18 Ocak 2026, Pazar
Haber Giriş: 18.01.2026 11:02 | Son Güncelleme: 18.01.2026 12:06

16 yaş altına sosyal medya yasağı: Avustralya’dan sonra sırada hangi ülke var?

Birleşik Krallık, Fransa, Danimarka, İspanya, Almanya, İtalya ve Yunanistan, 16 yaş altına sosyal medya kısıtlaması getirmeyi değerlendiren ülkeler arasında yer alıyor
16 yaş altına sosyal medya yasağı: Avustralya’dan sonra sırada hangi ülke var?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Avustralya’nın 16 yaş altına yönelik sosyal medya yasağı, küresel ölçekte dikkat çekerken, birçok ülke benzer düzenlemeleri gündemine aldı. Bu ülkeler arasında bir sonraki adımı atması en muhtemel ülke olarak Birleşik Krallık öne çıkıyor.

Avustralya’da Avustralya hükümetinin çıkardığı Online Safety Amendment Act adlı düzenleme 10 Aralık’ta yürürlüğe girdi. Yasa kapsamında Reddit, X, Meta’ya ait Instagram, Alphabet bünyesindeki YouTube ve ByteDance’e ait TikTok gibi büyük platformlar yer aldı. Şirketler, 16 yaş altındaki kullanıcıların hesap açmasını engellemek için yaş doğrulama sistemleri kurmakla yükümlü kılındı. Yükümlülüklere uymayan platformlara 49,5 milyon Avustralya dolarına (yaklaşık 32 milyon dolar) kadar para cezası uygulanabilecek.

CNBC'de yer alan habere göre, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından gençler, teknoloji şirketleri ve uzmanlardan farklı tepkiler gelse de, dünya genelinde hükümetler Avustralya benzeri yasaklar için taslak çalışmalar yapıyor. Birleşik Krallık, Fransa, Danimarka, İspanya, Almanya, İtalya ve Yunanistan, 16 yaş altına sosyal medya kısıtlaması getirmeyi değerlendiren ülkeler arasında yer alıyor.

Birleşik Krallık merkezli “Smartphone Free Childhood” girişiminin kurucularından Daisy Greenwell, bunun küresel bir sorun haline geldiğini belirterek, hükümetlerin çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda artan bir baskı altında olduğunu söyledi. Greenwell’e göre mevcut durumun çocuklar, ebeveynler ve toplum açısından işlemediği yönünde yaygın bir görüş bulunuyor.

ABD'de yasak görüşülüyor

ABD’de ise ülke genelinde bir yasak olasılığı düşük görülüyor. Ancak Güney Kaliforniya Üniversitesi Marshall School bünyesindeki Neely Center’ın yöneticisi Ravi Iyer, eyalet ve yerel düzeyde ilginin arttığını belirtti. Iyer, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini ele alan The Anxious Generation kitabının yazarı sosyal psikolog Jonathan Haidt ile de çalışıyor. Iyer, ABD’de birkaç eyaletin önümüzdeki yıllarda benzer düzenlemeleri hayata geçirebileceğini ifade etti. Kaliforniya ve Teksas’ta 2026 için eyalet düzeyinde yasaklar tartışılıyor.

Öte yandan teknoloji şirketleri bu tür düzenlemelere karşı çıkıyor. Avustralya’daki yasa sonrasında Reddit, düzenlemenin çevrimiçi siyasi tartışmaları kısıtladığı gerekçesiyle dava açtı. Meta ise Avustralya hükümetine çağrıda bulunarak yasağın yeniden değerlendirilmesini istedi. X platformu ise kullanıcılara gönderdiği açıklamada, kısıtlamaların şirket tercihinden değil, yasal zorunluluktan kaynaklandığını belirtti.

Birleşik Krallık’ta oylama gündemde

Birleşik Krallık’ta 16 yaş altına sosyal medya yasağı çağrıları yılın başından itibaren hız kazandı. UK House of Lords’un bu hafta, Children’s Wellbeing and Schools Bill tasarısını değiştirerek yasağa yer verip vermemeyi oylaması bekleniyor. Smartphone Free Childhood girişimi, bu hafta 100 binden fazla e-postanın milletvekillerine gönderildiği bir kampanya başlattı.

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer da çocukların sosyal medyadan daha iyi korunması gerektiğini söyleyerek Avustralya’daki uygulamayı incelediklerini açıkladı. Sağlık Bakanı Wes Streeting ise Haidt’i bakanlık yetkililerine hitap etmesi için davet etti.

Fransa’da da 15 yaş altına sosyal medya erişimini sınırlamayı hedefleyen, biri Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından desteklenen iki yasa tasarısı tartışılıyor. Ülkenin halk sağlığı kurumu ANSES, sosyal medyanın olumsuz etkilerinin kapsamlı biçimde belgelendiğini açıkladı.

Uzmanlara göre bu tür yasakların temel hedeflerinden biri, gençler üzerindeki “herkes kullanıyor” baskısını azaltmak. Iyer, sosyal medya yasağının küresel bir norm haline gelmesi durumunda, gençlerin bireysel olarak kendilerini sınırlama baskısının da azalacağını ifade ediyor.

Kaynak: Gazete Oksijen