01 Nisan 2023, Cumartesi
10.02.2023 04:30

Teknolojik deprem çantası

Teknoloji ve trendlerin tetiklediği değişim ve dönüşümleri takip eden biri olarak her vesilede yeniden şahit olduğum bir açmaz var. “Bizim gibi” ülkelerde işler iyi giderken kimsenin eli zorlu zamanlara yönelik tedbirlere gitmez. Zorlu zamanlardaysa can derdine düşülür; tedbirler, düzenlemeler, yatırımlar ötelere itelenir. Ticari ekseninde şirketler batar, sektörler ezilir. Beşeri eksenindeyse ufuk daralır, zihinler körelir, sorunlar iyice içinden çıkılmaz hale gelir.

6 Şubat tarihinde gerçekleşen Gaziantep - Kahramanmaraş depremlerini yurt dışı seyahatindeyken sosyal medyadan öğrendim. Türkiye’nin mutat sarsıntılarından biri olmadığını anlamak sadece birkaç saniye sürdü. Devamı çoğunuzun hisleri ve düşüncelerinize benzer.

Doğal afetlerde temel beklenti “ölmemek”. Ancak “hayatta kalmak” da ayrı bir mücadele gerektiriyor

Bütün şiddetiyle yaşadığım ve bazı yakınlarımı kaybettiğim Marmara depremini hatırladım. Aradan geçen onca zamanın, söylemin ve düzenlemenin neredeyse hiçbir şeye yaramadığını görüp mahsunlaştım. Geri sayımda finale yaklaşan ve daha şimdiden “İstanbul Depremi” olarak zihinlerimizdeki yerini hazırlayan o kaçınılmaz vakitte başımıza gelebilecekleri düşünüp hayıflandım.

Her şeyin tel tel, lime lime dökülmesini seyrederken düşündüm; bunlar neden yaşandı? Hepimizin bildiği ama gereğini yapmaya bir türlü elinin varmadığı uzun bir listenin inkarından ötürü. Günü kurtarma telaşıyla yaşanan bir ömrün bir türlü doğru şekilde sıralayamadığı öncelikler yüzünden. Her şeyin nasıl yapılması gerektiğini bilirken, yapmamaya yönelik bahaneler ve vesileler üzerine harcanan enerji sebebiyle.

Kusur çok, sorumlu yok

Şu satırları yazarken temel ekonomik verilerine dahi şüpheyle baktığımız bir yapının ağzından çıkacak sözlere bakar haldeydik. Duyduklarımız bir şey ifade etmekten uzak. Bir rock yıldızı, ülkenin bütün kişi ve kurumlarının toplamına denk bir güven ve itibara kavuşmuş. Neden olmuş, nasıl olmuş diye soran; bundan utanan yok. Koskoca bir devlet, bütün plansızlığı ve koordinasyonsuzluğuyla aranan günah keçisi rolünü havada kapmış. Yer bilimcilerin senelerdir “geliyor” diye feryat ettiği ve nihayetinde 130 atom bombasına denk bir güçle gelen doğa olayını HAARP gibi ilgisiz-alakasız komplo teorilerine meze yaparak kusur ve sorumluluklarımıza sırt çevirenler dahi var.

Depremi engellemek elbette mümkün değil. Fakat sebep olacaklarını önlemek ve sonrasını yönetmek pekala mümkün. Fakat gelin itiraf edelim; hazırlıksızlığı ve iş bilmezliğiyle kişi ve kurumları yerden yere vururken, geçtim sigortayı; belki hiçbirimizin evinde bir deprem çantası dahi yoktu.

Teknolojiyle kesişen birkaç ayrıntıyı not ederek kapatalım:

Böylesi durumlarda resmi kurumların ve kaynakların bilgilerine itibar edilmesi salık veriliyor. Ancak bu yaklaşım sadece o kurumlar işe yarar bilgiler paylaştığında geçerli. Kamu iletişimi yerini propagandaya bıraktığı için resmi kaynaklardan yana beklentiyi düşük tutmak gerekiyor.

Toplumsal olaylarda sosyal medyanın harareti iyice artıyor. İyi niyetli bir çaba yürütürken “mezenformasyon” denen “yanlış bir bilginin yayılmasına istemeden katkı sunma” aracı olmayın. Karşınıza çıkan içerikleri paylaşmadan önce mümkünse Doğruluk Payı, Teyit.org, Malumatfuruş gibi sağlama hizmetlerinden doğrulatmaya çalışın. Bu sitelerin arşivleri dahi ne kadar çok sayıda yanlış bilgiyle zehirlendiğimizi ortaya koymak adına ibretlik.

Gündelik pratiklerimizde yer almadığından çoğumuz bağış, yardım ve katkı yöntemlerine yabancıyız. Oysa nereye, ne zaman, neyin bağışlanacağı dahi deneyimden beslenen hayati bir ayrıntı. Bu arayışa yönelik güncel veriler ve yönlendirmeler içeren Ahbap, İhtiyaç Haritası, Afet Haritası, DepremIO gibi gönüllü sivil çabalara mutlaka göz atın.

Cep telefonları dahil, hala tamamına yakını karasal altyapılar üstünden yürüyen iletişimin sürekliliği doğal afetlerde hiç olmadığı kadar önem taşıyor. Mobil baz istasyonlarının sevkiyatının bile zorlaşacağını unutmayarak telefonunuzda baz istasyonuna bağlı kalmadan (bluetooth ve wifi üzerinden) iletişim kurmanızı sağlayan BridgeFly ve Berty benzeri uygulamalar bulundurun.

