24 Eylül 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 24.09.2026 18:27 | Son Güncelleme: 24.09.2026 20:42

Meta, VR başlığını gözlüğe sığdırdı, Apple'a meydan okudu

Meta Connect 2026'da yeni VR Glasses'tan kamerasız Ray-Ban Meta Audio'ya kadar şirketin yeni nesil gözlüklerini deneyimledim. Meta, Apple'a meydan okuyan 100 gramlık VR gözlüğü, yapay zeka özellikleri ve yeni Ray-Ban modelleriyle giyilebilir teknolojilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor
Fotoğraf: Meta
Fotoğraf: Meta

Meta'nın sürprizlerle dolu zirvesi Meta Connect 2026, giyilebilir teknolojilerinin sınırları ne kadar zorlayabileceğini gözler önüne serdi. Teknoloji devinin en yeni giyilebilir cihazı, tam kapsamlı sanal gerçeklik deneyimini akıllı gözlük tarzındaki bir tasarıma taşıyor. Geleneksel bir VR başlığından farklı olarak VR Glasses herhangi bir kayışa sahip değil. Meta, yalnızca 100 gram ağırlığındaki gözlüğün "Meta Quest 3'ten beş kat daha hafif" olduğunu söylüyor. Bu kesinlikle doğru. Bu gözlüğü deneyimleme şansım oldu ve ilk gördüğümde bir VR gözlüğü olduğuna inanmakta zorlandım. Kesinlikle önceki modele göre büyük bir değişim söz konusu. Artık bir VR başlığından öte bir gözlük boyutlarında. 100 gram ağırlığında olması da deneyimi iyileştiriyor. Uzun süreler kullansanız bile konforlu bir yapısı olduğundan sizi rahatsız etmiyor. VR başlıkların en büyük dertlerinden biri konfor sorununa sahip olmasıydı, ama Meta bunu çözmüş görünüyor.

Google'ın Project Aura'sına benzer şekilde gözlük, işlem donanımı, batarya ve depolama birimlerini barındıran cep boyutunda bir cihaza kabloyla bağlı çalışıyor. Bu cihazda Qualcomm Snapdragon Reality Elite işlemci, 128 GB depolama alanı ve 12 GB RAM bulunuyor.

5K micro OLED "Infinite Display" ekran, her bir göz için 2412 x 2288 piksel çözünürlük sunarken yenileme hızı 120 Hz'e kadar çıkıyor.

Meta VR Glasses, 2027 ilkbaharında 1.299 dolarlık fiyatla piyasaya çıkacak. Bu fiyat, Meta Ray-Ban Display'den daha yüksek ancak benzer özellikler sunmasına rağmen Apple Vision Pro'dan daha düşük. Bu da bu alandaki rekabeti kızıştıracak bir gelişme.

Kullanıcılar gözlüğü Mac veya Windows dizüstü bilgisayarlara bağlayarak sanal bir harici ekran olarak kullanabilecek. Ayrıca sanal yüzey klavyesi ve dokunmatik yüzey seçeneği de sunulacak. Deneyim alanında bu gözlüğü kullanırken sanal klavyeyi ayarladıktan sonra herhangi bir düz zemini rahatlıkla klavye ve touchpad'e çevirebildiğimi gördüm. Gerçekten etkileyici. Zaten gözlük dışında herhangi bir ekstra araç yok. Önceki modellerdeki gibi joystick artık yok. Bunun yerine ellerinizi ve parmaklarınızı kullanıyorsunuz. Yani bu gözlük sadece hafiflememiş, aynı zamanda sadeleştirilmiş ve bu önemli bir adım.

Fotoğraf: Gazete Oksijen

VR Glasses, Meta Quest'in tüm uygulama ve oyun kataloğuna erişebilecek ve Xbox Cloud Gaming desteği sunacak. Meta, gözlüğün "dünyanın IMAX Enhanced sertifikasına sahip ilk VR cihazı" olduğunu belirtiyor. Kullanıcılar cihaz üzerinden "canlı spor" yayınlarının yanı sıra 3D filmler de izleyebilecek.

