İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak parlamento seçimleri ile ABD'de 3 Kasım'da düzenlenecek Kongre ara seçimlerine sayılı günler kala, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin İran'a yönelik geniş çaplı yeni bir askeri saldırı hazırlığında olduğu yönündeki iddialarla ilgili ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'tan kritik bir açıklama geldi.
Barrack, Mario Nawfal'a verdiği röportajda “Bu hafta sonu İran’a yeni bir saldırı düzenlenebilir mi?” sorusuna, “Kesinlikle, evet düzenlenebilir” yanıtını verdi.
Olası bir operasyonun masada olduğunu, hazırlık durumuna göre her an saldırı kararının verilebileceğini dile getiren Barrack, buna karşın diplomatik kanalların halen kapanmadığını belirtti.
Büyükelçi Barrack “Başkan Trump bu konuda son derece net. Anlaşmaya varmak için hazır ve kapısı ardına kadar açık. Ancak herkes şunu çok iyi bilmeli ki, Başkan Trump asla altı boş, kuru tehditlerde bulunmaz" dedi.
İran'ın nükleer tesislerine yönelik Haziran 2025'te hava saldırılarıyla bu yıl gerçekleştirilen operasyonların hedefine ulaştığını savunan Barrack, “Uluslararası kamuoyundaki genel kanaat, İran kaynaklı doğrudan ve acil bir nükleer tehdidin artık kalmadığı yönünde" diye konuştu.
İran'a saldırı hazırlığı iddiaları
İsrail ordusunun 10 Ekim'de İran'a ağır bir hava saldırısı dalgası planladığı ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın ara seçimler öncesinde küresel petrol fiyatlarını tırmandıracak, enflasyonu tetikleyecek ve ABD kuvvetlerini doğrudan çatışmaya sokacak bir savaşa izin vermemesi nedeniyle son dakikada durdurulduğu iddia edildi.
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly de ara seçimlerden önceki herhangi bir tarihte ABD'nin İran'a yönelik bir askeri operasyona girişmeyeceğini öne sürdü.
"Bitirmemiz gereken bir iş var"
Trump'ın karşı çıkması nedeniyle İran'a 10 Ekim'de düzenlenmesi planlanan saldırıyı rafa kaldırdığı söylenen Netanyahu, anketlere göre iç siyasetteki zayıflayan desteğini toparlamak adına "İran'da yönetim değişikliği" söylemini tekrar gündemine aldı.
Netanyahu, 19 Ekim'de bir savaş uçağının önünde Trump ile yaptığı telefon görüşmesini servis etti. Görüşmede Netanyahu'nun İran'a saldırıları kastederek "Bitirmemiz gereken bir iş var ve bunu birlikte bitireceğiz." sözlerine karşılık Trump hoparlörden, "Sen büyük bir savaşçısın, bunu çok yakında kanıtlayacağız; yanımda görmek istediğim adam sensin" yanıtını verdi.
Netanyahu ardından 20 Ekim'de Tel Hai Üniversitesi'nde ve 21 Ekim'deki askeri mezuniyet töreninde orduya, dış istihbarat servisi Mossad'a ve tüm güvenlik birimlerine "Tahran'daki yönetimi tamamen devirme" talimatı verdiğini duyurarak tehditlerini yineledi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da 27 Ekim'de düzenlenecek seçimlerin sonuçlarını etkilemek amacıyla İran'ın saldırılar gerçekleştirmeye çalıştığını öne sürdü.
Katz, "Girişimlerinizi tespit ediyoruz, bunları boşa çıkarmaya ve size tüm gücümüzle vurmaya hazırız. Eğer İran İsrail'e saldırırsa, İran yanar" dedi.
İsrail'e 'sürpriz' ziyaret
Netanyahu hükümetinin İran'a tehditlerinin tırmandığı günlerde perde arkasındaki ziyaretler de hız kazandı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İsrail seçimlerine sekiz gün kala 19 Ekim'de İsrail'e kamuoyuna duyurulmamış "sürpriz" bir ziyaret gerçekleştirdi.
Yerel basına yansıyan haberlere göre, Ovda Hava Üssü'nde Netanyahu ve askeri kurmaylarla bir araya gelen Hegseth'e, İsrail istihbaratının hazırladığı ve daha önceki çatışmalarda vurulmayan sivil-enerji altyapılarını da içeren güncellenmiş yeni bir "İran hedef listesi" sunuldu.
Axios'un haberine göre, Hegseth'in ziyaretinin hemen ardından İsrail savaş uçakları İran sınırına kadar uzanan sorti gerçekleştirdi.
İsrailli ve ABD'li yetkililer, bu uçuşların sıra dışı olmadığını ve İran'ı caydırmayı amaçladığını savundu.
Yetkililer, uçuşa onlarca savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağının katıldığını belirterek, uçakların Suriye ve Irak hava sahalarından geçerek İran'a yönelik olası saldırı senaryosuyla uyumlu bir rota izlediğini ifade etti.
Eş zamanlı şekilde İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de seçim süresince ordudaki tüm izinleri iptal ederek birlikleri en yüksek alarm durumuna geçirdi.
NYT: Saldırı kasım başına ertelenmiş olabilir
New York Times (NYT) gazetesinin sızdırdığı saldırı planları ise İran'a saldırının kasım ayı başına ertelenmiş olabileceğine işaret ediyor.
ABD ordusunun Orta Doğu'daki konuşlanmasını; üç uçak gemisi taarruz grubu, binlerce deniz piyadesi ve hava savunma filolarıyla kasım ayı başında tamamlayacağı aktarılıyor.
Planlamalarda özellikle İran'ın Natanz kompleksi yakınlarındaki yerin onlarca metre derinliğine inşa edildiği öne sürülen "Kazma Dağı" nükleer tesisi öne çıkıyor.
ABD Başkanı Trump, 16 Ekim'de yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer tesislerine saldırı için "tüm bombaların anası" olarak bilinen 10 tonluk GBU-43/B (MOAB) bombasının kullanılabileceğine işaret etti.
Bununla birlikte askeri uzmanlar, bombanın granit zemini delemeyeceğini ve onu taşıyacak MC-130 nakliye uçaklarının İran hava savunmasına karşı kolay bir hedef olacağını vurguluyor.
Bölgesel tırmanışın kontrol dışına çıkma riskini en somut şekilde ortaya koyan gelişme ise Washington'ın diplomatik tahliye adımı oldu.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Yemen'deki İran destekli Husilerin saldırılarını ve bölgedeki yüksek güvenlik risklerini gerekçe göstererek Suudi Arabistan'daki acil görevde bulunmayan tüm diplomatik personelini ve ailelerini derhal ülkeyi terk etmeye çağırdı.
Tahran'dan savaş senaryolarına yanıt
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın danışmanı Mehdi Muhammedi, ABD'nin İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgasını 72 saat içinde tamamlayacağı fikrini "hayal ürünü" olarak nitelendirdi.
Muhammedi, savaşın ne zaman biteceğine İran'ın karar vereceğini savunarak, Trump'ın şubat ayında savaşın iki hafta süreceğini söylediğini hatırlattı.
Tahran'daki analistler, Kazma Dağı ya da enerji tesislerinin vurulması durumunda İran'ın misillemesinin yalnızca ticari gemilerle sınırlı kalmayacağını; Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağını, veri merkezlerinin, deniz altı fiber internet kablolarının ve Suudi Arabistan'daki Aramco petrol rafinerilerinin hedef alınarak küresel enerji fiyatlarının bilinçli biçimde artırılacağını belirtti.
