Yapay zeka tarafından üretilen metinlerde bazı sözcükler ve cümle yapıları diğerlerinden çok daha sık kullanılıyor. Bunların en dikkat çekicilerinden biri, bir konuyu önce sıradan veya yetersiz görülen bir tanımla ele alıp ardından daha güçlü bir ifadeyle genişleten “yalnızca… değil, ayrıca…” kalıbı.
The Atlantic yazarı Will Oremus, ChatGPT, Claude, Gemini ve açık kaynaklı modellerde görülen bu eğilimin, yapay zeka metinlerinin en kolay tanınan yazım alışkanlıklarından birine dönüştüğünü aktardı.
“Bu, yalnızca özel bankacılık birimi için değil, şirketin tamamı için de bir kazanım” gibi cümlelerde ikinci tanım birincisini genişletiyor. Bazı örneklerde ise ilk tanım tümüyle reddedilerek yerine daha iddialı bir ifade getiriliyor. “Hedef bir kişi değildi, gerçekti” türündeki cümleler de bu anlatım biçiminin başka bir çeşidini oluşturuyor.
Bunlara, özellikle yapay zeka üretimi olduğu düşünülen kurmaca metinlerde sık karşılaşılan “Ne A ne B, yalnızca C” yapısı da eşlik ediyor.
Shakespeare bugün yazsaydı yapay zekayla suçlanabilirdi
“Yalnızca… değil, ayrıca…” kalıbı yapay zekayla ortaya çıkmadı. Shakespeare’in Julius Caesar oyunundaki bazı ünlü cümlelerde de benzer bir yapı görülüyor.
Brutus’un Sezar’ı daha az sevmediğini, Roma’yı daha çok sevdiğini söylediği bölüm ile “Sezar’ı övmeye değil, gömmeye geldim” anlamındaki ünlü söz, aynı retorik yöntemin edebiyattaki örnekleri arasında yer alıyor.
Bununla birlikte yapay zeka modellerinin kalıbı çok sık tekrarlaması, daha önce etkili kabul edilen bu retorik yöntemin zamanla klişeleşmesine yol açıyor.
Yapay zeka metinlerinde üç kat daha yaygın
Bu kullanımın yaygınlığı yalnızca gözlemlere dayanmıyor. Barron’s tarafından yapılan bir incelemeye göre benzer cümlelerin şirketlerin kurumsal iletişim metinlerindeki kullanımı 2023 ile 2025 arasında dört kattan fazla arttı.
Yapay zeka tespit aracı geliştiren Pangram’ın araştırmasına göre “yalnızca… değil, ayrıca…” biçimindeki cümleler yapay zeka metinlerinde insan yazılarına kıyasla yaklaşık üç kat daha sık görülüyor.
Pangram’ın kurucu mühendislerinden Elyas Masrour, ChatGPT, Claude ve Gemini’nin yanı sıra çeşitli açık kaynaklı modellerin de bu yapıya farklı oranlarda başvurduğunu belirtiyor.
Yapay zeka şüphesine yol açtı
Kalıbın özellikle yapay zeka tarafından üretildiği düşünülen kurmaca metinlerde sık görülmesi, bazı eserler hakkında tartışma çıkmasına da neden oldu.
Bu yıl yayınevi tarafından satıştan çekilen korku romanı Shy Girl hakkındaki yapay zeka iddialarını güçlendiren unsurlardan biri, “Ne çanta ne eşya ne de zırh, yalnızca ben” türündeki cümleler oldu. Kitabın yazarı ise eseri oluştururken yapay zeka kullandığı iddiasını reddetti.
Yapay zeka metinlerinde bir dönem sık görülen bazı sözcükler, modeller güncellendikçe gözden kayboldu. Ancak “yalnızca… değil, ayrıca…” kalıbının kullanımında benzer bir azalma görülmedi.
OpenAI kalıbın fazla kullanıldığını kabul ediyor
OpenAI’da model davranışları üzerine çalışan Laurentia Romaniuk, söz konusu anlatım biçimini “karşılaştırmalı ifade” olarak tanımlıyor.
Romaniuk, kalıbın ölçülü kullanıldığında etkili olabileceğini ancak ChatGPT’nin buna gereğinden fazla başvurmasının metinleri formüle dayalı ve tekrarlı hale getirebildiğini kabul ediyor. OpenAI’ın sohbet botunun anlatım çeşitliliğini artırmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Romaniuk, kullanıcıların özel talimatlar vererek bu tür cümlelerin kullanımını sınırlandırabileceğini söylüyor.
Yapay zeka yazımıyla ilgili çevrim içi topluluklarda da kalıbı metinlerden temizlemeye yönelik yöntemler paylaşılıyor. Kullanıcıların önerileri arasında, oluşturulan metni başka bir sohbet botuna vererek “yalnızca… değil, ayrıca…” türündeki olumsuz eşleştirmeleri kaldırmasını istemek de bulunuyor.
Kalıbın ortak bir adı bulunmuyor
“Yalnızca… değil, ayrıca…” şeklindeki anlatım, ChatGPT’nin kullanıma sunulmasından önce üzerinde ortaklaşılmış bir ada sahip değildi.
Akademik kaynaklarda kullanılan “antitez” ve “üstdilsel olumsuzlama” gibi terimler, yapının bazı biçimlerini açıklasa da bütün kullanımları kapsamıyor. OpenAI “karşılaştırmalı ifade” tanımını kullanırken, İngilizce tartışmalarda en sık karşılaşılan adlardan birinin “negatif paralellik” olduğu belirtiliyor.
Ancak bu terim de yerleşmiş ve herkes tarafından kabul edilmiş bir tanım niteliği taşımıyor.
Modeller neden bu kalıbı seviyor?