Gözlük ayrıca, kullanıcı cihazı takarken görüntülü görüşmelerde kullanılmak üzere yüzünün "dijital bir versiyonunu" oluşturan bir "hologram" özelliğine sahip. Bu özellik Apple Vision Pro'daki "Persona" özelliğini akıllara getiriyor.

Meta Connect 2026'da tanıtılan ürünler arasında beni en fazla şaşırtanlardan biri Meta VR Glasses oldu. Bunun nedeni yalnızca teknik özellikleri değil, Meta'nın bildiğimiz VR başlığı formundan büyük ölçüde uzaklaşmış olması.

Cihazı ilk gördüğümde bir VR gözlüğü olduğuna inanmakta zorlandım. Çünkü artık kafanıza kayışlarla sabitlediğiniz büyük bir başlıktan değil, boyut olarak gözlüğe çok daha fazla yaklaşan bir üründen söz ediyoruz.

100 gramlık VR gözlük

Meta VR Glasses yalnızca 100 gram ağırlığında. Meta da cihazın Quest 3'ten beş kat daha hafif olduğuna özellikle vurgu yapıyor. Gözlüğü deneyimlediğimde bu farkı doğrudan hissettim. Hafiflik yalnızca kağıt üzerindeki bir rakam değil, kullanım deneyimini de ciddi biçimde değiştiriyor.

Yalnızca 100 gram ağırlığındaki Meta VR Glasses'ın ne kadar hafif olduğunu anlamak için Apple Vision Pro ile karşılaştırmak yeterli. Güncel Vision Pro 750 ila 800 gram arasında değişen ağırlığıyla Meta'nın yeni gözlüğünden yaklaşık 7,5 ila 8 kat daha ağır.

VR cihazlarında uzun kullanım sürelerinin en önemli problemlerinden biri konfor. Meta VR Glasses ise uzun süre kullansanız bile rahatsızlık vermeyen bir yapıya sahip. Meta, VR başlıklarının en büyük sorunlarından biri olan konfor konusunda önemli bir mesafe katetmiş görünüyor.

Fotoğraf: Meta

Bunu başarabilmek için de cihazın bütün donanımı gözlüğün içine sıkıştırılmamış. Google'ın Project Aura'sında olduğu gibi işlem donanımı, batarya ve depolama birimleri cepte taşınabilen ayrı bir cihaza yerleştirilmiş. Gözlük bu birime kabloyla bağlanıyor.

Bu küçük işlem biriminin içinde Qualcomm Snapdragon Reality Elite işlemci, 128 GB depolama alanı, 12 GB RAM ve batarya bulunuyor.

Meta'nın verdiği bilgilere göre batarya üç saate kadar medya oynatma süresi sağlıyor. İşlem birimini şarj ederken gözlüğü kullanmaya devam edebilmeniz de önemli bir ayrıntı.

Ekran tarafında ise Meta'nın 5K MicroOLED "Infinite Display" adını verdiği sistem kullanılıyor. Her göz için 2412 x 2288 piksel çözünürlük sunulurken piksel yoğunluğu derece başına 37 piksele ulaşıyor. Yenileme hızı da 120 Hz'e kadar çıkıyor.

Gözlüğün ön tarafındaki iki kamera ise çevrenizdeki gerçek dünyayı renkli olarak görmenizi sağlıyor.

Meta VR Glasses küçük ve büyük olmak üzere iki farklı boyutta sunulacak. Böylece farklı yüz genişliklerine uyum sağlaması amaçlanıyor. İki model arasında fiyat farkı bulunmayacak.

Cihaz 2027 ilkbaharında satışa çıkacak ve fiyatı 1.299,99 dolar olacak. Böylece Meta VR Glasses, fiyat açısından Meta'nın 599,99 dolarlık Quest 3'ü ile Apple'ın 3.499 dolarlık Vision Pro'su arasında konumlanıyor.

Joystick yerine elleriniz var

Meta VR Glasses'ı farklılaştıran önemli noktalardan biri de cihazla nasıl etkileşime geçtiğiniz.

