ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamalarda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hakkında konuştu.
Trump’ın hem Macron'un özel hayatına dair iddialara değinmesi hem de iki lider arasında geçen askeri destek diyaloğunu ifşa etmesi diplomatik kulislerde ses getirdi.
Eşi üzerinden hedef aldı
Konuşmasında Macron'un kişisel hayatına yönelik geçmişteki söylentilere atıfta bulunan Trump "Fransa'yı, Macron'u aradım. Hani şu eşinin kendisine çok kötü davrandığı Macron... Hala çenesine yediği o sağ kroşenin etkisinden kurtulmaya çalışıyor" sözlerini kullandı.
Trump mocks Macron again:
— Clash Report (@clashreport) April 1, 2026
I called up France, Macron, whose wife treats him extremely badly and he’s still recovering from the right to the jaw. pic.twitter.com/bEJgfKaVRg
Körfez'e gemi gönderir misin talebi
Trump, konuşmasının devamında Macron ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin detaylarını da paylaştı. Körfez bölgesi için Fransa'dan askeri destek talep ettiğini belirten ABD Başkanı, o diyaloğu şu sözlerle aktardı:
"Ona, 'Emmanuel, Körfez'de biraz yardıma ihtiyacımız var. Mümkünse hemen bir gemi gönderebilir misin?' diye sordum."
Trump'ın açıklamalarına göre Fransa Cumhurbaşkanı bu talebe olumsuz yanıt verdi.
Geride kalan aylarda Macron Vietnam ziyareti sırasında eşi Brigitte tarafından tokatlanmıştı. Kameraya yansıyan görüntülerin ardından Elysee Sarayı açıklama yaparak 'Sadece bir stres anıydı' dedi.
Macron ise gelişmeyle ilgili Macron, "Bu sadece bizim sık sık yaptığımız şakalaşmalardan biriydi" sözlerini kullandı.
Emmanuel Macron getting smacked in the face by his husband…
— Isaac’s Army (@ReturnOfKappy) May 26, 2025
They did not think the cameras would catch that… pic.twitter.com/PhhxyVzjQN
Macron dün Japonya'dan Trump'a seslenmişti
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Japonya ziyareti sırasında Avrupa’nın "öngörülebilir" yapısını överken, isim vermeden ABD Başkanı Donald Trump’ın izlediği politikalara sert eleştiriler yöneltti.
Macron, "Bu ülkelerin yarından sonra aynı pozisyonda kalıp kalmayacağını, hatta yarın sizi bilgilendirmeden canınızı yakacak bir karar alıp almayacağını asla bilemezsiniz. İnanın bana, böyle zamanlarda öngörülebilirlik hiç de kötü bir şey değil" dedi.
Kaynak: Gazete Oksijen