25 Eylül 2022, Pazar
18.03.2022 04:30

Selçuk Demirel İstanbul’u ‘dinlerse’

Uluslararası sanatçı Selçuk Demirel’in yeni kitabı Birdenbire İstanbul, Galata, Boğaziçi, Galata Kulesi ve diğer bütün güzellikleriyle şiir kent İstanbul’a adanmış bir çalışma

Çizer/ Düşünür Selçuk Demirel’in desenleri çizimin şiir, şiirin çizimlere dönüştüğü, her bir fırça darbesinin bazen ince bir espriye bazense ciltler dolusu felsefe kitaplarının soramadığı soru işaretlerine evrildiği bir alemi serer önümüze” demiştim, bundan birkaç ay önce kendisiyle yaptığım röportajda. Demirel, bir kez daha şiir ve edebiyatla resmin ve çizgilerin buluştuğu yeni bir kitapla çıktı karşımıza. Birdenbire İstanbul (YKY), Selçuk Demirel’in çizimlerinde her zaman ayrı bir yeri olan İstanbul’u şairler ve edebiyatçılar eşliğinde dolaşmak isteyenler için, tam bir edebi ve görsel şölen vadediyor. Demirel bu kitabında Orhan Veli misali adeta İstanbul’u “dinleyip”, “duyduklarını” çizimlere dönüştürüyor. Biz de sanatçıdan yeni kitabını dinledik.

Birdenbire İstanbul, “birdenbire” nasıl doğdu? Yoksa bu uzun döneme yayılan bir çalışma mı?

Birdenbire İstanbul kitabındaki resimler yılların birikimi. Biriken bu İstanbul resimlerimi bir kitaba dönüştürme fikri ise 3-4 yıldır kafamda bir biçim almaya çalışıyordu. 2020 yazım İstanbul üzerine yazılmış yazılar, kitaplar ve şiirler okumakla geçti. Bu okuma benim kendi kütüphanemdeki kitaplarla sınırlı kaldı. Bu yüzden kitap için aldığım metinler kendi kişisel seçimimdir. Hem keyfi hem de keyifli bir okuma oldu. 

İstanbul tutkunu büyük şairler

Çizimlerinizden ve onlara eşlik eden edebiyatçıların hikayesinden de biraz bahsedebilir misiniz?

İlhan Berk’in Pera ve Galata kitapları, Murat Belge’nin İstanbul Rehberi, 19. yüzyılda İstanbul’dan geçmiş Fransız yazarları Nerval, Flaubert ve Theophile Gautier, Tanpınar’ın 5 Şehir kitabındaki İstanbul; İstanbul’u başka türlü keşfetmeme çok yardımcı oldu. Bu okumalarıma İstanbul tutkunu şairleri de eklemeliyim, onlarsız olmazdı bu kitap. Orhan Veli, Edip Cansever, Turgut Uyar, Oktay Rifat, Bedri Rahmi… Kitabın adını Ece Ayhan’ın bir şiirinde buldum “…yahu İstanbul bu yahu neden birdenbire İstanbul bu…”

Sait Faik’in 17 yaşındayken gittiği (1923) Grenoble şehrinden İstanbul’a özlem dolu kısa metnini kitabın girişine “sanki” bu kitap için yazılmış bir sunuş yazısı gibi aldım. Sait Faik’in Bir Başka İstanbul yazısı bir şehir uzaktan nasıl bu kadar sevilip özlenebilirin yazısı olmuş. “Gözüm yaşardı. O zaman anladım ki hayallerimizin İstanbul’u hakikisinden daha çok güzeldir.” Kitapta olmasını istediğim bir-iki şairin varislerinden izin almak mümkün olmadı.

Kitapta 65 tane resim var. Bu resimler için metinleri seçmek uzun bir zaman aldı. Metin ve resimleri bir araya getirip bir kitaba dönüştürmek işin en zor yanıydı. Bu, iki ayrı koldan gelen iki nehrin bir tek nehre dönüşüp tek bir koldan denize ulaşması gibi bir şey. Bu kitap bir antoloji değil.

İstanbul sizin için ne ifade ediyor? Onu uzaktan Paris’ten resimlemek İstanbul’dan resimlemeye nazaran nasıl farklı bir boyut katıyor? 

Bir kenti sadece sokakları, tarihi yapıları, mimarisi, barları, restoranları için de sevebiliriz ama eğer bir kentte üstelik dostlarınız, eski, yeni sevgilileriniz, o kente dair anılarınız varsa, o şehir çok daha önemli bir şehir olur sizin için. İstanbul benim için sadece Boğaz’ın ve manzaranın güzelliğinden daha fazla şey ifade ediyor. Bir ağacının kesilmemesi için baş kaldırdığı için de önemsiyorum İstanbul’u. Bütün çevre katliamına rağmen hala ayakta ve bir dünya şehri olmayı sürdürdüğü için de seviyor ve özlüyorum İstanbul’u. 

Birdenbire İstanbul/ Selçuk Demirel / Yapı Kredi Yayınları/ 132 Sayfa