24 Haziran 2024, Pazartesi Gazete Oksijen
10.02.2023 04:30

“Beyin cerrahisi felsefe ve sanatı kapsayan bir branştır”

Neşterden Keskin Kalem, beyin cerrahı Prof. Dr. Cengiz Kuday’ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan yazı ve söyleşilerini bir araya getiriyor

Dünyanın sayılı beyin cerrahlarından “hocaların hocası” Prof. Dr. Cengiz Kuday’ın hayata, geçmişe, geleceğe bakışı, mesleğine dair ipuçları ve güncel olaylarla ilgili yorumlarını paylaştığı kitabı Neşterden Keskin Kalem, bilimin tarih, felsefe, din ve sanatla ilişkisine dair bir rehber niteliği taşıyor. Kuday’la kitaba ve cerrahiye dair sohbet ettik.

Murat Kaycı

Neşterden Keskin Kalem’in fikri nasıl doğdu?
Son 20 yılda dünyada ve ülkemizde yaşadıklarımızı kendi bakış açımla yorumladığım yazıları bir araya topladım. Kitabın editörü ile hem cerrahın hem de yazarın değişmeyen enstrümanları nedir diye düşünürken bu enstrümanları bir araya getirince kitabımın ismi de ortaya çıktı.

“Cerrahlık sıfır hata ile kusursuz müdahale etme becerisidir”

Sayısız hastanın ardından bugün hâlâ beyin bir mucizedir diyorsunuz. Peki mucizenin ne kadarını çözebildik?
Beyin, Leonardo Da Vinci’nin tabiriyle, Tanrı’nın yarattığı en güzel mücevherdir. Hatta tarihte bazı medeniyetlerde kutsal bir organ olarak kabul edildiği için uzun yıllar insan beynine hiç müdahale edilmemiş. Dünyada kaç insan yaşıyorsa o kadar farklı beyin var. O yüzden her hastanın beyin rahatsızlıklarına karşı reaksiyonları değişkenlik gösterir. Bilimsel olarak bizler beynin çok azını biliyoruz ve bu sebepten bugün bile ameliyat sonrasında bazı vakalarda karmaşık sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyoruz.

“Cerrah her şeyi bilmelidir” diyorsunuz. Bir hekim kendini entelektüel olarak nasıl besler?
Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır sözü bizim mesleğimizde asla ve asla geçerli değildir. Eğer bu işi yapıyorsan bilmek zorundasın. Cerrahlık, bilimin sanat ve etik ile buluştuğu doruk noktasıdır. Hastayla veya hastalıklarla ilgili beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında saniyeler içinde tepki verebilme ve sıfır hata ile kusursuz müdahale etme becerisidir. Beyin cerrahisi, sadece tıbbi değil aynı zamanda tarih, felsefe, sanat ve din gibi konuları da kapsayan bir branş. Bir cerrah, hangi dinden olursa olsun aynı siperdeki askerin yaptığı gibi zorluklarla karşılaştığında yeri geldiğinde Tanrı’dan yardım ister. İşte o yüzden beyin cerrahı kendini tıbbın dışında tarih, felsefe, din ve sanat konularında da mutlaka ama mutlaka güncel tutmalıdır. Ben de bunu elimden geldiğince sürekli okuyarak, sürekli çalışarak gerçekleştirmeye çalışıyorum.

Pandemi dönemi hekimler için çok zorlayıcıydı, bu konudaki düşüncelerinizi merak ediyorum. 
Türk hekimleri, cumhuriyetin ilk yıllarında çok zor şartlar altında ve kısıtlı olanaklarla çalışarak halkı kırıp geçiren birçok hastalığın etkisini en aza indirmeyi başardılar. Bugün insanoğlunun karşılaştığı en tehlikeli hastalıklardan biri olan COVID-19 ile mücadele eden yeni nesil Türk hekimleri de hocalarından aldıkları bu bayrağı devralıp hastalarına çare oldular. “Hiç kimse bu kadar az sayıda insana bu kadar borçlu kalmamıştır.” 2. Dünya Savaşı’nda İngiltere Başbakanı Churchill’in Kraliyet Hava Kuvvetleri için söylediği bu söz, bence bugün dünyadaki tüm hekimler için geçerlidir.

Bilim kurgu evreninde geçen romanlar, fantastik dünyaları tasvir eden hikâyelere büyük ilginiz olduğunu kitabınızdan öğreniyoruz...
1950’lerin sonundan itibaren piyasaya çıkan bilim kurgu kitaplarının çoğunu okuma fırsatım oldu. İlk okuduğum kitabın ismini bugün bile hatırlıyorum; Arthur Clarke imzalı Seyyareler Çarpışıyor. Düşünün o zamanlar yapay zekâ, teknoloji gibi şeylerin daha fikri bile ortada yokken bu konular ile ilgili bir bilim kurgu hikâyesi anlatan bir eser. Ayrıca Isaac Asimov’un Vakıf isimli kitabı da bilim kurgu alanında benim için çok değerli bir klasik eserdir. Bunun yanında ayrıca resimli romanlar arasından da yine 1950’li yıllarda yaratılmış olan Flash Gordon serisini çok beğenirim ve fırsat buldukça tekrar tekrar okurum. Bu kitaplarda yazılanların çoğu bugün hayatımızın bir parçası oldu. 

“Müzikte Mozart ne ise, cerrahide Gazi Yaşargil odur”

Gazi Yaşargil hocayı kitapta sık sık anıyorsunuz. İyi bir hekim olmak iyi bir usta olmayı da beraberinde getirir mi? 
Gazi Yaşargil dünyaca kabul edilmiş, gelmiş geçmiş en büyük beyin ve sinir cerrahıdır. Müzik alanında Mozart ya da Beethoven ne ise, bu alanda da Gazi Yaşargil odur. 1999’da Amerikan Beyin Cerrahları Kongresi’nde “yüzyılın cerrahı” seçilmesinin yanında yüzlerce orijinal bilimsel yayını ve bir o kadar da alet buluşu mevcut. Son 2 bin 500 yılda dünya tıp literatürüne katkıda bulunan en seçkin 50 tıp mensubu sıralandığında bu listede sadece iki tane doğu kökenli hekim var. Bunlardan biri İbn-i Sina diğeri Yaşargil’dir. Ondan çok şey öğrendik ve hâlâ öğreniyoruz. Hocamız bugün 97 yaşında ve bilimsel çalışmalarına devam ediyor.

Neşterden Keskin Kalem / Cengiz Kuday / Kırmızı Kedi / Derleme / 448 Sayfa