İran’ın çeşitli kentlerinde ekonomik kriz nedeniyle başlayan kitlesel hükümet karşıtı protestoların sert şekilde bastırılması sonrası ülkede yüzlerce kişi yaşamını yitirdi. Ülke çapındaki altıncı gününe giren internet karartmasına rağmen, Tahran’ın güneyindeki Kahrizak Adli Tıp Merkezi’nden sızan görüntüler, protestoların insani bilançosunu gözler önüne serdi.
Reuters'a konuşan bir İranlı yetkili, gösterilerde güvenlik güçleri dahil 2 binden fazla kişinin öldüğünü söyledi. İranlı yetkili ölümlerle ilgili 'teröristleri' suçladı.
Bu rakam, İranlı bir yetkilinin açıkladığı ilk ölü sayısı olarak kayıtlara geçti. Daha önce aktivist gruplar ölü sayısını en az 600 olarak duyurmuş ancak rakamın artmasından endişe ettiklerini açıklamıştı.
Hafta sonu sosyal medyada yayılan videolarda, siyah ceset torbalarıyla kaplı bedenlerin geçici morga dönüştürülen depo benzeri odalarda ve merkezin bahçesinde yan yana dizildiği görüldü. Aileler, onlarca cesedin arasında yakınlarını tanımaya çalışırken çığlıklar attı ve gözyaşlarına boğuldu.
CNN International'ın doğruladığı görüntülerde, insanlar monitörde gösterilen ölü fotoğraflarını inceleyerek kimlik tespiti yapmaya çalıştı. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) ulaşan bilgilere göre, merkezde yaklaşık 250 ceset bulunduğu tahmin ediliyor.
Ortaya çıkan başka görüntülerde ise adli tıp binasının dışındaki kaldırımda, avluda ve toprak zeminde çok sayıda ceset torbasının yan yana dizildiği, ailelerin panik içinde yakınlarını aradığı görüldü. Aktivist grubu Mamlekate, ceset sayısının fazla olması nedeniyle morgun avluya taştığını bildirdi.

Devlet medyası ne diyor?
İran devlet medyası görüntüleri doğrularken, cesetlerin büyük bölümünün “olaylara karışmayan sıradan vatandaşlar” olduğunu ileri sürdü ve ölümlerden “isyancıları” sorumlu tuttu.
Devrim Muhafızları’na yakın Tasnim Haber Ajansı ile Öğrenci Haber Ajansı, adli tıp merkezi çevresinden görüntüler paylaşarak bir karşı anlatı oluşturdu. Devlet muhabirleri, ailesiyle konuştuğu kaydedilen bazı kişilerin yakınlarının protestocu olmadığını ifade ettiği anları yayınladı.
Görüntülerde bir kişi, siyah ceset torbasına sarılı bir bedenin başında gözyaşları içinde yakınını savunarak, başına bir binadan atılan taş isabet ettiğini ve söz konusu kişinin hükümet yanlısı olduğunu söyledi. Muhabir, kamera karşısında, aralarında silahlı eylemlere karışanların bulunduğunu ancak “çoğunun sıradan insanlar” olduğunu iddia etti.
Bu söylem, İran hükümetinin şiddetten protestocuları sorumlu tuttuğu, topluma ise sokaklara çıkmama yönünde uyarılar yaptığı daha geniş bir propaganda çerçevesine oturuyor.
Evidence of a very bloody state clampdown is now starting to come out from people who either have managed to connect to Starlink or who have left Iran and brought videos with them.
— Trita Parsi (@tparsi) January 11, 2026
But even Iranian State TV is reporting from the morgue, where a large number of body bags can be… pic.twitter.com/QcY2iPYyCp
'Paralı askerler, teröristler' ifadeleri
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktör Yardımcısı Michael Page, İran güvenlik güçlerinin sivillerin ölümünden sorumlu olduğunu belirterek, hükümetin “her türden kitlesel protestoyu kendi otoritesine tehdit olarak gördüğünü” ve buna uygun güç kullandığını söyledi.
İran yönetimi protestocuları “yabancı destekli paralı askerler” ve “teröristler” olarak nitelendirirken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian pazar günü yaptığı açıklamada barışçıl protestocular ile “düzeni bozmaya çalışanlar” arasında ayrım yaptığını savundu. Başsavcı ise ikinci gruba karşı “acımasız yargı süreci” yürütüleceğini, ölüm cezasının da ihtimal dahilinde olduğunu açıkladı.
Hak örgütlerine göre, bu tür söylemler pratikte fiili bir ayrım yaratmıyor.
Tanık ifadeleri güvenlik güçlerinin sert müdahalesini doğruluyor. CNN’e konuşan iki görgü tanığı, cuma gecesi Tahran’da güvenlik güçlerinin otomatik silahlarla ateş açarak “çok sayıda kişiyi öldürdüğünü” anlattı. Bir sosyal hizmet uzmanı, aynı gün bir protestoda güvenlik güçlerinin bir kadının boynuna şok cihazı uyguladığını ve kadının bayıldığını aktardı.
Michael Page, aşırı devlet baskısının bazı insanları daha “uç yöntemlere” ittiğini, buna rağmen güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımını son çare olarak görmediğini belirtti.
🚨
— لُمپن 🔆 (@L0mpan) January 11, 2026
These videos are circulating with the caption: "Families arriving to identify their loved ones’ bodies at Kahrizak morgue/forensic medicine #Tehran"#IranProtests pic.twitter.com/xn7tty9iRS
600'ün üzerinde ölü, 10 binden fazla gözaltı
HRANA’ya göre protestoların aralık sonunda başlamasından bu yana 9’u çocuk olmak üzere 646'nın üzerinde protestocu öldürüldü, 10.000’den fazla kişi gözaltına alındı. İnternet karartması ve bilgi akışının zayıf olması nedeniyle gerçek bilanço bilinmiyor. CNN bu sayıları bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtiyor. İran devlet medyası ise 100’den fazla güvenlik görevlisinin öldüğünü iddia ediyor.
İran altıncı gününe giren internet kesintisi nedeniyle dış dünyaya neredeyse kapalı durumda. Kahrizak’tan sızan görüntüler, mevcut baskı ortamının yol açtığı insan kaybının boyutuna dair nadir bir pencere sunuyor.



