21 Nisan 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 21.04.2026 11:05 | Son Güncelleme: 21.04.2026 11:27

Yeni plan duyuruldu: AB, çocukların sosyal medyadan korunmasını nasıl sağlayacak?

Avrupa Komisyonu yeni yaş doğrulama sistemi hazırlarken, üye ülkeler çocukların sosyal medya kullanımını sınırlayan yasaları devreye alıyor. Ancak ortak bir AB kararı hâlâ tartışmalı
Yeni plan duyuruldu: AB, çocukların sosyal medyadan korunmasını nasıl sağlayacak?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Avrupa Birliği, çocukların çevrimiçi ortamda korunmasına yönelik adımlarını hızlandırıyor. Avrupa Komisyonu, bu kapsamda yeni bir yaş doğrulama sistemi planını duyurdu. Üye ülkeler sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik düzenlemeler hazırlarken, Avrupa Parlamentosu daha katı bir yaklaşım benimseyerek 16 yaş sınırı çağrısı yapıyor.

2025 Dijital On Yıl Durum Raporu kapsamında yayımlanan Eurobarometer verilerine göre, AB vatandaşlarının yüzde 93’ü çocukların ruh sağlığı konusunda endişeli. Katılımcıların yüzde 92’si ise siber zorbalığı en büyük çevrimiçi tehdit olarak görüyor. Brüksel, bu tablo karşısında daha sert bir tutum benimserken, Ursula von der Leyen geçen hafta yeni yaş doğrulama uygulamasının teknik olarak hazır olduğunu ve yakında kullanıma sunulacağını açıkladı. Sistem, kullanıcıların kişisel verilerini paylaşmadan yaşlarını doğrulamasını hedefliyor.

Euronews'ta yer alan habere göre, bu alanda ulusal düzeyde de somut adımlar atılıyor. Fransa 15 yaş altına yönelik yasağı yürürlüğe koyarken; İspanya, Avusturya, Yunanistan, İrlanda, Danimarka ve Hollanda benzer düzenlemelere hazırlanıyor. Avrupa Parlamentosu raportörü Christel Schaldemose ise Komisyon’un süreci yavaş yürüttüğünü savunarak, farklı ulusal düzenlemelerin iç pazarda parçalanmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Gençlerde yüksek depresyon oranı

Uzmanlara göre sosyal medya, bağımlılık yaratan tasarımlar, sürekli bağlantı, yoğun kişiselleştirme ve yapay zekâ araçları nedeniyle çocuklar için giderek daha riskli hale geliyor. Joint Research Centre verileri, genç kızların yüzde 60’ında depresyon belirtileri görüldüğünü, bu oranın erkeklerde yüzde 35 olduğunu ortaya koyuyor. Kaygı oranı da kızlarda yüzde 65’e karşılık erkeklerde yüzde 41 seviyesinde.

2024 tarihli World Health Organization raporuna göre Avrupa, Orta Asya ve Kanada’da gençlerin yüzde 36’sı sosyal medya üzerinden sürekli iletişim halinde. Gençlerin yüzde 11’i ise problemli kullanım sergiliyor. 2025 verileri de tabloyu doğruluyor: 15 yaşındakilerin yüzde 96’sı sosyal medyada aktif, yüzde 37’si günde 3 saatten fazla vakit geçiriyor.

Sosyal medya yasakları tartışılıyor

Sosyal medya yasakları ise AB’de ulusal yetki alanında şekilleniyor. Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 15 yaş altına yönelik yasağı Ocak 2027’de yürürlüğe koymayı planlıyor. Bu adım, ülkede çocukların yüzde 75’inin sosyal medyada aktif olması ve gençlerin yaklaşık yarısının ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler bildirmesi üzerine atıldı. Kamuoyu desteği de yüzde 80’e ulaşmış durumda.

