04 Kasım 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 04.11.2026 11:12 | Son Güncelleme: 04.11.2026 12:29

ABD dış politikası seçimin ardından değişecek: Demokratların zaferi İsrail için ne söylüyor?

Gazze savaşı ve İran'la çatışmanın ardından ABD kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştiriler artarken, Trump'ın yıllık 4 milyar dolarlık askeri yardımı sona erdirme açıklaması Washington-Tel Aviv ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti oldu
ABD dış politikası seçimin ardından değişecek: Demokratların zaferi İsrail için ne söylüyor?

ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde Demokratların hem Senato hem Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanması, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin geri kalanında iç ve dış politikayı doğrudan etkileyecek bir değişim yarattı.

Seçim sonuçları Trump yönetiminin Kongre'deki hareket alanını daraltmakla birlikte Washington'ın İsrail politikasının geleceği açısından da önemli sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor.

İsrail, uzun yıllar boyunca ABD siyasetinde Cumhuriyetçiler ve Demokratların büyük ölçüde ortaklaştığı nadir dış politika başlıklarından biriydi. Ancak Gazze'deki savaşın ardından bu uzlaşı giderek aşındı.

İsrail'e askeri yardımın koşulsuz sürdürülmesine yönelik itirazlar Demokrat Parti içinde güçlenirken, Trump'ın MAGA hareketindeki bazı isimler de ABD'nin İsrail için üstlendiği askeri ve ekonomik yükü sorgulamaya başladı.

Seçim günü Trump'ın İsrail'e yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık askeri yardımı yıl sonunda durduracaklarını açıklaması da bu dönüşümün dikkat çekici bir göstergesi oldu. Fox News'e konuşan Trump, İsrail'in artık ABD yardımına ihtiyaç duymayacak kadar güçlü bir ülke olduğunu savundu. Ancak açıklamasında, Demokratların İsrail'e verilen yardımı Cumhuriyetçilere karşı siyasi bir argüman olarak kullanmasına da tepki gösterdi.

Trump, Michigan'daki Demokrat Senato adayı Abdul El-Sayed'in İsrail'e yönelik eleştirilerine atıfta bulunarak, “İsrail'in buna ihtiyacı yokken El-Sayed gibi delilerin eleştirilerine neden katlanalım?” dedi.

Kongre'deki çoğunluk İsrail'e nasıl yansıyacak?

CNN International'da yayınlanan analize göre Demokratların Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu elde etmesi, İsrail'e yönelik Amerikan politikasının hemen değişeceği anlamına gelmiyor.

ABD başkanı dış politikayı belirleme ve askeri yardımları yönetme konusunda önemli yetkilere sahip. Trump'ın görev süresinin kalan bölümünde Washington'ın İsrail politikasında son sözü de Beyaz Saray söyleyecek.

Ancak Demokratların çoğunluğu, Kongre'nin İsrail politikasındaki denetim ve baskı kapasitesini artıracak.

Demokratların kontrolündeki komisyonlar, İsrail'e silah satışları, Batı Şeria'daki yerleşimlerin genişletilmesi, Filistinlilere yönelik şiddet ve ABD silahlarının kullanımına ilişkin soruşturmalar ve oturumlar düzenleyebilir. Kongre ayrıca askeri yardımlara ilişkin yeni koşullar getirilmesini gündeme taşıyabilir.

Chatham House'un seçimler öncesinde yayımladığı analizde de Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanmasının Washington'ın İsrail politikasını kısa vadede kökten değiştirmeyeceği ancak uzun vadeli dönüşümü hızlandırabileceği belirtilmişti. Analize göre yeni çoğunluk, 2027 ve 2028 boyunca askeri yardımları denetlemek, İsrail'in politikalarına ilişkin hesap verebilirliği artırmak ve Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını destekleyen yeni bir politika çerçevesi oluşturmak için Kongre'nin araçlarını kullanabilir.

Bu açıdan seçim sonuçları, yalnızca Trump yönetiminin son iki yılını değil, 2028 başkanlık seçiminde Demokratların adaylarının İsrail ve Filistin meselesine nasıl yaklaşacağını da etkileyebilir. Yeni Kongre'de şekillenecek tartışmalar, 2029'da Beyaz Saray'a gelebilecek Demokrat bir yönetimin politikalarına zemin hazırlayabilir.

İsrail'e destek artık iki partide de tartışmalı

ABD'deki değişimin en önemli boyutlarından biri, İsrail'e yönelik eleştirilerin artık yalnızca Demokrat Parti'nin ilerici kanadıyla sınırlı kalmaması. Gazze'deki insani kriz, İsrail'in askeri operasyonları ve İran'la savaşın ABD'ye maliyeti, farklı siyasi kesimlerde Washington'ın Tel Aviv'e verdiği desteğin sorgulanmasına yol açtı.

