Hikaye 1966’da başlıyor. Türk Yurdu dergisinde ünlü sahaf ve yazma uzmanı Raif Yelkenci ile yapılan kısa bir söyleşide, dağınık yapraklar halindeki Yunus şiirlerinden söz ediliyor ve yanına bir görsel konuyor. Sonra yapraklar ortadan kayboluyor. Eksik kataloglama yüzünden yıllarca gözden kaçan nüshayı, Yunus Emre Divanı’nın eleştirel metnini hazırlayan Prof. Dr. M. Fatih Köksal tespit etti ve 2025’te bir bildiriyle duyurdu. Prof. Dr. Güler Doğan Averbek ise Yelkenci’nin evrakını incelerken sayfalarda sıkça geçen “Yunus Emre fermâyed” (Yunus Emre buyurur) başlıklarının peşine düştü. Köksal’ın bulduğu yazmanın, 1966’daki söyleşide sözü edilen kayıp nüsha olduğunu o fark etti. Yazma bugün Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’nde ve ilk izine o dergide rastlandığı için “Türk Yurdu Nüshası” adını aldı.
06.11.2026 04:30
Yunus Emre’nin yeni bulunan şiirleri
Yedi yüz yılı aşkın süre önce ölmüş bir şairin hâlâ yeni şiirleri çıkıyor. 2 Kasım‘da, yine böyle bir müjdeyle uyandık. Yunus Emre Divanı’nın altmış yıldır izi kaybolmuş bir nüshası bulundu ve içinden daha önce hiçbir yazmada görülmemiş dokuz Yunus şiiri çıktı
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Bu sadece Fransa’nın hikayesi değil
23 Ekim 2026
Edebiyat iyileştirir mi?
09 Ekim 2026
İletişim çağı iyi mi?
02 Ekim 2026
Fileden gelen aydınlık
Tüm Yazıları
11 Eylül 2026