Güvenlik amacıyla kripto varlıklarınızı soğuk (fiziki) cüzdanlarda taşıyorsanız onu göçük altında kalmayacak bir çatının altında sakladığınıza emin olun.

Şarj ihtiyaçlarınız için mutlaka bir taşınabilir pili (powerbank) “dolu halde” bulundurun. Hatta mümkünse üstünde güneş paneli olan ve kendi kendini şarj edenlerinden edinin. Benzer amaçlarla satılan; A4 boyutunda mobil güneş enerji panelleri de isabetli bir yatırım olacaktır.

Yukarıda bahsettiğim hizmet ve uygulamaların adreslerinin sayfadaki karekodun ucunda olduğunu da hatırlatmış olayım. 

Mobil ödeme hizmetlerinin yıllık cirosu 1 trilyon doları geçti

• Suudi Arabistan İletişim ve Enformasyon Teknolojileri Bakanı Abdullah Alswaha, aralarında ABD merkezli teknoloji devlerinin de yer aldığı bir dizi şirketin ülkesine 9 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını açıkladı. Bu tutarın 2,1 milyar doları Microsoft, 1,5 milyar doları ise Oracle imzasını taşıyor.
• Apple CEO’su Tim Cook, şirket paydaşlarıyla gerçekleştirilen bir toplantıda “iPhone fiyatlarının artması sürdürülebilir bir strateji mi?” sorusunu “Fiyat mesele değil. Hatta kullanıcılar aslında daha da fazla harcamaya ikna edilebilir” şeklinde yanıtladı. Sonbaharda piyasaya sürülmesi beklenen iPhone 15 ile birlikte bu strateji kapsamında “iPhone Ultra” adlı yeni bir üst seviye model bulunacağı iddia ediliyor.
• Elon Musk’ın satın almasının ardından büyük bir kampanyayla hayata geçirilen “ücretli Twitter aboneliği” pilot olarak başladığı ABD’de 2 ayda sadece 180 bin kullanıcıya ulaşabildi. Bu sayı ülkedeki Twitter kullanıcısının yüzde 0,2’sine denk geliyor.
• İletişim dünyasının en saygın küresel çatı kuruluşu GSMA’in yayınladığı “Mobil Para” raporuna göre mobil elektronik ödeme hizmetleri sektörünün cirosu bir önceki yıla kıyasla yüzde 31 artarak 1 trilyon dolara ulaştı.
• Microsoft sahibi olduğu Bing adlı arama motorunda ChatGPT desteğini başlattı. Bu sayede istediğiniz taktirde yaptığınız aramanın yanıtını sonuçlar arasından ayıklamak yerine doğrudan yapay zekaya sorabiliyorsunuz. Aynı özellik birkaç hafta içinde Google’a da gelecek.
• 100 milyon kullanıcıya 2 aydan kısa sürede ulaşarak tarihin en hızlı yayılan uygulaması olan yapay zeka botu ChatGPT’nin yöneticilerinden Mira Muratti, gördükleri ilginin kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu belirtti. İlginç bir ayrıntı olarak yönetim ekibi hizmeti henüz yeterince kusursuz bulmadığı için halka açıp açmama konusunda aralarında uzun süre tartışmış.
• 2018’de kurulan Runway adlı girişim, üretken yapay zeka modeli “Stable Diffusion” ile açıklama metinlerinden resimler oluşturarak geçtiğimiz yıla damga vurmuştu. Şirket bu sefer rekabeti farklı bir safhaya taşıyarak video kayıtlarını istenen şekilde değiştirip yeni videolar üreten Gen-1 adlı çözümünü tanıttı.
• Video yayın platformu Twitch’te gösterime giren ve senaryosu yapay zeka tarafından yazılan bir Seinfeld parodisi, transfobik unsurlar içermesi sebebiyle durduruldu. Geçtiğimiz aralık ayından beri 24 saat kesintisiz yayınlanan “Nothing, Forever,” adlı yayın, OpenAI’ın metin üretim aracı GPT-3 tarafından yazılıyordu.
• Bu hafta tanıtılan Jet Shark adlı deniz aracı hem su üstünde hem de su altında seyir seçeneğiyle sıra dışı bir deniz keyfi sunuyor. 6 metre uzunluğundaki Jet Shark 4 yolcu kapasitesine sahip. Gücünü 420 beygir güç üreten Kodiak Marine motorundan alıyor. 2024 yılında satışa sunulacak Jet Shark’ın fiyatının 250 bin ile 300 bin dolar arasında olması bekleniyor.

Jet Shark

• Değeri dolar ve euro gibi itibari (fiat) para birimlerine sabitlenen USDT, EUROC türü kripto paralara “stablecoin” adı veriliyor. “Merkez bankalarının merkez bankası” olarak adlandırılan BIS, bu stablecoin’leri küresel ölçekte izleme ve denetlemeye yönelik geliştirdiği sistemi bu hafta denemeye başladı.
• Dijital pound için çalışmalarını sürdüren Britanya Merkez Bankası, bu sisteme geçildikten sonra vatandaşların en fazla 10 bin dijital pound sahibi olabileceğini açıkladı. Bu limitin 20 bin pound olma ihtimali de söz konusu. Sınırlamaya gerekçe olarak olası risklerin yaratacağı hasarın düşük tutulabilmesi gösterildi.
• NASA, Perseverance adlı aracıyla Mars’tan topladığı örnekleri inceleyecek özel bir tesisin inşasına hazırlanıyor. 2033 yılında tamamlanacak yapı Dünya dışında bir gezegenden örneklerin incelendiği ilk yer olma unvanı da kazanacak.