Burada önceki modellerde olduğu gibi sürekli kullanmanız gereken bir joystick yok. Temel kontrol araçlarınız gözleriniz, elleriniz ve parmaklarınız.

Arayüzde bir şeyi seçmek istediğinizde önce ona bakıyorsunuz. İki çift göz takip kamerası nereye baktığınızı belirleyerek ilgili öğeyi vurguluyor. Ardından başparmağınız ile işaret parmağınızı birbirine dokundurarak seçiminizi yapabiliyorsunuz.

Fotoğraf: Meta

Ekranı kaydırmak için kullanılan hareket ise farklı. Elinizi yumruk yaptıktan sonra başparmağınızı elinizin üzerinde hareket ettiriyorsunuz.

Meta Ray-Ban Display'de de benzer bir kontrol anlayışı bulunuyor ancak önemli bir fark var. Ray-Ban Display bunun için nöral bileklik kullanırken Meta VR Glasses ellerinizi altı harici kamerayla takip ediyor.

Deneyim sırasında beni en fazla etkileyen özelliklerden biri ise herhangi bir düz yüzeyin giriş aracına dönüştürülebilmesi oldu.

Ellerimi masanın üzerine düz biçimde koyduğumda karşıma sanal bir klavye ve trackpad çıktı. VR Glasses için hazırlanan özel Instagram uygulamasında bir fotoğrafa yorum yazarken bu sistemi kullandım. Hem yazı yazabildim hem de sanal trackpad üzerinden uygulamada gezinebildim.

Beklediğimden çok daha iyi çalıştı.

Elbette fiziksel klavye ve farenin hızına ulaşmıyor. Ancak kısa bir e-posta veya mesaj yazmanız gerektiğinde gayet kullanılabilir bir çözüm sunuyor.

Bu teknoloji tamamen yeni değil. Meta sistemi bu yılın başlarında Quest başlıklarında tanıtmıştı. Ancak VR Glasses'ın daha hafif yapısıyla birleştiğinde kullanım şekli daha anlamlı hale geliyor.

Masanızda üç ekran birden açabiliyorsunuz

Meta, VR Glasses'ı yalnızca eğlence veya oyun cihazı olarak görmüyor. Ürünün çalışma hayatında da kullanılmasını istiyor.

Bunu deneyebilmek için yakındaki bir dizüstü bilgisayardan üç ayrı pencereyi sanal ortamda açtım.

Bilgisayarlara kablosuz bağlantı kurulabilecek. USB-C bağlantısı bulunan diğer cihazlarla da gözlüğü kullanmak mümkün olacak.

Fotoğraf: Gazete Oksijen

Özellikle seyahat ederken veya fiziksel olarak büyük bir monitör kullanma imkanınız olmadığında önünüzde geniş bir çalışma alanı oluşturabilmek oldukça kullanışlı olabilir.

Aslında cihazı deneyimledikten sonra Meta'nın ne yapmak istediği daha net anlaşılıyor. Gözlük yalnızca hafifletilmiş bir VR cihazı değil; şirket aynı cihazı oyun, eğlence ve çalışma için kullanılabilecek daha genel amaçlı bir platform haline getirmeye çalışıyor.

Sinema deneyimi VR dünyasına taşınıyor

Benim denediğim kullanım alanlarından biri de içerik izlemekti.

Meta bana James Cameron'ın Billie Eilish konser filminden bir bölüm gösterdi. Dev sanal ekrandaki görüntü oldukça etkileyiciydi.

Son NBA Finalleri'nden bazı bölümleri de izledim. Karşılaşmalar VR180 formatında çekilmişti ve sahanın 180 derecelik görüntüsünü görebiliyordum.

Bir diğer demo Avengers: Endgame'di.

Meta'nın Disney ve Industrial Light & Magic iş birliğiyle hazırladığını söylediği "VR Enhanced Cinema" deneyiminde yalnızca önünüzdeki ekranda film oynamıyor. Filmin çevresindeki sanal dünya da izlediğiniz sahneye göre değişiyor.

Ekrandaki olaylarla uyumlu grafikler çevrenizdeki VR ortamına yayılıyor ve film ilerledikçe bunlar da değişiyor.

