ABD Yüksek Mahkemesi, Trump yönetiminin ülkede yasal olarak yaşayan yaklaşık 350 bin Haitili ve 6 bin Suriyelinin insani koruma statüsünü derhal kaldırabileceğine hükmetti. Mahkemenin 6’ya karşı 3 oyla aldığı karar, söz konusu kişilerin sınır dışı edilmesinin önünü açtı.
Yüksek Mahkeme, perşembe günü Mullin v. Doe davasında 6'ya karşı 3 oyla aldığı kararla, Geçici Koruma Statüsü'nün (Temporary Protected Status-TPS) kaldırılmasını engelleyen alt mahkeme kararlarını bozdu. Kongre tarafından 1990 yılında oluşturulan TPS programı, ülkelerindeki savaş, doğal afet veya diğer olağanüstü koşullar nedeniyle geri dönmeleri güvenli olmayan göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyor.
Karar, göçmenlik makamlarına TPS uygulamasını sona erdirme konusunda geniş yetki tanırken, muhafazakâr çoğunluk mahkemelerin bu sürece müdahale etmesi için hukuki dayanak bulunmadığı sonucuna vardı.
Karar, Yüksek Mahkeme'nin göç politikaları konusunda Trump yönetimi lehine verdiği son kararlardan biri olurken, mahkeme aynı gün iltica başvurularını kısıtlayan bir politikanın yeniden yürürlüğe girmesinin önünü açan ayrı bir karara da imza attı.
Karar diğer ülke vatandaşları içni de emsal niteliği taşıyabilir
Haitililere geçici koruma statüsü ilk kez 2010’daki yıkıcı depremin ardından tanınmıştı. Ülkede çete şiddetinin yayılması ve bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesi nedeniyle bu statü yıllar içinde defalarca uzatıldı. Suriyeliler ise 2012’de başlayan iç savaş nedeniyle program kapsamına alınmıştı.
Kararın, koruma statülerinin bu yıl yenilenmesi gereken El Salvador, Lübnan, Sudan ve Ukrayna vatandaşları açısından da emsal niteliği taşıyabileceği belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Haiti ve Suriye’ye yönelik seyahat uyarılarında yaygın şiddet, suç, terör ve adam kaçırma risklerine dikkat çekiyor.
Mahkemenin gerekçeli kararını kaleme alan Yargıç Samuel Alito, göçmenlik makamlarının TPS statüsünü sona erdirme konusunda yargı denetimine kapalı bir yetkiye sahip olduğunu savundu. Alito, Trump’ın Haitili göçmenlere yönelik geçmişteki açıklamalarının, statünün ırksal nedenlerle kaldırıldığını göstermeye yeterli olmadığını belirtti.
Karara muhalefet şerhi düşen Yargıç Elena Kagan ise çoğunluğu sert sözlerle eleştirdi. Kagan, “Ortaya konulan deliller arasında Başkan’ın o kadar tiksindirici ve ırksal çağrışımlar içeren açıklamaları var ki çoğunluk bunları karar metnine dahi yazmayı tercih etmiyor” ifadelerini kullandı.
'Yıkıcı bir ihanet'
Göçmen hakları savunucuları, kararın yüz binlerce kişinin hayatını belirsizliğe sürüklediğini belirtti. Ohio’nun Springfield kentinde Haitililere destek veren bir merkezin yöneticisi Viles Dorsainvil, “Aileler burada yaşıyor, çocuklar okula gidiyor, anne babalar işe gidiyor. Yüksek Mahkeme bugün adeta bütün bu hayatı durdurdu ve insanları belirsizliğe sürükledi” dedi.
NAACP Başkanı Derrick Johnson da kararı, “Yıllardır bu ülkede yaşayan, çalışan ve katkı sağlayan Haitili ailelere yönelik yıkıcı bir ihanet” olarak nitelendirdi.
'Sağduyu adına bir zafer'
Trump yönetimi ise kararı memnuniyetle karşıladı. ABD İç Güvenlik Bakanlığı Baş Hukuk Müşaviri James Percival, “TPS’deki ‘T’, geçici anlamına geliyor. Buna rağmen bu uygulamaların çoğu fiilen kalıcı bir af mekanizmasına dönüştü. Bu karar hukukun üstünlüğü ve sağduyu adına bir zaferdir” dedi.
Yüksek Mahkeme’nin kararı, Trump yönetiminin geçici koruma statülerini sona erdirme girişimlerinde şimdiye kadarki en önemli hukuki kazanımlardan biri olarak görülüyor. Mahkeme daha önce de Venezuelalı göçmenlerin koruma statüsünün kaldırılmasına izin vermişti.
Kaynak: Gazete Oksijen