Quinnipiac Üniversitesi'nin haziran ayında yayımladığı ankete göre Amerikalıların yüzde 48'i ABD'nin İsrail'e gereğinden fazla destek verdiğini düşünüyor. Bu oran, anketin 2017'de başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Demokratlarda bu görüşü paylaşanların oranı yüzde 66, bağımsızlarda yüzde 55. Cumhuriyetçilerin yüzde 20'si de ABD'nin İsrail'e fazla destek verdiğini düşünüyor.

Cumhuriyetçi tabandaki değişim, Trump'ın siyasi hareketi açısından da dikkat çekici. MAGA hareketi içinde etkili bazı podcast yayıncıları ve sosyal medya yorumcuları, ABD'nin İsrail'in güvenliği için kaynak ve askeri güç kullanmasına karşı çıkıyor. CNN'in Trump seçmenleriyle yaptığı görüşmelerde de bazı destekçilerin ABD'nin İsrail adına savaşa girdiğini düşündüğü ve iki ülke arasındaki ilişkinin mevcut biçimini sorguladığı aktarıldı.

Demokratlar açısından ise İsrail politikası seçim kampanyalarında daha belirgin bir ayrışma başlığına dönüştü. Michigan'da Abdul El-Sayed'in İsrail'e koşulsuz askeri yardıma karşı çıkan tutumu, Demokrat Parti içindeki tartışmanın örneklerinden biri oldu. Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Rahm Emanuel de İsrail'e koşulsuz askeri yardımın sona erdirilmesi ve iki ülke arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Netanyahu'nun Washington'daki siyasi dayanağı zayıflıyor

İsrail açısından değişimin bir diğer boyutu, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD'deki siyasi ilişkileri. Netanyahu, uzun süredir Washington'da özellikle Cumhuriyetçi Parti'yle yakın ilişkiler kuruyor. Ancak İsrail'in Gazze politikası ve ABD'nin İran savaşına dahil olması, bu ilişkinin İsrail'in güvenlik çıkarlarını ne ölçüde koruyabileceği sorusunu gündeme getirdi.

Netanyahu'nun ABD'deki Cumhuriyetçi yönetimlere dayanarak Demokratların eleştirilerini dengeleme stratejisi, Kongre'de Demokratların çoğunluğu kazanmasıyla daha zor hale gelebilir. Üstelik İsrail'e yönelik eleştirilerin Cumhuriyetçi tabanda da karşılık bulması, Netanyahu'nun Washington'da yalnızca parti değişiklikleriyle aşabileceği bir sorunla karşı karşıya olmadığını gösteriyor.

Trump'ın yardım açıklaması da bu açıdan önem taşıyor. ABD Başkanı, İsrail'e desteğin sürdürülmesini savunmak yerine, yardımların Amerikan iç siyasetinde Cumhuriyetçiler açısından bir yük haline geldiğine işaret etti. Böylece İsrail'e verilen desteği yalnızca dış politika ve güvenlik meselesi olarak değil, Amerikan seçmeninin öncelikleri açısından da değerlendirdi.

İsrail muhalefeti: Netanyahu görevde kalamaz

İsrailli muhalif siyasetçiler, resmi olmayan sonuçlara göre Demokratların zafere ulaştığı ABD ara seçimlerinden sonra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun göreve devam edemeyeceğini vurguladı.

ABD ara seçim sonuçlarını Netanyahu ve İsrail'e verilen destek bağlamında değerlendiren İsrailli muhalefet liderleri, ABD'de bu desteğin seçimlerde kaybetme nedenine dönüştüğüne işaret etti.

Muhalefetteki Birlikte Listesi liderlerinden eski İsrail Başbakanı Yair Lapid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD'deki seçim sonuçlarının ardından "Netanyahu ile birlik hükümeti olasılığı tamamen ortadan kalkmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Lapid, "İsrail, onun başbakan olarak kalmasına izin veremez. Bu, güvenliği tehlikeye atar, demokrasiyi tehlikeye atar ve bizi uluslararası alanda mahveder." ifadelerini kullandı.

Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, X hesabından, "ABD'de açıklanan ara seçim sonuçları, Netanyahu'nun hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler nezdinde ne kadar zararlı bir figür olduğunu ortaya koyuyor." yazdı.

İsrail Başbakanı Netanyahu ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in görevde kalmasının, İsrail'i uluslararası yaptırımlara, izolasyona ve ABD ile çatışmaya sürükleyebileceğini belirten Golan, İsrail'in dünyadaki konumunu yeniden tesis etmek için önlerinde iki seçenek olduğunu savunarak şunları kaydetti:

"Ya Netanyahu'nun İsrail'i, 'Süper Sparta', boykot edilen, geri kalmış ve izole edilmiş İsrail; ya da güçlü, ilerici, özgür ve güvenli bir İsrail. Netanyahu seçimleri kaybetti. O, İsrail için tehlikelidir."

Golan, kaybedecek vakitleri olmadığını ve bir değişim hükümeti kurmaları gerektiğini belirtti.

Kaynak: Gazete Oksijen