Benzer şekilde Fransa 2026 başında yasağı “sağlık acil durumu” gerekçesiyle kabul ederken, İspanya 16 yaş altı için düzenleme hazırlığında. Avusturya, Danimarka ve Slovenya da farklı yaş sınırları üzerinde çalışıyor. İtalya ve İrlanda ise benzer yasakları değerlendirirken, Almanya “genç kullanıcı versiyonları” gibi alternatifleri tartışıyor.

Buna karşın bazı siyasi aktörler ve uzmanlar yasaklara temkinli yaklaşıyor. Eleştiriler, bu tür düzenlemelerin aşırı müdahale olduğu ve eğitim ile dijital okuryazarlığın daha etkili olabileceği yönünde. Euroconsumers’den Olivia Brown ise genel yasakların sorunu çözmek yerine görünmez kıldığını belirtiyor.

AB çapında ortak bir karar mümkün mü?

AB düzeyinde ortak bir yasak ise siyasi açıdan hassas görülüyor ve kutuplaşmayı artırabileceği düşünülüyor. Bu nedenle Avrupa Komisyonu, üye ülkelere kendi düzenlemelerini uygulayabilecekleri bir araç olarak yaş doğrulama uygulamasını devreye almayı planlıyor.

2025’te geliştirilmeye başlanan bu uygulama, ulusal dijital cüzdanlara veya ayrı sistemlere entegre edilebilecek bir teknik altyapı sunuyor. Kullanıcıların yaş doğrulaması için uygulamayı indirip veri kullanımına onay vermesi, kimlik belgesini (çip dahil) taraması ve yüz tanıma sürecini tamamlaması gerekiyor. Bu doğrulamanın düzenli olarak tekrarlanabileceği ve platformların her erişimde yaş kontrolü isteyebileceği belirtiliyor.

Ancak sistemin karmaşıklığı, gizlilik riskleri ve VPN gibi araçlarla aşılabilme ihtimali tartışma yaratıyor. Ayrıca bazı uzmanlar, bu tür çözümlerin sorumluluğu platformlardan kullanıcıya kaydırabileceği uyarısında bulunuyor.

AB’nin çocukların çevrimiçi güvenliğine yönelik düzenlemeleri ise yıllar içinde genişletildi. 2016’da kabul edilen ve 2018-2020 arasında yürürlüğe giren GDPR, çocukların verilerine ilişkin sıkı kurallar getirirken, dijital rıza yaşını 16 olarak belirledi (13’e kadar esneklik tanındı). 2020’de yürürlüğe giren Görsel-İşitsel Medya Hizmetleri Direktifi, yaş sınırlaması ve ebeveyn kontrolü sistemlerini zorunlu hale getirdi.

2021’de başlatılan AB çocukların çevrimiçi güvenliği stratejisi ise finansman, araştırma ve gönüllü kurallarla riskleri azaltmayı hedefledi. Son dönemde önerilen önlemler arasında çocuk hesaplarının varsayılan olarak gizli olması, otomatik oynatma ve sonsuz kaydırma gibi bağımlılık yaratan özelliklerin sınırlandırılması yer alıyor.

Ayrıca 2025 itibarıyla yürürlüğe giren bazı Yapay Zekâ Yasası hükümleri, çocukların zayıf yönlerini istismar eden sistemleri yasaklıyor. 2026 sonunda teklif edilmesi beklenen Dijital Adalet Yasası’nın ise “karanlık tasarım” ve bağımlılık yaratan özellikleri hedef alması öngörülüyor.

Bu çerçevenin merkezinde yer alan DSA ise çevrimiçi platformlara kapsamlı yükümlülükler getiriyor. 2024’te yürürlüğe giren düzenleme, özellikle çocukların korunmasını öncelik haline getirerek daha güvenli varsayılan ayarlar, içerik denetimi ve hedefli reklamlara sınırlamalar getiriyor. Yeni sistemle birlikte kullanıcılar içeriklere itiraz etme ve şikâyet mekanizmalarına daha kolay erişebilirken, çocuklar için daha güçlü gizlilik korumaları sağlanmış durumda.