20 Nisan 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 20.04.2026 10:28 | Son Güncelleme: 20.04.2026 11:25

AB'nin israil yaptırımları için yol açılıyor: Orban'ın düşüşü Netanyahu'yu yalnız bıraktı

Macaristan'da Orbán'ın seçimi kaybetmesi, İsrail'in AB içindeki tek veto kalkanını ortadan kaldırdı. Lübnan saldırıları ve yerleşimci şiddetinin ardından Avrupa'da İsrail'e yönelik eleştiriler sertleşiyor; yaptırım paketi ve ortaklık anlaşmasının askıya alınması yeniden gündemde
AB'nin israil yaptırımları için yol açılıyor: Orban'ın düşüşü Netanyahu'yu yalnız bıraktı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Macaristan'da Viktor Orbán'ın seçimi kaybetmesi, İsrail'in Avrupa Birliği içindeki en güvenilir koruyucusunu sahne dışına çıkardı. Bu gelişme, Batı Şeria'daki İsrailli yerleşimcilere yönelik AB yaptırımları üzerindeki bloğu kaldırırken Avrupa'da İsrail'e yönelik eleştirel havanın giderek sertleştiği bir döneme denk geliyor.

Politico'nun haberine göre 12 Nisan'da gerçekleştirilen seçimlerde Orbán'ı mağlup eden Péter Magyar'ın göreve başlamasıyla birlikte, 26 AB üyesinin onayladığı ancak Macaristan'ın tek başına veto ettiği yerleşimci yaptırım paketinin hayata geçirilmesi artık an meselesi. Üç AB diplomatı ve iki AB yetkilisi, bu gelişmenin kaçınılmaz olduğunu teyit etti.

16 yıllık kalkan ortadan kalktı

16 yıl boyunca iktidarda kalan ve Netanyahu'nun bizzat kampanya desteği verdiği Orbán, Şubat ayında Batı Şeria'daki şiddet yanlısı yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngören ve 27 üyeden 26'sının onayladığı paketi tek başına bloke etmişti. AB kararları için nitelikli çoğunluk şartı, tek bir ülkenin bile kritik oylamalarda belirleyici olmasına zemin hazırlıyor.

Magyar, seçim zaferinin hemen ardından yaptığı açıklamada İsrail ile özel ilişkinin korunacağını söylese de net bir çizgi çizdi: "Macaristan'ın İsrail konusundaki AB kararlarını engellemeye devam edeceğini garanti edemem" dedi. Yeni lider ile Netanyahu arasında geçen Çarşamba günü gerçekleştirilen ilk telefon görüşmesi "sıcak ve tanışma niteliğinde" olarak nitelendirildi; iki ülkenin dışişleri bakanlarının yakın zamanda bir araya gelmesi bekleniyor.

Lübnan saldırıları kırılma noktası oldu

Diplomatik dengelerin değişiminde Lübnan'daki gelişmeler belirleyici oldu. Üst düzey bir AB yetkilisi, Nisan'ın ilk haftasında İsrail'in Lübnan'a düzenlediği ve 250'den fazla kişinin hayatını kaybettiği hava saldırılarının "Brüksel'in İsrail'e bakışında bir kırılma noktası" oluşturduğunu vurguladı.

Bu dönüşüm, daha önce İsrail'e görece sempatik bakan liderler arasında bile kendini gösteriyor. Alman Şansölyesi Friedrich Merz, insan hakları kuruluşlarının Batı Şeria'da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddetinde belirgin bir artış kaydedildiğine dair raporlarının ardından "Filistin topraklarındaki gelişmelerden derin endişe duyduğunu" açıkladı. İtalya ise Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'nin Lübnan'daki İsrail saldırılarını "kabul edilemez" olarak nitelendirmesinin ardından geçen hafta İsrail ile savunma ve teknoloji anlaşmasını askıya aldı.

Ortaklık anlaşması da masada

AB'nin gündemindeki en sert adım, blok ile İsrail arasındaki ticari ilişkilerin çerçevesini çizen AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması. 2000 yılında yürürlüğe giren anlaşmanın iptali, Avrupa Komisyonu tarafından Gazze savaşının doruk noktasında gündeme taşınmış ve geçen Pazar İspanya Başbakanı Pedro Sánchez tarafından yeniden dile getirilmişti.

Karar henüz gerekli nitelikli çoğunluğa ulaşamıyor; ancak üst düzey bir AB yetkilisi, İtalya'nın muhalefetini çekmesi halinde eşiğin aşılabileceğini söyledi. Bu gelişme, olası bir İtalyan tutum değişikliğini Brüksel'deki diplomatik hesapların merkezine taşıyor.

Ölüm cezası yasası yeni krize kapı aralıyor

İsrail ile AB arasındaki ilişkileri daha da girecek başka bir başlık da gündemde: Netanyahu'nun desteklediği, Filistin topraklarından gelen teröristlere ölüm cezası uygulanmasına olanak tanıyan yasa. AB'nin baş diplomatı Kaja Kallas, yasayı 31 Mart'ta tüm blok adına yaptığı açıklamada "ağır bir gerileme" olarak nitelendirdi. Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık da yasanın "İsrail'in demokratik ilkelere bağlılığını zedeleme riski taşıdığı" konusunda ortak uyarıda bulundu.

Netanyahu koalisyonundaki aşırı sağcı bakanlar ise eleştirilere sert karşılık verirken İsrail Yüksek Mahkemesi'ni yasanın uygulanmasını engellememesi yönünde baskıya aldı. AB'deki İsrail büyükelçiliği ise konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti.

Yaptırım tartışması bu hafta zirveye çıkıyor

Tüm bu gelişmeler, diplomatik takvimin yoğunlaştığı kritik bir haftaya denk geliyor. AB'nin baş diplomatı Kallas'ın başkanlık ettiği İki Devletli Çözüm Küresel İttifakı toplantısı ve Lüksemburg'daki AB dışişleri bakanları zirvesi, yaptırım gündemini ön plana taşıyacak. Bununla birlikte bazı diplomatlar, İsrail ile Lübnan arasındaki barış görüşmelerinin seyrini gözetmek amacıyla somut adımların ertelenebileceğine dikkat çekiyor.

İsrailli yetkililer ise Orbán'ın sahneden çekilmesinin Avrupa'daki diplomatik dengeleri değiştirebileceğini kabul ediyor. Ancak Netanyahu hükümetine yakın bir kaynağa göre İsrail, Macaristan'ın bir "dost" olmayı sürdüreceğini umuyor.

Kaynak: Gazete Oksijen