Yaptığım testlerin ardından VR Glasses'ın en güçlü kullanım alanlarından birinin dev sanal ekran üzerinden içerik tüketmek olabileceğini düşünüyorum.

Meta ayrıca cihazın IMAX Enhanced sertifikasına sahip dünyanın ilk VR cihazı olduğunu söylüyor. VR Glasses üzerinden canlı spor yayınları ve 3D filmler de izlenebilecek.

Mevcut Quest uygulama kataloğunu destekliyor

VR Glasses ayrıca mevcut Quest uygulama kataloğunun tamamını destekleyecek. Touch Plus'ın yanı sıra Bluetooth kontrol cihazlarını da gözlüğe bağlamak mümkün olacak.

Meta'nın VR Glasses ile getirdiği dikkat çekici özelliklerden biri de "hologram".

Fotoğraf: Meta

Bu özellik, gözlüğü taktığınız sırada görüntülü görüşme yaptığınız kişilerin sizi görebilmesi için yüzünüzün dijital bir versiyonunu oluşturuyor.

Apple Vision Pro'daki Persona özelliğini hatırlatan sistem, yüzünüzü ve ifadelerinizi dijital olarak karşı tarafa aktarmayı amaçlıyor.

Meta'dan kamerasız akıllı gözlük

Meta Connect 2026 alanında dolaşırken dikkatimi çeken bir başka şey de hemen herkesin farklı şekil, renk ve boyutlarda akıllı gözlükler takmasıydı.

Meta'nın giyilebilir cihazlardan sorumlu Başkan Yardımcısı Alex Himel, "Üç yıl önce yapay zeka gözlüklerinin gerçekten bir ürün kategorisine dönüşüp dönüşmeyeceği belli değildi. O dönemde diğer tüm şirketler bu alandan çekiliyordu. Ardından iki yıl önce sesin en önemli kullanım alanı olduğunu, yapay zeka açısından en büyük potansiyeli taşıdığını ve bunun yalnızca ses özelliklerine sahip bir gözlükte iyi çalışması gerektiğini gördük." ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Gazete Oksijen

Himel'in söylediklerinde haklılık payı var. Açık kulak ses sistemi, Ray-Ban gözlüklerin en az tartışma yaratan özelliklerinden biri. Aynı zamanda hemen herkesin kullanım faydası konusunda ortak noktada buluşabileceği alanlardan.

Kameranın kaldırılması başka bir avantaj daha getiriyor: ağırlık.

Himel, kameraları çıkardıktan sonra Meta'nın gözlüğün mimarisini yeniden ele alabildiğini belirterek, "Bu, ön çerçevedeki elektronik bileşenlerin büyük bölümünü çıkarmamızı ve tasarım konusunda çok daha fazla esneklik kazanmamızı sağladı." dedi.

Yalnızca ses özellikleri sunan modeller 43 gramdan başlıyor. Normal metal çerçeveli gözlüklere kıyasla hala biraz daha ağır olsalar da yaklaşık 50 gramlık Ray-Ban Meta Gen 2 ve 69 gramlık Meta Ray-Ban Display'den belirgin biçimde daha hafifler.

Gözlük sapları da incelmiş durumda.

Fotoğraf: Gazete Oksijen

Daha geniş yüzlere uyum sağlayabilmesi için menteşeler açılabiliyor. Saplar ve burun pedleri de kullanıcıya göre ayarlanabiliyor.

Toplam 23 renk ve lens kombinasyonu bulunuyor. Ray-Ban Meta Optics serisiyle aynı geniş numaralı lens aralığı da desteklenebiliyor.

Sonuç olarak standart Meta Ray-Ban modellerinden bile daha fazla normal bir gözlüğe benziyorlar ve kullanım biçimleri de buna oldukça yakın.

Başlangıç fiyatları ise 349 dolar.

Kamerayı çıkarınca pil ömrü 12 saate çıktı

Kameranın kaldırılması yalnızca tasarımı ve ağırlığı değiştirmemiş.

