Derleyen: Batuhan Herdem
28 Haziran saat 16.38’de Donald Trump bir Truth Social paylaşımı yaptı. Bunda olağandışı bir şey yok. Trump’ın Truth Social akışı hep böyle. O öğleden sonra aynı saatlerde üç paylaşım daha geldi: Yeni balo salonuyla ilgili övünmeler, golf sahalarının harap durumuna dair 600 kelimelik bir açıklama ve cinsel taciz davasındaki son temyiz yenilgisine dair bir dizi şikâyet silsilesi. Ama Ronay’in dikkatini çeken, aynı akıştaki şu satırlardı:
“FIFA rakamları, tarihteki herhangi bir Dünya Kupası’ndan çok daha yüksek. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’ne büyük bir övgüdür.”
Trump, ev sahipliği yapılan Dünya Kupası’nın başlamasından 22 gün ve 82 maç sonra bu alçakgönüllü seyirci sayısı övüncüyle ortaya çıkmıştı. Turnuva öncesinde ter içinde hazır bekleyen bir başkan, hâlâ hiçbir maça gitmemişti. Ronay bunu absürt buluyor:
“Bütün metodolojisi, kendisini endüstriyel ölçekte bir gürültü yayma sistemine dönüştürmek olan bir başkan... O ses, dünyanın en büyük tekil kültürel etkinliği sırasında kasıtlı olarak susturuluyordu.”
Putin modeli
Ronay bunun geçmişteki emsalini de gösteriyor: 2018’deki Vladimir Putin.
Modern dönemin Dünya Kupası’ndaki ilk “güç adamı" Putin'di. Turnuvada hazır bulundu ama büyük ölçüde sessiz kaldı. Stratejik müttefiklerin oynadığı maçlara katıldı ve finale gitti. Ama Rusya o dört hafta boyunca şaşırtıcı biçimde açık, düzgün ve misafirperver bir ülke gibi göründü. Moskova’daki suçlulara ve futbol taraftar gruplarına bile uslu davranmaları emredilmişti.
"Trump için de aynı mantık geçerli" diyor Ronay:
"Turnuva süresince dünyanın gözü üzerinde. En küçük bir provokatif açıklama, turnuvanın baskın imgesi olabilir. Hedef oluşturmamak gerekiyor. Dünyanın izlediği, skandal ya da kışkırtıcı bir eyleme karşı tetikte beklediği bu dört haftada özellikle.”
Nitekim ICE ajanlarının başka yerlerde aktif olduğuna dair haberler var ama onlar da ev sahibi şehirlerin çevresinde görünmüyorlar. En azından ziyaretçi taraftarlar için öyle hissettiriyor. Sağcı çevrelerden, göçmen diasporasının ev sahibi şehirlerde maçların tadını çıkarmasına yönelik provokatif bir açıklama da gelmedi. İran’la askeri ilişkiler bile soğumuş görünüyor.
Yokluğu açıklayan daha basit teoriler de mevcut. Trump hassas biri. Batı Kıyısı’na pek gitmez, çünkü oradaki insanlar onu sevmiyor. Bu da turnuvanın baş bölümündeki ABD maçlarının büyük kısmını, orada oynanan grup maçları nedeniyle, gitmesi imkânsız kılmış. NBA Finalleri için geçen ay Madison Square Garden’a gittiğinde yuhalanmıştı. Ve Ronay futbolda, 'bugünlerde insanların bir içecek molasını bile yuhalamaya hazır olduğunu' söylüyor.
Futbolun baş eğmezliği
Ronay’ın asıl tezi ise bambaşka bir yerde: "Belki de futbolun işleyişinde, Trump’ı uzak tutan bir şey var. Tüm kurumsal parlaklığına ve elitist yönetimine karşın bu spor, ona göre, birinin iradesine boyun eğmez. Trump, ABD Kadın Milli Takımı ile sert çatışmalar yaşadı. Erkek Milli Takımı ise dikkat çekici ölçüde çokkültürlü ve ülkedeki demografik çeşitliliği temsil eden bir yapıya sahip. Bu Dünya Kupası bir diaspora etkinliğine dönüştü. Milliyet kavramının geçirgen doğasını, göçmen nüfusların başarısını sergileyen bir vitrin."
Ronay bu noktayı Fransız milli takımı üzerinden keskinleştiriyor:
“Bu turnuvanın son aşamalarının baskın imajı, tek bir bayrak altında muhteşem bir performans sergileyen, farklı kökenlerden gelen ve son derece yetenekli Fransızlardan oluşan bir takımdır. Bunun yanında durmak istemeyen en az bir kişi aklıma geliyor. İpucu: konuşurken her kelimeyi büyük harfle söylüyor.”
Ronay, sporun siyaseti değiştirebileceğine dair naif bir inanç taşımıyor. Rekabet eden ulusların orta çizgide el ele gelmesinin bölünme ve otoriterliğe gidişi durduramayacağını açıkça söylüyor:
“Sporun gerçekten bir şeyleri değiştirebileceği fikri giderek daha da inanılmaz görünüyor. Hepimiz sadece bu gösterinin tadını çıkarıyoruz.”
Ama Ronay’a göre, Trump’ın bu Dünya Kupası’na katılmaması, olduğu gibi değerlendirilmeli: Siyasi bir strateji, taktiksel olarak bölgeden çekilme veya başlı başına bir "sportswashing" eylemi.
"Futbol bugünlerde size pek bir şey anlatmaz ama belki de tam da bunu anlatabilir. Ve lütfen Donald, rezervasyon yapmana ya da aceleyle geri dönmene gerek yok, sorun yok."
Kaynak: Gazete Oksijen