Mars'ın etrafında dönen küçük, hafif ve tuhaf biçimli uydusu Phobos, uzun süredir gizem ve alışılmadık teorilerle çevrili: İçi boş mu? Aslında bir uzay gemisi mi? Gezegenin kırıklarından mı oluştu?
İngiliz bir bilim insanı ise bu tartışmayı sona erdirmeye çalışıyor. Ekim ayında fırlatılacak bir uzay aracı, gelecek yaz Phobos'a ulaşacak ve uydunun yüzeyine inip toprağından örnek toplamayı deneyecek.
Örnekler analiz için Dünya'ya gönderilecek ve Temmuz 2031'e kadar ulaşacak. Görev, bir Mars uydusuna yapılan ilk iniş ve Mars sistemi'nden Dünya'ya örnek getirilen ilk sefer olacak.
"İçi boş" ya da "yapay uzay gemisi" teorileri
The Times'a göre Doğal Tarih Müzesi'nden kozmik mineralog ve gezegen bilimci Sara Russell, görevin bilim kurulunda yer alıyor ve örneklerin analizinde kilit bir rol üstlenecek.
Russell, Phobos'un nasıl oluştuğunun büyük bir gizem olduğunu belirtiyor: Yaklaşık 20 kilometre çapında, patates biçimli, küçük bir cisim; yoğunluğu santimetreküp başına 2 gramdan az, yani herhangi bir kayadan daha düşük.
Russell uydunun çok yüksek bir gözenekliliğe sahip olmasından dolayı bu kadar hafif olduğunu belirtiyor. Russell, yüz yıl önce bazı çılgın teorilerin Phobos'un ya içi boş olduğunu ya da içinde uzaylıların yaşadığı yapay bir uzay gemisi olduğunu öne sürdüğünü, ancak artık bunun böyle olmadığını düşündüklerini ekliyor.
Phobos nasıl oluştu?
Mars'ın etrafında dönen iki uydu olan Phobos ve Deimos'un oluşumuna ilişkin ana teori, bunların Mars'a fazla yaklaşıp gezegenin yerçekimi tarafından yakalanan asteroit ya da kuyruklu yıldızlar olduğu yönünde.
Ancak bu varsayımın bir sorunu var: Phobos, Mars'ın ekvatoruyla aynı düzlemde, oldukça düzenli dairesel bir yörüngede dönüyor. Bu, doğal bir uydudan bekletilecek bir özellik.
Görev NASA'yı geride bırakacak
Daha önce Dünya'ya getirilen asteroit örneklerini inceleyen Russell, Avrupa Uzay Ajansı'nı temsilen Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ile bu görevi araştırıyor. Görev, Mars örneklerini Dünya'ya getirme yarışında NASA'yı geride bırakacak.
Uzay aracı, 19 Ekim'de İngiltere saatiyle 19.41'de Japonya'nın güneybatısındaki küçük bir adadaki Tanegashima Uzay Merkezi'nden fırlatılacak. NASA'nın Perseverance gezicisi ise 2021'den bu yana Mars'taki Jezero Krateri'nde dolaşarak bir gün toplanıp Dünya'ya getirilerek yaşam izleri açısından analiz edilmesi umuduyla kaya örnekleri topluyor.
Üç yıl sürecek görev
Görev, Mars çevresinde üç yıl sürecek ve bu süre boyunca Deimos'un da yanından geçecek. Dünya'ya düşen meteorlar arasında Mars kayası parçaları bulunmuş olsa da, bunlar Dünya'yla temas nedeniyle kirlenmiş durumda; bu yüzden el değmemiş örnekler toplamak büyük önem taşıyor.
Russell, Phobos'un Mars yüzeyine, Dünya ile Ay arasındaki mesafeye kıyasla çok daha yakın olduğunu (yaklaşık 6 bin kilometreye karşılık 384 bin kilometre), bu nedenle Phobos'un içinde Mars'tan kopan parçalar bulunabileceğini düşündüklerini belirtiyor. Bu sayede hem Phobos'tan hem de Mars'tan parçalar getirilmiş olacak.
Zorlu bir iniş
Uzay aracı, Phobos'un yerçekimi çok zayıf olduğu için ,Dünya'nınkinden 1.700 kat daha zayıf, uydunun yörüngesine giremeyecek, bunun yerine araç, Mars'ı "yarı uydu" yörüngesinde dolaşarak Phobos'un yanında uçacak, ardından bir ya da iki iniş denemesiyle 10 gram malzeme toplamaya çalışacak. Russell, bunun çok az gibi görünebileceğini, ama 10 gramla bile çok şey yapabileceklerini belirtiyor.
Müze, NASA'nın OSIRIS-REx görevinin 2023'te getirdiği Bennu asteroidinden yalnızca 100 miligram örnek almıştı, ancak Russell her bir taneyi haftalarca inceleyip hala analiz edilmemiş malzemeleri olduğunu belirtiyor.
Örnekler ne öğretecek?
BT taraması ve asitte çözme gibi yöntemlerle yapılacak analiz, Phobos'un yapısını ve metal içeriğini değerlendirerek Russell ve ekibine Phobos'un bir asteroit mi yoksa Mars'ın eski bir parçası mı olduğunu öğretecek. Russell, bunun gezegen mimarisine, cisimlerin güneş sistemi içinde nasıl hareket ettiğine ve gezegenler ile küçük cisimlerin nasıl oluştuğuna dair temel bilgiler vereceğini belirtiyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

