06 Ağustos 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 06.08.2026 09:27 | Son Güncelleme: 06.08.2026 09:39

Cambridge tarihinin en genç siyah profesörü intihal tartışmalarının ardından istifa etti

Cambridge tarihinin en genç siyah profesörü Jason Arday, doktora tezindeki 100’den fazla pasajın daha eski bir tezden alındığı iddialarının ardından istifa etti. Arday, çalışmalarındaki hataları kabul ederken “Yalancı değilim” dedi
Fotoğraf: Kim Lang
Fotoğraf: Kim Lang
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Cambridge Üniversitesi tarihinin en genç siyah profesörü olarak 2023’te göreve başlayan Jason Arday, akademik çalışmalarına yönelik intihal iddialarının ardından “derhal geçerli olmak üzere” istifa etti.

Arday’in doktora tezindeki 100’den fazla pasajın, akademisyen Paula Zwozdiak-Myers’ın altı yıl önce yayımlanan teziyle benzerlik taşıdığı öne sürüldü. İddialara göre bazı bölümler kaynak metinden çok az değiştirilerek alındı ve özgün metindeki editoryal hatalar dahi korundu.

Cambridge Üniversitesi, Arday’in akademik nitelikleri ve fahri görevleri hakkında ulaşılan yeni bilgiler üzerine inceleme başlatıldığını açıklamıştı. Üniversite ayrıca akademik usulsüzlük konusunda yapılan başka şikâyetlerin de araştırma etiği politikası kapsamında değerlendirildiğini bildirmişti.

İddiaları Nathan Cofnas gündeme getirdi

İntihal iddialarını, kendisini “ırk realisti” olarak tanımlayan ABD’li araştırmacı Nathan Cofnas gündeme taşıdı. Cofnas, Arday’in çalışmalarını intihal tespit yazılımıyla taradığını ve birçok bölümün kaynaklardan çok az düzenlemeyle alındığını savundu. Cofnas, bazı pasajlarda asıl kaynaklardaki yazım ve editoryal hataların da tekrarlandığını öne sürdü.

Cofnas’ın Cambridge’e bağlı Emmanuel College’daki görevi, gerçek bir liyakat düzeninde siyahların spor ve eğlence dışındaki yüksek profilli görevlerin neredeyse tamamından kaybolacağını savunan yazısının tepki çekmesinin ardından sonlandırılmıştı.

Üniversitenin yürüttüğü incelemede ise Cofnas’ın görüşlerinin birçok kişi tarafından saldırgan bulunduğu ancak ayrımcılık veya taciz oluşturmadığı ve üniversitenin ifade özgürlüğü kurallarını ihlal etmediği sonucuna varılmıştı.

Makalelerinde daha önce düzeltme yapılmıştı

Arday’in çalışmalarına ilişkin tartışmalar doktora teziyle sınırlı kalmadı. Akademisyenin 2018’de yayımlanan iki makalesi ile 2020’de yayımlanan bir başka çalışmasında daha önce düzeltmeler yapıldığı belirtildi.

Arday’in doktorasını tamamladığı Liverpool John Moores Üniversitesi ise daha önce tez hakkında inceleme yürütmüş ve intihal veya akademik usulsüzlük bulunmadığı sonucuna ulaşmıştı.

Cambridge Üniversitesi, araştırmanın yapıldığı kurumun gerekli bilgi ve belgelere sahip olması nedeniyle akademik usulsüzlük incelemelerinin ilgili kurum tarafından yürütülmesinin standart bir uygulama olduğunu açıklamıştı.

Buna karşın Cambridge, Arday’in akademik nitelikleri ve fahri görevlerine ilişkin yeni bilgiler üzerine ayrı bir inceleme başlattı. Arday’in öğretim üyesi olduğu Jesus College da üniversite soruşturmasına paralel olarak kendi sürecini yürüteceğini duyurdu.

'Hatalarımdan sorumluyum ancak yalancı değilim'

Arday, The Times’a verdiği röportajda çalışmalarında hatalar bulunduğunu kabul ederek bunların sorumluluğunu üstlendiğini söyledi. Ancak kendisine yöneltilen yalancılık suçlamasını reddetti.

Cambridge’e atanmasından bu yana görevinden uzaklaştırılması amacıyla organize bir kampanya yürütüldüğünü savunan Arday, bunun ırksal nedenlere dayandığını ileri sürdü. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık politikalarına yönelik tartışmaların hedefi haline geldiğini söyledi.

Arday, ilk dönem akademik çalışmalarındaki bazı hataları otizmiyle ilişkilendirdi. Bilgileri anlamlandırabilmek için taklit yöntemine başvurduğunu belirten akademisyen, benzer ölçüde incelenmeleri halinde başka akademisyenlerin çalışmalarında da hatalar bulunabileceğini savundu.

'Kişisel maliyeti çok ağır oldu'

Arday, Good Law Project üzerinden yayımladığı istifa açıklamasında Cambridge’e profesör olarak atanmasını hayatının en büyük mesleki ayrıcalığı olarak nitelendirdi.

Hakkındaki kamuoyu incelemesi ve kişisel saldırıların dayanılmaz bir noktaya ulaştığını belirten Arday, ailesi ve kendi sağlığı için görevinden ayrılma kararı aldığını söyledi.

İstifasının, hakkında ortaya atılan iddiaları kabul ettiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Arday, çalışmalarının sona ermediğini ve iyileşmek için zaman ayırdıktan sonra geri döneceğini ifade etti.

Sportif başarıları da tartışmaya açıldı

Arday’in akademik çalışmalarının yanı sıra yardım amacıyla gerçekleştirdiğini açıkladığı sportif faaliyetler de sorgulandı. Arday daha önce 35 günde 30 maraton, üç günde 300 mil ve koşu bandında altı günde 600 mil koştuğunu açıklamıştı. Bu faaliyetlerle yardım kuruluşları için 5 milyon sterlinden fazla bağış topladığını belirtmişti.

Arday, The Guardian’a 5 milyon sterlinlik bağışın tek başına değil, farklı kişilerin katılımıyla 20 yıllık bir süreçte toplandığını söyledi. Gizlilik sözleşmeleri nedeniyle bu kişilerin isimlerini açıklayamayacağını ifade etti.

Koşu bandındaki 600 millik mesafeyi de altı değil, dinlenme günleriyle birlikte 12 günlük sürede tamamladığını belirtti. Diğer koşu derecelerine ilişkin açıklamalarının ise arkasında olduğunu söyledi.

Yayınevinden destek açıklaması

Arday’in anı kitabını yayımlamaya hazırlanan Simon & Schuster, akademisyene destek verdi. Yayınevi, Arday’le yakından çalıştığını ve yayın sürecinin her aşamasında sergilediği profesyonlik ile dürüstlüğe tanıklık ettiğini açıkladı.

Cambridge Üniversitesi ise bütün incelemelerin üniversite politikalarına ve çalışma hukukuna uygun, kapsamlı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Üniversite, tartışmanın merkezinde bir insan bulunduğunu hatırlatarak Arday’e destek sunulduğunu da bildirdi.

Kaynak: Diğer