18 Temmuz 2024, Perşembe Gazete Oksijen
Haber Giriş: 20.08.2023 23:00 | Son Güncelleme: 20.08.2023 23:03

BBC Endonezya'daki 'kıyım'ı yazdı: Ormanlar odun kömürü için kurban ediliyor

Endonezya'da diğer tüm ülkelerden daha fazla mangrov ağacı bulunuyor ancak bu ağaçların "tehlikeli" bir hızla kesilerek odun kömürüne dönüştürülmesi ve Avrupa, Çin ve Japonya gibi ülkelere ihraç edilmesine ilişkin endişeler giderek artıyor
BBC Endonezya'daki 'kıyım'ı yazdı: Ormanlar odun kömürü için kurban ediliyor

Tüm işi mangrov ağaçlarını kesmek olan insanlar ağaçların çevre için önemli olduğunu biliyorlar ve bu işi bırakmak istiyorlar ancak hayatta kalmak için başka bir yol da göremiyorlar. Bölge sakini olan Nurhadi, Borneo adasındaki evinin yakınında bulunan ahşap bir kulübenin içinde iki fırını yıl boyunca yanar halde tutuyor. 68 yaşındaki Nurhadi en az bir düzine kişiyi istihdam ediyor.

Odun kömürü üretimine kurban ediliyor

BBC'nin haberine göre dört kişi mangrov ağaçlarından topladıkları odunları keserken, bir diğeri toprak ve taşlardan yapılmış bir fırına atıyor. Odun yandıktan sonra soğutuluyor ve paketlenerek satılmaya hazır hale getiriliyor. Mangrov ağacı çok sert ve yoğun bir yapıya sahip ancak çok dayanıklı değil. Bu da onu odun kömürü üretimi için ideal ve özellikle barbeküler için cazip hale getiriyor.

Her şey yıllık 1250 dolar kâr için

Ancak mangrov ağacı ile elde edilen hammaddenin çok az getirisi oluyor ve yoğun bir süreçten geçiyor. Örneğin 16 ton hammaddeden sadece üç ton odun kömürü üretilebiliyor. Nurhadi, "Üç tondan az üretirsem zarar ediyorum" diyor. Nurhadi maliyetler hesaba katıldığında, yılda yalnızca yaklaşık 1250 dolar kar elde ettiğini tahmin ediyor.

Kömür ocaklarından kimse zengin olmaz

Nurhadi de her şeyin fazlasıyla farkında ve içinde bulunduğu durumu "Mangrovları keserek para kazanılmaz. Kömür ocaklarından kimse zengin olmaz. Bunu tabağımızda yiyecek olması için yapıyoruz" şeklinde açıklıyor.

İmkan olsa yarın bu işi bırakırım

Nurhadi, bir keresinde bir hükümet yetkilisiyle yaptığı konuşma içinde bulunduğu durumu özetliyor: "Bana sordu: 'Kömür işini bırakmaya hazır mısın? Ben de 'Eğer tarım arazisi ya da başka fırsatlar sunabilirseniz yarın bırakırım' diye cevap verdim"

Nurhadi'nin köyü olan Batu Ampar'daki 9 bin kişinin neredeyse yarısı, 1940'lara kadar uzanan bir gelenek olan mangrov kömürü ile geçimini sağlıyor. Nurhadi'ninki gibi bazı aileler nesillerdir bu işi yapıyor, bu yüzden bildiği tek işin bu olduğunu söylüyor.

Fırın sayısı 5 kattan fazla arttı

Endonezya, dünyadaki mangrovların yüzde 20'sine ev sahipliği yapıyor ve Nurhadi'nin bölgesi olan Borneo Adası'nın batı kesimindeki en büyük mangrov ormanına sahip. Ancak fırınların sayısı da artıyor. 2000 yılında 90 tane vardı, bugün ise bu sayı 490'ı buldu. Haliyle bu hızlı artış, bölgedeki ormanların yok oluş sürecini de hızlandırıyor. 

2096'ya kadar orman kalmayacak

Yerel bir araştırma projesinde yer alan Arsyad Al Amin, işler böyle devam ederse Batu Ampar mangrov ormanının sadece 74 yıl daha yaşayacağını öngörüyor. Bogor Tarım Enstitüsü'nden araştırmacı, "2096 yılında hepsi yok olacak" diyor.

Mangrov ağaçlarının faydaları:

*Atmosferdeki karbonu azaltarak iklim değişikliğiyle mücadele ediyor. Öyle ki bazıları bunu karadaki ormanlardan 10 kat daha iyi yapıyor.

*Bölge insanını kıyı erozyonu, fırtına dalgaları ve tsunami gibi doğal afetlerden koruyor.

*Tropikal balıklar için sağlıklı bir ortam oluşturuyor.

*Mercan resiflerini fırtınalardan ve sıcak hava dalgalarından koruyor.

*Gelişmekte olan birçok ülkenin ekonomisini güçlendiriyor.

Mangrov örtüsünün bulunduğu kalın ve yoğun ormanlık alanlar o kadar azaldı ki çıplak alanlar artık uçaklardan rahatça görülebiliyor. Amin konuyla ilgili "Rehabilitasyonu hızlandırmak için çaba gösterilmezse bu tehlikeli olur. Umutsuzca müdahaleye ihtiyacımız var" diye uyarıyor.

