr. Şükran Şıpka’nın mütalaasından bölümlerle şöyle devam ediyor:
∙ “Vasiyet alacağı, kişiye sadece bir talep hakkı vermekte olup, vasiyetnamenin açılıp okunması ve tarafların itiraz etmeden kesinleşmesi durumunda, diğer mirasçılara karşı bir talep yetkisi doğar… Vasiyet alacaklısı kendisine vasiyet edilen şey üzerindeki mülkiyet hakkını, ancak bu vasiyetin yerine getirilmesi (tenfizi) yoluyla kazanır.”
∙ Dilekçede Medeni Kanun’un 519. maddesinin “Mirasçının saklı payını zedeleyen vasiyetnameler kayıtsız, koşulsuz tenkise tabidir” hükmünü hatırlatan avukatlar şöyle devam etti:
∙ Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin değeri göz önüne alındığında İpek Kıraç’ın vasiyetname alacağının tenfizini talep etmesi durumunda, müvekkilimiz İnan Kıraç’ın 1/4’lük saklı payının zedeleneceği izahtan varestedir. Vasiyetnamenin tenfizinin talep edilmesi halinde, müvekkilimiz tarafından tenkis def’i ileri sürülebilecektir.
∙ Sayın mahkemenizin malumu olduğu üzere, tenkis talebini sadece saklı paylı mirasçılar, yani miras bırakının alt soyu, ana-babası ve eşi ileri sürebilir. Kanuna göre sağ kalan eşin saklı payı belirlenirken, hangi zümre ile beraber mirasçı olduğu dikkate alınmalıdır. Eğer ki sağ kalan eş, alt soy ile birlikte mirasçı olmuşsa saklı pay oranı, yasal miras payının tamamı yani terekenin 1/4’üdür.
∙ Dilekçenin devamında “Vasiyetnamenin İnan Kıraç’ın saklı payına tecavüz eder nitelikte olduğu” ve tenkis talebinde bulunma hakkı bulunduğu iddia edilerek Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin 2020 yılına ait karından muris Suna Kıraç’ın payına düşen hisselere 69 milyon 93 bin TL temettü ödendiği belirtildi. Bu yüksek tutarın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun atanmış mirasçılık belgesiyle davalı İpek Kıraç’a ödendiği belirtilen dilekçede, telafisi imkansız zararların önlenmesi için Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin yüzde 20.13 hissesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunuldu. Bu taleple ilgili olarak Dr. Furkan Olgaç’ın “Atanmış Mirasçılık Belgesi ve Vasiyet Alacaklısı Belgesi” başlıklı makalesi dilekçeye eklendi.
∙ Avukatlar dilekçenin sonunda ihtiyati tedbir kararına ek olarak, İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 07.10.2020 tarihli atanmış mirasçılık belgesinin iptalini ve hukuka uygun miras payları dikkate alınarak mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep ettiler.

Tedbir talebi kabul edildi

Dilekçeden bir gün sonra 12 Ocak 2023 günü İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada Hakim Tuba Karakuş “ihtiyati tedbir talebinin 1 milyon TL teminat karşılığında kabulüne” karar verdi. Temel Ticaret ve Yatırım AŞ ile önceki kararların alındığı mahkemelerden dava dosyalarını talep eden hakim, ön inceleme tahkikat oturumunun 12 Nisan’da yapılması hükmünü verdi. Dava dosyasına göre, özel bir bankadan alınan 1 milyon TL’lik teminat mektubunu mahkemeye sunan İnan Kıraç’ın avukatları, şu andaki değeri 21 milyar TL’nin üzerinde olan Temel Ticaret ve Yatırım AŞ hisselerine ihtiyati tedbir getirilmesini sağladılar.

Suna ve İnan Kıraç çifti, İpek’i 4 aylıkken evlat edinmişti.

İpek’si yaşam 

Suna Kıraç Türkiye’de iş dünyasının simge kadınlarından biriydi. 1963 yılında iş yaşamına atıldı ve 1967’de Koç Holding’in 5 yönetim kurulu üyesinden biri oldu. Vehbi Koç ve Sadberk Koç’un en son çocuğu olarak dünyaya gelen Suna Kıraç, Koç Holding’in ana sanayiye geçişinde ve kurumsallaşmasında aktif rol üstlendi. 2000 yılında ALS hastalığına yakalandı. 2020 yılında ise hayata veda etti.
Rıdvan Akar tarafından kaleme alınan “Ömrümden Uzun İdeallerim Var” adlı kitabında Suna Kıraç’ın yaşam öyküsü, Koç Holding çatısı altında attığı yenilikçi adımlar, İnan Kıraç ile evliliği, İpek Kıraç’ın hayatlarına katılışı ve Türkiye’nin kalkınması için eğitim ve sağlık alanında yaptıkları anlatılır.
Kitapta “İpek’si yaşam” başlığı altında İpek Kıraç’ın aileye katılışı anlatılıyor:
“Evliliğimizin ilk 15 yılında çocuğumuz olmadı. Doktorlar her ikimizde de kusur bulamadı. Benim çok yoğun ve stresli çalışma hayatımın çocuğumuzun olmamasında etkili olduğu söylendi. Günde abartısız 18 saat çalışıyordum. Bir gün yataktan kalktım ve “Çocuğum olsun istiyorum” dedim. İnan da bana “Adı İpek olsun” dedi. Çocuk Esirgeme Kurumu ile görüştük. 4 aylık İpek’i kucağıma aldığımda onun sıcaklığı ve ilk bakışmamız olağanüstü bir andı. İpek evimize geldikten sonra evde bir bayram havası esti. İpek’le birlikte tüm hayatımız değişti. İpek, ipek gibi değildi. Güçlü bir karakteri ve dayanıklı bir yapısı vardı…” 

Oksijen’in notu 

İnan Kıraç’ın dava konusu ettiği Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’de 11 Ekim 2022’de önemli bir değişiklik oldu. Temel Ticaret ve Yatırım AŞ, yüzde 100 oranında sahibi olduğu Family Danışmanlık Gayrimenkul ve Ticaret AŞ adında bir şirket kurdu. Daha sonra Temel Ticaret ve Yatırım’ın Koç Holding’de sahip olduğu yüzde 43.65 oranındaki hisse “kısmi bölünme yoluyla” Family Danışmanlık’a devredildi. Bu işlem nedeniyle Koç Holding’in nihai sahipliğinde değişim olmadı. Yani bu hisse devri davayı etkilemiyor.

5 Nisan 2022 tarihli Genel Kurul tutanaklarına göre Temel Ticaret ve Yatırım AŞ’nin tamamı ödenmiş sermayesi 310 milyon 615 bin 389 TL. Şirket yasal kayıtlara göre 980.7 milyon TL’lik karının 524 milyon 940 bin TL’sini ortaklarına temettü olarak dağıttı. İpek Kıraç yüzde 20.13’lük hissesi karşılığında 105 milyon 662 bin TL temettü aldı. Genel Kurul’da Rahmi M. Koç, Semahat Arsel, Ömer Koç, Ali Koç, Caroline Koç ve İpek Kıraç 1 yıllığına şirket yönetim kurulu üyesi olarak seçildi. İpek Kıraç aynı zamanda Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi.