17 Temmuz 2024, Çarşamba Gazete Oksijen
Haber Giriş: 12.11.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:17

Üçüncü doz olmadan salgını yenemeyeceğiz

BioNTech aşısının koruması, ikinci dozdan sonra her iki ayda bir yüzde 6 azalıyor. İkinci dozdan 5 ile 8 ay sonra yapılacak üçüncü doz, antikor üretimini 3 kattan fazla artırıyor. İsrail ve İngiltere’den sonra Türkiye de 18 yaş üstü herkese üçüncü doz uygulamasına başladı. İsrail çok başarılı sonuç aldı. 10 binleri geçen günlük vaka sayısı 300’lere indi
Üçüncü doz olmadan salgını yenemeyeceğiz

Avrupa’da son beş haftadır Covid vakaları artıyor. Tam aşılı oldukları halde Covid 19’a yakalanan ve hastalığın tüm semptomlarını gösterenlerin sayısında büyük artış yaşanıyor. Enfekte olan ancak semptom göstermeyen aşılılar da dahil edildiğinde, aşıların etkinliği kafalarda ciddi soru işareti yaratıyor. Hiçbir Covid aşısının enfeksiyona karşı yüzde 100 koruma iddiası yok. Ekim ayında ABD’de 3.5 milyon kişinin verileri dikkate alınarak yapılan ve dünyanın önde gelen tıp dergilerinden Lancet’te yayınlanan araştırmaya göre, Pfizer/BioNTech ve Moderna’nın mRNA aşıları ilk dozdan sonra ilk ay yüzde 88.5 koruma sağlıyor. Ancak 5 ay sonra bu oran yüzde 47’ye kadar düşüyor. İki doz sonrası ise Delta varyantına karşı ilk ay yüzde 93 olan koruma, 4 ay sonunda yüzde 53’e geriliyor. Buna karşılık hastaneye yatış ve ölümü önlemede aşının etkinliği, daha bulaşıcı Delta varyantında bile en az 6 ay yüzde 90’ların üzerinde kalıyor. Amerikan salgın hastalık önleme merkezi CDC’ye göre, aşılıların enfekte olma olasılığı 8 kat, hastaneye yatırılma veya ölme olasılığı 25 kat daha düşük.

Koruma 6-9 ay sürüyor

Bir yıldan uzun süre önce aşı olan kimse olmadığı için aşının sağladığı korumanın ne kadar sürdüğüne ilişkin kesin bir bilgi yok. Bilim insanları, aşının etkinliğinin kişide kişiye değişmekle birlikte 6 ile 9 ay arasında azaldığını söylüyor. Üstelik son bir yılda denkleme bir de Delta gibi daha bulaşıcı varyantlar girdi. Örneğin Almanya’da Almanya’da 18-59 yaş grubunda Pfizer/BioNTech aşısının ortalama etkinliği son 9 ayda yüzde 83 olarak gerçekleşti. 60 yaşın üzerindekiler için bu oran yüzde 81 oldu. Ancak son dört haftadır tam aşılı oldukları halde Covid 19’a yakalananların sayısında artış görülüyor. 27 Eylül-24 Ekim arasında, 18-59 yaş grubunda 40 bin 467 tam aşılı yeni vaka tespit edildi. Tam aşılı hasta oranı, Almanya’daki aşılama kampanyasının başlangıcından bu yana yüzde 10.9’a yükseldi. Ancak, sadece son dört hafta baz alındığında bu oran 37.5’e çıktı. Yoğun bakım ünitelerinde bu yaş grubundaki aşılı hastaların oranı yıl başından bu yana yüzde 3.2’ydi. 24 Ekim itibarı ile son dört hafta esas alındığında oran yaklaşık yüzde 12’ye yükseldi. 60 yaş üstü içinse tam aşılı olmasına rağmen Covid’e yakalananların oranı bir yıllık ortalamada yüzde 16.1 düzeyindeyken, son dört hafta baz alındığında yüzde 58.9’a çıktı. 24 Ekim itibariyle son dört haftada yoğun bakıma yatırılan tam aşılı Covid-19 hastalarının oranı ise yüzde 33.4’e yükseldi. Buna karşın aşısızların salgının seyri ve ulusal sağlık sistemleri üzerindeki aşırı yüklenmede ciddi etkileri olduğu da bir gerçek. Tüm ülkelerde hastaneye yatışların büyük bölümünü 60 yaş üzeri ‘aşısızlar’ oluşturuyor. Hastaneye yatmak zorunda kalan çok az sayıda aşılı insan da yine ağırlıklı olarak 60 yaş üstü gruptan.

Neden üçüncü doz?

Aşı korumasının süresini ve etkinliğini, kişinin yaşı, önceden var olan hastalıklar, aşı dozlarının hangi aralıklarla yapıldığı ve aşının kendisi gibi faktörler belirliyor. Özellikle yaşlılarda, kanserli veya organ nakli olmuş hastalarda aşı koruması, diğer gruplara göre bariz şekilde azalıyor. Bu nedenle Türkiye dahil birçok ülkede özellikle risk grubunda olanlar ve 70 yaşın üzerindekiler için 3’üncü doz aşı uygulaması başlamıştı. İsrail, tüm vatandaşları için üçüncü doz Pfizer/BioNTech uygulamasına geçen ilk ülke olmuştu. 9.3 milyonluk ülkede bugüne kadar 3.4 milyon kişiye yani nüfusunun üçte birine üçüncü doz yapıldı. Ülkede yapılan geniş kapsamlı araştırmada üçüncü dozun hastalığı ağır geçirmeyi ve ölümleri yüzde 92 oranında önlediği görüldü. Üçüncü dalganın yaşandığı Ağustos’ta günlük 10 bine varan vaka sayıları üçüncü dozdan sonra 300’lere indi. Haftalık ölüm ortalaması ise sadece 3.

BioNTech: % 95 koruma

Pfizer ve BioNTech, kısa süre önce 10 bin denekle gerçekleştirdiği geniş kapsamlı bir araştırmanın sonucunu açıkladı. Buna göre aşı üçüncü dozda yüzde 95’in üstünde etki gösteriyor. Delta varyantının baskın olduğu dönemde gerçekleştirilen araştırmada, daha önce iki doz BioNTech aşısı olmuş yaş ortalaması 53 olan kişilere ilk iki dozdan ortalama 11 ay sonra, ilk iki dozla aynı miktarda 3’üncü doz uygulandı.  Plasebo grubunda 109 koronavirüs vakasına rastlanırken üçüncü dozu olanlarda bu rakam sadece 5 oldu. Üçüncü doz, 2’nci doz sonrasında edinilen yüksek korumayı yeniden sağladı. BioNTech CEO’su Uğur Şahin araştırma sonucuyla ilgili olarak, “Aşının etkinliği ikinci dozdan sonra her iki ayda bir yaklaşık yüzde 6 azalıyor. İkinci dozdan 5 ila 8 ay sonra yapılan üçüncü bir doz, antikor üretimini ikinci doza göre 3.3 kat artırıyor. Üçüncü doz aşının yan etkileri de ikinci doz aşıdan farklı değil” dedi.

ABD’den izin bekliyor

Pfizer/BioNTech, bu araştırmadan hareketle 9 Kasım’da ABD’de Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) üçüncü dozun 18 yaş üstü herkese uygulanması için ikinci kez izin başvurusu yaptı. Şirket Eylül’de de aynı talepte bulunmuş, ancak FDA’den olumsuz yanıt almıştı. FDA’in vereceği yanıtı beklemeden Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, dünden itibaren 18 yaş üzeri herkese 3’üncü doz aşı uygulaması başlattı. İkinci doz mRNA aşısı üzerinden en az 6 ay geçenler, üçüncü dozu istedikleri aşı türünden olabilecek. İngiltere, aşılamada yüzde 80’lere ulaşmasına rağmen bugün Avrupa’daki büyük vaka artışının 1 numaralı ülkesi. Bunun en önemli nedeni, çok erken aşı oldukları için antikor seviyelerinin düşmesi. 40’lı yaşlardaki İngilizlerin çoğu 4 ay önce ikinci doz aşılarını tamamlamıştı. Ülkede en çok kullanılan Oxford/AstraZeneca aşısında antikor seviyesinin 10’uncu haftadan itibaren belirgin seviyede düştüğü biliniyor. Bu aşının Delta’ya karşı koruması da yüzde 67. Hükümet 3’üncü doz aşılara Eylül ortasında başladı ve geç kalmakla eleştiriliyor. Almanya’da birçok eyalet özellikle AstraZeneca ve Johnson&Johnson aşılarını olanlara üçüncü doz aşı kararı aldı. Alman Sağlık Bakanlığı, hangi aşıyı olursa olsun, ikinci dozun ardından 6 ayı dolduran tüm vatandaşlara ‘hatırlatma dozu’ yapılması için eyaletlere tavsiye kararı gönderdi. İtalya’da aşı pasaportu uygulaması ve yüzde 84’e varan aşılamaya rağmen vaka sayılarında yükseliş var. Ülkede sadece 65 yaş üzeri ve riskli gruplara üçüncü doz uygulanıyor. Şimdiye dek 1.8 milyon kişi üç doz aşı oldu. Aşının zorunlu olması tartışılıyor. Aşı karşıtlığının yüksek olduğu Fransa’da ise aşılamada yüzde 75 rakamına bile büyük güçlükle ulaşıldı. Üçüncü doz sadece risk grupları için başlatılmıştı ancak Cumhurbaşkanı Macron, önümüzdeki aydan itibaren tüm nüfusun üçüncü doz aşılanmaya başlanacağını duyurdu. Sağlık Bakanlığı 18 yaş üzerindeki tüm vatandaşların 3’üncü doz aşılanması için onay verdi.
Fotoğraf: Getty Images
Fotoğraf: Getty Images

Sıtma ilacı yüzünden mesleğinden olacak

Fransız mikrobiyolog Didier Raoult, geçen yıl Covid hastalarında denediği sıtma ilacı ‘hidroksiklorokin’le gündeme gelmişti. İlaç bir süre yaygın olarak kullanılmış, sonra Covid’i iyileştirmediği gibi hastaları başta kalp rahatsızlıkları olmak üzere bir dizi riskle karşı karşıya bıraktığı ortaya çıkmıştı.Yüzlerce doktor, yeterli klinik çalışma olmadan bu ilacı önererek ‘etik kuralları ihlal ettiği’ gerekçesiyle Raoult’u şikayet etti. Yaptığı araştırmada elde ettiği verileri çarpıtmak ve kamuoyuna yanlış bilgi vermekle suçlanan Raoult, suçlu bulunursa diplomasını kaybedecek… 

Süper aşı için önemli keşif

ABD’de Kuzey Carolina ve Duke üniversitelerinden bilim insanları, Covid-19’dan, varyantlarından ve diğer koronavirüs türlerinden koruyacak bir ‘süper antikor’ keşfetti. DH1047 ismi verilen antikor, virüsün hücrelere bağlanarak çoğalmasını engelliyor. Keşfedilen antikorun ‘süper aşı’ çalışmalarına katkı sağlayacağı belirtiliyor. Duke İnsan Aşı Enstitüsü müdürü Dr. Barton Haynes, “Bu antikor, mevcut salgın için terapötik olma potansiyeline sahip. Hayvanlardan insanlara sıçrayan virüsler ve gelecekteki salgınlar için de kullanılabilecek bir keşif” dedi.