İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Avrupa’daki en yakın müttefiki Viktor Orban’ın Pazar günü Macaristan seçimlerinde aldığı ağır yenilgiye tanıklık etti.
CNN International'ın haberine göre bu sonuç, İsrail’in en uzun süre görev yapan lideri için seçim yılında büyük bir darbe niteliği taşırken; Ekim ayında sandığa gitmeye hazırlanan İsrail muhalefetini de cesaretlendirdi. Muhalefet, yaklaşan seçimi ulus için kritik bir dönüm noktası olarak görüyor.
Netanyahu’dan Orban'a açık destek
ABD Başkanı Donald Trump gibi Netanyahu da Orban’ı açıkça desteklemiş, CPAC etkinliği için kişisel bir destek videosu kaydetmişti. Netanyahu, önceden kaydedilen bu mesajda "Viktor Orban demek; güvenlik, emniyet ve istikrar demektir" ifadelerini kullanmıştı.
Orban’ın Fidesz partisiyle kendi bağlarını güçlendiren oğlu Yair Netanyahu ise etkinliğe bizzat katılmış ve Budapeşte’yi "neredeyse ikinci evim" olarak nitelendirmişti.
Netanyahu, Macar liderin Yahudi karşıtlığına karşı attığı iddia edilen adımları da övüyordu. Oysa Orban; Macaristan’ın Holokost tarihini yeniden yazma girişimleri, sol eğilimli Yahudi hayırsever George Soros ve Ukrayna lideri Volodimir Zelenski hakkındaki olumsuz tasvirleri nedeniyle bizzat Yahudi karşıtlığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı.
Pazartesi günü sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Netanyahu, Orban için "İsrail’in haksız uluslararası karalamalar karşısında yanında dimdik duran gerçek bir dostu" dedi.
Netanyahu daha sonra seçim zaferinden dolayı Peter Magyar’ı tebrik etti.
İsrail medyasında çıkan haberlere göre, Netanyahu’nun Trump için de çalışan Amerikalı anketörü John McLaughlin, Orban’ın seçim kampanyasına da danışmanlık yaptı.
Müttefiklikten öte...
Netanyahu ve Orban arasında son 15 yılda filizlenen derin ilişki, sadece sağ kanat mesajlarının ötesine geçiyor.
Geçen yıl, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM/ICC) Gazze savaşı nedeniyle Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkardıktan sonra Budapeşte, mahkemeden çekildiğini açıklamıştı.
Bu hamle, Macaristan’ı dünyada Netanyahu’nun tutuklanma riski olmadan ziyaret edebileceği az sayıdaki noktadan biri haline getirdi.
Orban ayrıca Avrupa Birliği’nin İsrail’i kınama veya cezai tedbirler alma girişimlerini defalarca engelledi. Bu tür kararlar oybirliği gerektirdiğinden, Orban tek taraflı olarak bu eylemleri bloke etmekten çekinmedi.
İsrail muhafeleti için umut mesajı
İsrail muhalefeti için Orban’ın kaybı, bir umut anı ve en köklü "liberal olmayan" hükümetlerin bile oylarla devrilebileceğinin kanıtı olarak kabul ediliyor.
Sol görüşlü Demokrat Parti milletvekili Efrat Rayten, sonucu "bir umut mesajı" olarak nitelendirdi. CNN’e konuşan Rayten, "Kurumları ve medyayı kontrol eden bir liderin yenilmez olduğu fikri yerle bir oldu. İsrail için ders; birlik, azim ve sivil topluma olan inançtır" dedi.
Ocak 2023’te göreve gelen mevcut Netanyahu hükümetinden bu yana İsrail muhalefeti, Macaristan örneğini bir uyarı modeli olarak defalarca gündeme getirdi. Muhalefet, Netanyahu’nun denetleme ve denge mekanizmalarını boşalttığını, yargı bağımsızlığını ve medyayı zayıflattığını savunuyor.
'İsrail, Macaristan olmayacak'
"İsrail, Macaristan olmayacak" sloganı, 2023 yılında Netanyahu hükümetinin yargı reformu ve yasama hamlelerine karşı başlatılan kitlesel protesto hareketinin ana sloganlarından biriydi.
Sol eğilimli Zulat düşünce kuruluşu tarafından Mart 2026’da yayımlanan bir rapor, İsrail’in "kısmen otoriter" bir sisteme doğru ilerlediğini öne sürdü. Raporda, Orban’ın aksine Netanyahu’nun ülkesini hiçbir zaman resmen "liberal olmayan demokrasi" olarak ilan etmediği, ancak hükümet eylemlerinin ülkeyi buna yaklaştırdığı savunuldu.
Orban’ın yenilgisi, Netanyahu’yu görevden almaya çalışanlar için zaferi garanti etmese de önemli bir ders sunuyor.
Rayten "Değişim sadece parlamento koridorlarında gerçekleşmez. Sokaklarda, pes etmeyi reddeden insanlarla başlar" dedi.
Rayten, bunun İsrail’de sıkça eksikliği hissedilen bir şeyi; muhalefet partileri arasındaki birliği gerektirdiğine dikkat çekti.
Netanyahu karşıtları Orban’ın yenilgisinden güç alsa da, bu iyimserliğin sandığa yansıyıp yansımayacağı henüz belirsizliğini koruyor.
Kaynak: Gazete Oksijen