Koruma alanları da tehdit altında

Batu Ampar köyünün tekneyle bir saat kuzeyinde, ormanın derinliklerinde düzinelerce mangrov ağacı kesilmiş durumda. Nehir boyunca yaşayan insanlar, sıra sıra dizilmiş fırınlardan çıkan dumanla karışmış havayı soluyor. Bu ormanda odun almanın yasal olduğu alanlar var, ancak fırınların sayısı arttıkça hammadde bulmak zorlaşıyor ve oduncular koruma altındaki alanların daha da içine giriyor.

Kuş ve elektrikli testere sesi bir arada

Maymun ve kuş sesleri arasında bir elektrikli testerenin kusursuz sesi duyuluyor. Ortalama büyüklükte bir mangrov ağacını kesen birkaç kişi, koruma altındaki bir ormanda çalıştığı için ismini vermek istemedi ve şu sözleri kaydetti: "Büyük ağaçları kesmeyiz, çünkü çok riskli bir iş. Bir oduncu daha önce odunların altında kalıp hayatını kaybetmişti. Bu işi yapmaya mecburuz, çünkü çocuklarımın yemek yemesi gerekiyor"

Yetkililerin eli kolu bağlı

Yerel çevre ve ormancılık kurumu, yasadışı ağaç kesimine ilişkin düzenlemeleri uygulamanın zor olduğunu iddia ediyor. Sözcü Adi Yani, "Çok fazla ev fırını var ve çok sayıda yerel halk bu faaliyete katılıyor" dedi. Adi Yani ayrıca, kuralların katı bir şekilde uygulanması halinde "bunun toplumsal huzursuzluğa yol açma potansiyeli taşıdığını" düşünüyor. Yerel yönetim yetkilisi Herbimo Utoyo, birkaç yıl önce Batu Ampar köyünde kerestecilere ve fırın sahiplerine karşı "baskıcı kanun uygulamaları" yapıldığını söylüyor. Ancak, "Bu bir gelenek, bir kültür olarak görüldüğü için hiçbir zaman mahkemeye ulaşmadı" diye ekliyor.

Utoyo ayrıca hükümetin insanları odun kömürü endüstrisinden uzaklaştırmak için ormanda bal yetiştirme ve palmiye şekeri üretme konusunda eğitmeyi teklif ettiğini söylüyor. Ancak bu teklif karşılık bulamıyor. Utoyo, bu durumu "Henüz başarılı olamadık. Nesilden nesile yapılan bir şeyi kırmak zor" sözleriyle açıklıyor. 

Hükümet daha fazlasını yapmalı

10 yıl önce iki fırın çalıştıran ancak bir yangının köyünü dumana boğmasından sonra odun kömürü işini bırakan 39 yaşındaki Suheri, hükümetin daha fazlasını yapması gerektiğini söylüyor. "Hükümetin desteği olmadan yalnız bırakıldığımızı hissediyoruz. Programları varsa bile belki sadece köyün muhtarına gelmişlerdir. Bize kimse gelmedi" sözlerini kaydetti.

Suheri, pandemiden önce mangrov su ürünleri yetiştiriciliğinde çamur yengeci yetiştirmeyi denedi, ancak girişimi başarısız oldu. Suheri konuyla ilgili "Büyük bir zarara uğradım ve bu yüzden borç içindeyim" dedi. Suheri, bugünlerde bunun yerine ormandaki arılardan bal topluyor.

Arı da sokabilir timsahın avı da olabilirim

Suheri su yollarında gezinmek için teknesini kullanıyor ve hasat edilmeye hazır arı kovanlarını aramak için saatler harcayabiliyor. Bir tanesini gördüğünde, peçeli ev yapımı bir şapka takıyor, ağaca tırmanıyor ve arıların dikkatini dağıtmak için yanmış yapraklardan çıkan dumanı kullanıyor. Suheri, işinin zorluğunu gülerek "Bal toplamanın çamura batma, yılan ve timsah gibi vahşi hayvanların saldırısına uğrama gibi pek çok riski var. En az risk ise arılar tarafından sokulmak" şeklinde açıklıyor.

Tek başına bal toplayarak geçinilmez

Suheri şanslı günde beş şişeye kadar bal toplayabiliyor ve bir şişe ham yabani orman balı 10 dolara satılıyor. Bu çok iyi bir fiyat ama Suheri geçimini sadece balla sağlayamayacağını çünkü "hasat mevsiminin belirsiz olduğunu" söylüyor. Suheri, ormanda bal aramakla uğraşmadığı zamanlarda çupra balığı yetiştiriyor ancak yumurtalar pahalı ve ölme ihtimalleri yüksek.

Kolay olmasa da, mangal kömürü yapmak için mangrov ağaçlarını kesmeyi bırakmaları için köyündeki diğer insanlara ilham vermesi umuduyla, para kazanmak için fırınlardan başka bir şey bulmaya kararlı olduğunu söylüyor. Suheri "Daha iyisini yapmak zorundayım. İnsanların değişmesini istiyorsam, başarmak zorundayım" diyor.