21 Haziran 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 21.06.2026 10:42 | Son Güncelleme: 21.06.2026 12:15

Brexit'in 10. yılı: İngilizlere göre, ayrılık fayda değil zarar getirdi

European Council on Foreign Relations araştırmasına göre, Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan vatandaşların üçte ikisi, Birleşik Krallık'ın yeniden birliğe katılmasını destekliyor
Brexit'in 10. yılı: İngilizlere göre, ayrılık fayda değil zarar getirdi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Brexit referandumunun 10. yılı dolayısıyla yapılan yeni bir araştırma, hem Avrupa'da hem de İngiltere'de Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler konusunda dikkat çekici bir görüş değişimine işaret etti. Ankete göre AB vatandaşlarının üçte ikisi İngiltere'nin yeniden birliğe katılmasını desteklerken, İngiliz seçmenlerin büyük çoğunluğu Brexit'in ülkeye zarar verdiğini düşünüyor ve AB ile daha yakın ilişkiler kurulmasını istiyor.

Düşünce kuruluşu European Council on Foreign Relations (Avrupa Dış İlişkiler Konseyi-ECFR) tarafından 15 Avrupa ülkesinde gerçekleştirilen araştırmaya göre katılımcıların yüzde 66'sı İngiltere'nin yeniden AB üyesi olmasını "iyi", "çok iyi" ya da en azından "ne iyi ne kötü" bir fikir olarak değerlendiriyor. Bu oran, İngiltere ile daha yakın ilişkiler kurulmasını destekleyenlerin oranı olan yüzde 59'un da üzerinde.

İngiltere'nin yeniden üyeliğine destek Bulgaristan'da yüzde 56, Fransa ve İtalya'da yüzde 59 seviyesinde kalırken, Hollanda ve Danimarka'da yüzde 75'e ulaşıyor.

Araştırma, AB karşıtı veya aşırı sağ partilerin seçmenleri arasında da İngiltere ile daha yakın ilişkilere yönelik desteğin güçlü olduğunu ortaya koydu. Polonya'daki Konfederasyon Partisi seçmenlerinin yüzde 71'i, Almanya'daki Almanya için Alternatif (AfD) destekçilerinin yüzde 58'i ve Fransa'daki Ulusal Birlik seçmenlerinin yüzde 58'i AB ile İngiltere arasındaki bağların güçlendirilmesini desteklediğini belirtti.

Avrupalı liderlerin açıklamaları da bu eğilimi yansıtıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere için AB kapısının "her zaman açık" olduğunu söylerken, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ülkesinin İngiltere'nin üyeliğini "kesinlikle" destekleyeceğini ifade etti. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ise İngiltere'nin yeniden üyeliğini açıkça destekleyerek, "Avrupa'da İngiltere'nin sesine ihtiyacımız var. Sizi gerçekten özlüyoruz" dedi.

İngiliz seçmen Brexit'ten memnun değil

Mayıs ayında İngiltere'de yapılan araştırma ise Brexit'e yönelik memnuniyetsizliğin geniş bir siyasi tabana yayıldığını gösterdi. Aralarında Reform UK seçmenlerinin de bulunduğu katılımcılar, Brexit'in ülkenin karşı karşıya olduğu birçok temel sorunu daha da kötüleştirdiğini düşünüyor.

Katılımcıların yüzde 66'sı Brexit'in yaşam maliyetini olumsuz etkilediğini belirtirken, yüzde 65'i ekonomiye zarar verdiğini söyledi. Gençlerin fırsatlarının azaldığını düşünenlerin oranı yüzde 57, düzensiz göçün kötüleştiğini düşünenlerin oranı yüzde 56, ticaretin olumsuz etkilendiğini söyleyenlerin oranı ise yine yüzde 56 oldu. Hatta 2016'da ayrılma yönünde oy kullanan seçmenlerin yüzde 58'i bile Brexit'in düzensiz göçü azaltmak yerine artırdığı görüşünde.

Ankette Brexit'in en büyük kazanımının ne olduğu sorulduğunda en yaygın yanıt "bilmiyorum" oldu. İkinci sırada ise "hiçbiri" cevabı yer aldı. Bu sonuç, çok sayıda İngiliz seçmenin Brexit'in somut bir fayda sağlamadığına inandığını ortaya koydu.

Serbest dolaşıma destek arttı

Brexit'e yönelik olumsuz değerlendirmeler, AB ile daha yakın ilişki kurulmasına yönelik güçlü bir desteğe de dönüşmüş durumda. Araştırmaya katılan İngilizlerin yüzde 75'i AB ile ilişkilerin geliştirilmesini isterken, yüzde 66'sı ticari ve ekonomik bağların daha da güçlendirilmesini desteklediğini söyledi.

Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri ise Brexit kampanyasının merkezindeki konulardan biri olan serbest dolaşım konusunda ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 63'ü, AB ile daha yakın ticari ilişkiler kurulması karşılığında serbest dolaşımı kabul edebileceğini belirtti. Bu görüşe, 2016'da Brexit lehine oy verenlerin yüzde 57'si de destek verdi. Serbest dolaşıma karşı çıkanların oranı ise yalnızca yüzde 18'de kaldı.

Göçü en önemli sorun olarak gören seçmenler arasında bile yüzde 44'lük bir kesim, ekonomik ilişkilerin güçlenmesi karşılığında serbest dolaşıma sıcak baktığını ifade etti. Bu sonuç, Brexit referandumunun temel itici güçlerinden biri olan göç meselesinin İngiliz siyasetindeki ağırlığının azaldığına işaret ediyor.

ECFR Direktörü Mark Leonard, araştırmanın hem Avrupa'nın İngiltere'nin geri dönüşüne açık olduğunu hem de İngiliz kamuoyunun 2016'daki tartışmaları büyük ölçüde geride bıraktığını gösterdiğini söyledi.

Leonard, "Brexit, statükoyu reddeden bir ülkenin siyasi aracıydı. Ancak aradan geçen 10 yılda İngilizler, AB dışında daha iyi bir yaşam beklentilerinin gerçekleşmediğini ve Brexit'in önem verdikleri konularda ülkenin hareket alanını daralttığını gördü" dedi.

Araştırma ayrıca İngiliz seçmenlerin güvenlik alanında da Avrupa'ya daha fazla yöneldiğini ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 58'i Avrupa ile daha yakın savunma iş birliğini desteklerken, ABD ile daha yakın ilişkileri tercih edenlerin oranı yüzde 19'da kaldı. Seçmenlerin yüzde 60'tan fazlası savunma alımlarında "Avrupa'dan satın al" yaklaşımını desteklerken, yüzde 63'ü İngiltere'nin Avrupa merkezli alternatif bir nükleer caydırıcılık girişiminde yer almasını istediğini belirtti.