Araştırmacılar, yapay zeka modellerinin “yalnızca… değil, ayrıca…” yapısına neden bu kadar sık başvurduğu konusunda kesin bir sonuca ulaşmış değil. İlk açıklama, modellerin insan eliyle yazılmış büyük miktarda metin üzerinden eğitilmesine dayanıyor.
Büyük dil modellerinin eğitim verileri kitaplardan akademik makalelere, patentlerden internetteki içeriklere kadar geniş bir kaynak havuzundan oluşuyor. Karşıtlık üzerine kurulu bu anlatım biçiminin de söz konusu metinlerde çok sayıda örneği bulunuyor.
Ancak Stony Brook Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümünden Tuhin Chakrabarty’ye göre yalnızca eğitim verileri, kalıbın bugünkü yaygınlığını açıklamakta yetersiz kalabilir.
Modeller, ilk eğitimlerinin ardından insan değerlendiricilerin yanıtları puanladığı pekiştirmeli öğrenme süreçlerinden de geçiriliyor. Chakrabarty, değerlendiricilerin “yalnızca… değil, ayrıca…” yapısını içeren yanıtları daha nitelikli bulmuş olabileceklerini düşünüyor.
Bu yapı, sohbet botunun sıradan bir tanımlamayı reddederek daha isabetli ve etkileyici bir açıklamaya ulaştığı izlenimini yaratıyor. Böylece metin, gerçekte olduğundan daha ayrıntılı veya üzerinde daha fazla düşünülmüş görünebiliyor.
Sözcük seçimini kolaylaştırıyor olabilir
Bir diğer teori ise dil modellerinin çalışma biçimiyle ilgili. Sohbet botları metinlerini bir bütün halinde oluşturmak yerine, önceki sözcüklere bakarak sıradaki sözcüğü veya kelime parçasını tahmin ediyor.
Model bir konuyu tanımlamaya başladığında, doğrudan kesin ve özgün bir ifade seçmek yerine önce sıradan bir tanımı olumsuzlayabiliyor. Ardından daha güçlü görünen ikinci bir tanımlama ekliyor.
Örneğin “Bu yalnızca…” biçiminde başlayan bir cümlede model, önce güvenli ve kolay tahmin edilebilir bir ifadeyi kullanıyor. Bu ifadeyi “değil” sözcüğüyle olumsuzladıktan sonra daha dikkat çekici bir sonuç ekliyor.
Böylece “yalnızca… değil, ayrıca…” kalıbı, modelin öngörülebilir bir sözcük seçimiyle daha etkileyici görünmesi beklenen bir ifade arasında denge kurmasını kolaylaştırıyor olabilir.
Yapay zeka kendi yazdıklarıyla yeniden eğitiliyor
Kalıbın modellerden çıkarılmasını zorlaştıran bir başka gelişme ise yeni yapay zeka sistemlerinin giderek daha fazla yapay zeka üretimi metinle eğitilmesi.
Sohbet botlarının oluşturduğu metinlerde “yalnızca… değil, ayrıca…” yapısı sıkça yer aldığından, bu içerikler yeni modellerin eğitim verilerine girdiğinde aynı eğilim daha da güçlenebiliyor. İnternetteki yapay zeka üretimi içeriklerin artması da bu döngüyü besliyor.
Bazı şirketlerin eğitim sonrasında insan değerlendiricilerin yerine veya onlara ek olarak yapay zeka sistemlerinden yararlanması, söz konusu anlatım alışkanlıklarının tekrar tekrar üretilmesine neden olabiliyor.
Chakrabarty, müdahale edilmemesi halinde yapay zekanın kendi eğilimlerini sürekli güçlendirebileceğini ve zamanla modelleri temellendiren insan üretimi verilerden uzaklaşabileceğini belirtiyor. Bu risk, araştırmacılar tarafından “model çöküşü” kavramıyla açıklanıyor.
Yapay zeka dili kendi kendini besliyor
Pangram’dan Masrour’a göre bir anlatım alışkanlığı modellere yerleştikten sonra onu tamamen ortadan kaldırmak oldukça zor.
Yapay zekanın ürettiği metinler internette yayıldıkça, gelecekteki modellerin eğitim verilerinin bir parçası haline geliyor. Bu modeller de aynı kalıplarla yeni içerikler üreterek döngüyü sürdürüyor.
Sonuç olarak yapay zeka dili, kendi üretimlerini kullanarak aynı anlatım alışkanlıklarını yeniden güçlendiriyor.
İnsanlar da yapay zeka gibi konuşmaya başlıyor
Tekrarlanan kalıplar yapay zeka metinlerini tekdüzeleştirse de bu alışkanlıklar, insan yazısı ile makine üretimi içeriğin ayırt edilmesini kolaylaştırabiliyor.
Pangram’ın verilerine göre yapay zekayı ele veren belirli ifadeler zaman içinde değişse de metinlerin tespit edilmesi genel olarak zorlaşmış değil. “Yalnızca… değil, ayrıca…” gibi kalıcı yazım alışkanlıklarının bunda etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Ancak bu durum insan yazarlar açısından farklı bir sorun yaratıyor. Bir zamanlar etkili bir retorik yöntem olan bu kalıbı kullanan kişiler, artık metinlerini yapay zekaya yazdırmakla suçlanabiliyor.
Almanya’daki araştırmacılar tarafından yürütülen yakın tarihli bir çalışma ise yapay zekaya özgü kabul edilen bazı ifadelerin insanların gündelik konuşmalarında da daha sık görülmeye başladığına işaret ediyor.
Bu eğilim devam ederse bugün yapay zeka metinlerinin işareti kabul edilen “yalnızca… değil, ayrıca…” kalıbı, zamanla insan dilinin de daha belirgin bir parçasına dönüşebilir.
Kaynak: Gazete Oksijen