Yüksek miktarda enerji tüketen bu donanım ortadan kalkınca gözlüklerin tahmini pil ömrü tek şarjla 12 saate ulaşmış.

Peki bu gözlüklerle ne yapabiliyorsunuz?

Meta AI ile konuşabiliyor, telefon görüşmeleri gerçekleştirebiliyor, podcast dinleyebiliyor veya müzik açabiliyorsunuz.

Hepsi bu.

Bu noktada akıllara kaçınılmaz olarak gizlilik konusu geliyor: Kamera bulunmuyor ama gözlük sürekli çevresindeki sesleri mi dinliyor?

Himel, gözlüklerin "kayıt yapmadığını" söylüyor ve sistemi şöyle anlatıyor:

"Yaptıkları tek şey, evinizdeki bir Alexa cihazı veya benzer cihazlarda olduğu gibi belirli bir uyandırma kelimesini dinlemek. Herhangi bir şeyi göndermiyorlar. Eğer uyandırma kelimesini duyarlarsa söylediklerinizi dinlemeye başlıyorlar. Konuşmanız bittiğinde söyledikleriniz işleniyor ve yapay zeka tarafından görülebiliyor. İşleniyor ve temelde süreç burada sona eriyor."

Ray-Ban Meta Gen 3 ile kamera geri dönüyor

Yeni Ray-Ban Meta Gen 3'ü taktığımda ise deneyim değişiyor. Bunun nedenlerinden biri kameranın yeniden devreye girmesi.

Yeni tasarımlardan biri Zena. Daha iddialı ve geometrik çizgilere sahip kedi gözü biçimindeki bir çerçeve.

Fotoğraf: Meta

Üçüncü nesilde büyük bir dönüşümden çok, çeşitli alanlara yayılmış küçük iyileştirmeler görüyoruz.

Örneğin ikinci nesilde beş mikrofon bulunurken Gen 3'te daha net telefon görüşmeleri için mikrofon sayısı altıya çıkarılmış.

Pil ömrü de bir saat artarak dokuz saate ulaşmış.

Yalnızca ses özellikleri bulunan modellerde olduğu gibi saplar da daha iyi uyum sağlayacak biçimde ayarlanabiliyor.

Bir başka yenilik ses kaydında. Artık bütün sesler uzamsal ses için Dolby Atmos formatında kaydedilecek.

Kağıt üzerinde kulağa güzel geliyor. Sessiz otel odamda farkı algılamak mümkün ancak Meta Connect'in koşuşturması sırasında çektiğim görüntüleri izlediğimde aradaki farkı anlamak daha zor.

Fotoğraf: Meta

Gen 3 için 27 farklı renk ve lens kombinasyonu ile üç mevsimsel seçenek sunuluyor.

Donanımdaki iyileştirmeler fiyatlara da yansımış. İkinci nesil modeller geçen yıl 379 dolardan başlarken Ray-Ban Meta Gen 3'ün başlangıç fiyatı 449 dolar olacak.

Meta Glasses ailesi büyüyor

Meta, birkaç ay önce satışa çıkardığı daha uygun fiyatlı Meta Glasses serisini de genişletiyor.

Yeni tasarımların isimleri Capri ve Nova.

Capri bir çeşit kedi gözü tasarımına sahip. Nova ise bana biraz tanıdık geldi. Açıkçası bütün bu modeller bir noktadan sonra birbirine karışmaya başlıyor. Nova'nın yuvarlak çerçevesi bana birkaç farklı Ray-Ban Meta modelini hatırlattı ancak yine de tasarımda bazı farklılıklar bulunuyor.

Seride ünlü isimlerle yapılan iş birlikleri de devam ediyor.

Fildişi rengindeki yeni Kylie Jenner modeli 399 dolar. K-pop ikonu ve The White Lotus oyuncusu Blackpink üyesi Lisa'nın da kendi Meta Glasses modeli bulunuyor.

Lisa'nın modelinde pembe lensler kullanılmış. Ayrıca Lisa'nın evcil hayvanlarından esinlenen sürpriz kutu tarzında bir aksesuar da gözlükle birlikte geliyor. Bu modellerin fiyatı 399 dolardan başlıyor.

