26 Ekim 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.10.2026 14:44 | Son Güncelleme: 26.10.2026 15:02

Barikatlardan basketbol salonuna

Barikatlardan basketbol salonuna

Paris’te halk, hayat pahalılığına karşı reform talepleriyle sokakta. Şehrin Euroleague temsilcisi Paris Basketbol ise, çıkan olaylardan farklı şekilde etkilenen insanları Valencia maçında aynı tribünde buluşturdu

Onat Çakır

Fransa’da haftalardır biriken öfke 17 Ekim’de sokağa taştı. Akaryakıt zamlarına tepki olarak sosyal medyada başlayan hareket, kısa sürede hayat pahalılığından eğitimdeki personel açığına, kamu hizmetlerindeki aksaklıklara kadar uzanan bir reform listesine dönüştü. Eylül ortasından beri eylemde olan liseli ve üniversiteli gençler katıldıkça kalabalık daha da büyüdü.

İçişleri Bakanlığı’na göre o gün ülke genelinde 550 bin kişi sokaktaydı. Organizatörler ise bu sayıyı 800 bin olarak açıkladı. Paris’te yürüyenlerin sayısı 110 bini buldu. Öğrencileri, sendikaları ve Sarı Yelekliler’i aynı kortejde buluşturan gösteriler gün boyu büyük ölçüde sakin geçti. Akşam ise başkentte yaşanan yağmalarda yüzlerce dükkân zarar gördü. Belediye, sokakları temizlemek ve kenti toparlamak için 2 binden fazla çalışanını görevlendirdi.

Şehir yaralarını sarmaya çalışırken Paris Basketbol da elini taşın altına koydu. Kulüp, 23 Ekim’de Valencia’yı ağırladığı EuroLeague maçına şu konukları çağırdı: dükkânı zarar gören esnaf ve aileleri, geçim sıkıntısı çeken liseli ve üniversiteli gençleri, olaylarda görev yapan itfaiyecileri ve gösterilerin ardından sokakları temizleyen belediye çalışanları.

Paris kulübünün organizasyonunda davet listesi rastgele hazırlanmamıştı. Davetlilerin her biri bu gerginliği farklı bir yerden görmüş ve tecrübe etmişti. Kiminin dükkânı zarara uğramış, kimi gösterilerde en önde yer almış, kimi de dağılan şehri toparlamak için çalışmıştı. Bu adım, futbol tarihinden benzer bir sahneyi de akla getiriyor.

Ağustos 2011'de Mark Duggan’ın polis kurşunuyla hayatını kaybetmesinin ardından Tottenham’da başlayan protestolar, kısa sürede Londra’nın dört bir yanına, oradan da İngiltere’nin büyük şehirlerine yayılmıştı. Kargaşanın ilk gecesinde dükkânların yağmalandığı, binaların ateşe verildiği Tottenham High Road, Tottenham Hotspur’un stadı White Hart Lane’in de bulunduğu caddeydi. Yani zarar gören esnaf, kulübün kapı komşusuydu. Tottenham Hotspur da birkaç ay sonra “Tickets for Tottenham” adını verdiği girişimle bu esnafı, Haringey Belediyesi çalışanlarını ve itfaiyecileri Rubin Kazan’la oynadığı Avrupa Ligi maçına davet etmişti.

Paris Basketbol, hareketin belkemiğini oluşturan öğrencilerle yağmanın bedelini ödeyen esnafı aynı tribüne çağırarak basketbolun birleştirici gücüne dikkat çekti. Yetkili isimlerin açıklamalarında da insanların her konuda karşı karşıya geldiği bir dönemde ezber sözlere sığınmak yerine, dayanışmayı ve birlikte olmayı seçtiğini vurguladı. Ayrıca kulüp başkanı David Kahn, girişimin arkasındaki düşünceyi şöyle anlattı: “Hepimiz aynı hayatı yaşamıyoruz, aynı şeyleri düşünmüyoruz. Ama aynı duyguları paylaşabiliriz. Bizi ayıran şeylerin bunca konuşulduğu bir dönemde, bizi bir araya getiren şeylerin gücünü hatırlatmak istiyoruz. Paris Basketbol gibi bir kulübün işi de bu olmalı.”

Maç günü salonda boş koltuk kalmamıştı. Davetliler tribünde yerini alırken sahada takım, kulübün eski yıldızlarından TJ Shorts’un forma giydiği Valencia’ya 104-93 yenildi. İlk yarıyı başa baş geçen ev sahibi, üçüncü çeyrekte açılan farkı kapatamadı.

Paris’in gerginliği henüz dinmiş değil. Sarı Yelekliler eylemlere devam edeceklerini çoktan duyurdu. Bir basketbol maçı bu öfkeyi dindirmeyecek elbette. Ama en azından bir akşamlığına şehrin birbirine uzak düşmüş yüzleri aynı tribünde yan yana oturdu.