Annie Ernaux, 2022’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığında Nobel Komitesi “Kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetme cesaretinden ötürü” diyerek Ernaux’nun eserlerini onurlandırmıştı. 1940 doğumlu Ernaux, Fransa’da işçi sınıfına mensup bir ailenin kızı olarak hayatına başladı. Romanlarında kişisel deneyimlerini, toplumsal, siyasi, kültürel olaylarla birleştirip şahsına münhasır bir üslup yarattı. Türk okurları da Ernaux’yu çok sevdi, onun kısa, yalın ama sarsıcı anlatımı hem okurları hem de biz yazarları derinden etkiledi. Yalın Tutku romanı gündemde en çok tartışmaya sebebiyet veren romanı oldu. Hepimiz, bir evin içine sıkışmış, tutkuyla evli aşığını bekleyen o kadının korkusuz ve çıplak anlatımına hayran kaldık. Ve diğer romanları güçlü ve sarsıcıydı. Kızın Hikâyesi, Boş Dolaplar, Seneler, Olay, Genç Adam… Her birini aynı iştiyakla okuduk. Ernaux, kişisel hafızasının köküne iniyor, toplumsal yasakların sınırlarını zorluyordu.
09.01.2026 04:30
Yazmanın en çıplak hali
Annie Ernaux’nun dilimize en son kazandırılan metni Karanlık Atölye, yazarın romanlarını yazma sürecini anlattığı günlüklerine ve yazı yazmanın mutfağına odaklanıyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Kadınlık sarmalı
02 Ocak 2026
Kaçış, bir varış mıdır?
26 Aralık 2025
Kıskançlık mı sevgi mi?
12 Aralık 2025
Kadının sessiz direnişi
05 Aralık 2025
Müziğin sessizliği, sessizliğin müziği
Tüm Yazıları
28 Kasım 2025