Ünlü iş birliklerinin dışında kalan Meta Glasses modelleri ise 249 dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor.

Meta AI artık gözlüklerin içinde

Meta kampüsünde gezerken şirketin Muse maskotuyla karşılaşmamak neredeyse imkansız.

Kampüsün birçok noktasında gerçek insan boyutunda Muse maketleri bulunuyor. Bunun nedeni de Meta'nın kısa süre önce kullanıma sunduğu kişisel yapay zeka ajanı Muse'u giderek büyüyen akıllı gözlük ailesinin içine taşımaya hazırlanması.

Fotoğraf: Gazete Oksijen

Alex Himel bunu oldukça net ifade ediyor:

"Muse her yerde olacak. Muse, ürettiğimiz her cihazda olacak."

Muse'un gözlüklere gelmesindeki amaç, yapay zeka asistanının bulunduğunuz bağlamı daha iyi anlayıp hatırlaması ve sizin adınıza çeşitli görevleri yerine getirebilmesi.

Bunun nerelerde işe yarayabileceğini tahmin etmek çok zor değil.

Meta gözlüklere işitme desteği getiriyor

Meta Connect 2026'nın daha ilk dakikalarında deneme fırsatı yakaladığım özelliklerden biri de işitme desteği sunan Meta gözlükler oldu.

Deneyim sırasında hafif düzeyde işitme kaybını taklit edebilmek için kulak tıkacı takmam istendi.

Doğal olarak çevredeki sesler daha boğuk gelmeye başladı.

Fotoğraf: Gazete Oksijen

Özelliği etkinleştirdiğimde yapay zeka, kısmen gürültülü ortamda özellikle konuşma seslerini öne çıkarmaya çalıştı. Bu sırada daha yüksek perdeli bazı sesler biraz metalik hale geldi.

Ancak yaklaşık beş dakika sonra kulaklarımda tıkaç bulunduğunu unutmaya başladım.

Bu özelliği gözlüklere eklemenin bedeli ise 149 dolar.

Meta Ray-Ban Display daha fazla ülkede satılacak

Meta Ray-Ban Display'in ilk kez piyasaya çıkmasının üzerinden bir yıl geçti. Şirket şimdi gözlüğü daha fazla bölgeye taşıyor.

Model bugünden itibaren İngiltere ve Kanada'da satışa çıkıyor. 13 Ekim'de ise Fransa, İtalya ve Almanya listeye eklenecek.

Meta aynı zamanda bu ülkelerde ve ABD'de çevrim içi sipariş seçeneğini de kullanıma açıyor.

Display gözlükleri için Explore adlı yeni bir uygulama da geliyor. Kullanıcılar bu uygulama üzerinden gözlükleri için geliştirilen ve giderek büyüyen deneyim seçeneklerini keşfedip kullanabilecek.

Meta Ray-Ban Display ayrıca fotoğraf düzenleme, geliştirilmiş takvim ve telefondaki bildirimleri gözlüğe yansıtma gibi yeni özellikler kazanıyor.

VR Glasses için geliştirilen "hologram" özelliği de ilerleyen dönemde Meta Ray-Ban Display'e gelecek.

Muse AI görüntülü görüşmelere de giriyor

Meta'nın bu ayın başında kullanıma sunduğu Muse asistanının bir sonraki adreslerinden biri akıllı gözlükler olacak.

Muse gözlüklere geldiğinde egzersiz sırasında kullanıcılara rehberlik edebilecek, öğünleri kaydedebilecek, randevu alabilecek ve kullanıcıların gördükleri ürünleri satın almalarına yardımcı olabilecek.

Meta, Muse için başka yenilikler de hazırlıyor.

Bunlardan biri yapay zekanın özelleştirilebilir canlı avatarıyla görüntülü görüşme yapabilme özelliği.

Muse ajanlarının ayrıca kendilerine ait e-posta adresleri olacak. Böylece görevleri tamamlamak ve kullanıcılarla iletişim kurmak için bu adresleri kullanabilecekler.