04 Mart 2026, Çarşamba
Haber Giriş: 04.03.2026 08:01 | Son Güncelleme: 04.03.2026 08:06

ABD yönetiminden çelişen açıklamalar: İran saldırısının nedeni ne?

Nükleer müzakerelere katılan ABD temsilcileri, Obama yönetimi ve İran arasında imzalanan anlaşmaya benzer bir anlaşmanın mümkün olabileceğini ancak bunun aylar sürebileceğini bildirdi. Trump ise ertesi gün saldırı emri verdi
ABD yönetiminden çelişen açıklamalar: İran saldırısının nedeni ne?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada ABD güçlerinin İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına katılması talimatını, Tahran’ın ilk saldırıyı gerçekleştirmek üzere olduğuna inandığı için verdiğini söyledi. Trump’ın bu açıklaması, savaşın nasıl başladığına ilişkin bir gün önce Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yaptığı değerlendirmeyle çelişti. Rubio, Pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada ABD’nin saldırıya, İsrail’in Tahran’a yönelik planlanan operasyonuna İran’ın karşılık verme ihtimaline karşı harekete geçme kaygısıyla katıldığını söylemişti.

Reuters'a yer alan habere göre Rubio, “İsrail’in bir operasyon düzenleyeceğini biliyorduk. Bunun Amerikan güçlerine yönelik bir saldırıyı tetikleyebileceğini de öngörüyorduk. Eğer onlar saldırıya geçmeden önce önleyici bir adım atmasaydık daha fazla kayıp verebilirdik” ifadelerini kullandı.

Trump ise İsrail’in ABD’yi savaşa sürüklediği yönündeki iddiaları reddetti. Yönetimin savaşın başlangıcına ilişkin farklı açıklamalar yapması, bazı destekçileri ve Demokrat siyasetçiler tarafından Trump’ın “tercih edilmiş bir savaş başlattığı” eleştirilerine yol açtı.

Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşmesi sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Belki de onların (İsrail’in) elini ben zorlamış olabilirim” dedi.
“Bu insanlarla müzakere ediyorduk ve benim kanaatime göre ilk saldırıyı onlar yapacaktı. Eğer biz harekete geçmeseydik onlar saldıracaktı. Buna güçlü biçimde inanıyordum.”

İran ise ABD’nin saldırılarının herhangi bir provokasyon olmadan gerçekleştirildiğini savunuyor.

Muhafazakâr çevrelerden eleştiri

Trump’ın açıklamaları ABD’de bazı muhafazakâr yorumcuların da eleştirilerini artırdı. Eleştirmenler, Rubio’nun sözlerinin ABD’nin savaşa İsrail’in yönlendirmesiyle girdiği izlenimini verdiğini savundu.

Muhafazakâr podcast yayıncısı Matt Walsh, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bize açıkça İran’la savaşta olmamızın sebebinin İsrail’in bizi buna zorlaması olduğunu söylüyor. Söylenebilecek en kötü şeylerden biri bu” ifadelerini kullandı.

Bir diğer muhafazakâr yorumcu Megyn Kelly de Trump’ın İran’a yönelik saldırı kararına şüpheyle yaklaştığını dile getirdi. Kelly, programında “Hükümetimizin görevi İran’ı ya da İsrail’i korumak değil, Amerikan halkını korumaktır. Bu bana açıkça İsrail’in savaşı gibi görünüyor” dedi.

Trump’ın sağ kanadından gelen bu eleştiriler, Cumhuriyetçi Parti’nin Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Kongre’deki çoğunluğunu korumaya çalıştığı bir dönemde ortaya çıktı.

Beyaz Saray’dan “hasar kontrolü”

Savaşın nasıl başladığına ilişkin tartışmalar Beyaz Saray’ı hasar kontrolü yapmaya zorladı.

Trump, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarının başlamasından üç gün sonra ilk kez kamuya açık bir ortamda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Daha önce saldırılarla ilgili iki video mesaj yayımlamış, bazı gazetecilerle bire bir görüşmeler yapmış ve Pazartesi günü Beyaz Saray’da kısa bir açıklama yapmıştı.

Trump, geçen Perşembe günü Cenevre’de İran ile yapılan görüşmelerin ardından Tahran’ın saldırı hazırlığında olduğuna inandığını söyledi ancak bu değerlendirmesini destekleyen herhangi bir kanıt sunmadı. İran ise söz konusu görüşmeleri olumlu olarak nitelendirmiş ve devamının planlandığını açıklamıştı.

Trump, “Yapılması gereken bir şeydi” diyerek savaş başlamadan önce İran’a karşı askeri müdahalenin neden gerekli olduğuna dair ayrıntılı bir gerekçe sunmadı.

Rubio ise Salı günü Kongre’de gazetecilerin soruları üzerine önceki açıklamalarına değinerek, “Sonuç şu: Başkan ilk darbeyi bizim almayacağımıza karar verdi. Bu kadar basit” dedi.

Cenevre görüşmeleri ve saldırı kararı

Trump yönetiminden iki üst düzey yetkili de Salı günü gazetecilerle yaptıkları telekonferansta askeri operasyonlara giden süreci anlattı. Yetkililer özellikle ABD temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in, Umman’ın arabuluculuğunda İranlı yetkililerle Cenevre’de yaptığı görüşmelere dikkat çekti.

Yetkililere göre ABD heyeti görüşmelerde İran’dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını istedi. Ancak İran tarafı, Tahran Araştırma Reaktörü’nde daha yüksek oranlarda uranyum zenginleştirilmesine izin verecek bir plan sundu.

ABD’li yetkililer bu yaklaşımı zaman kazanma taktiği olarak değerlendirdi. Yetkililerden biri, “Nükleer silaha ulaşmak için gerekli yapı taşlarından vazgeçmeye hazır değillerdi” dedi. İran ise nükleer silah geliştirmeye çalıştığı iddialarını reddediyor.

ABD’li temsilciler görüşmelerin ardından Trump’a, 2015’te Barack Obama yönetimi ve dünya güçleri tarafından İran’la imzalanan anlaşmaya benzer bir nükleer anlaşmanın mümkün olabileceğini ancak bunun aylar sürebileceğini bildirdi. Trump ise ertesi gün ABD güçlerine harekete geçme talimatı verdi ve saldırılar Cumartesi günü başladı.

Kaynak: Reuters