Çin, dünyanın en büyük tüketici pazarlarından biri. Ancak bu pazarda faaliyet gösteren yabancı markalar ve uluslararası tanınırlığı olan isimler, siyasi ve tarihsel hassasiyetleri göz ardı ettiklerinde ciddi ticari sonuçlarla karşılaşabiliyor. Fransız futbolcu Kylian Mbappé ve Hello Kitty'nin yapımcısı Japon Sanrio şirketinin peş peşe yaşadığı krizler, bu durumun son örnekleri oldu.
CNN'in analizine göre, her iki olayda da Çin'deki sosyal medya tepkileri kısa sürede büyüdü; markalar ve ünlüler özür açıklamaları yapmak, tartışma yaratan içerikleri geri çekmek ve Çinli iş ortaklarıyla ilişkilerini korumak zorunda kaldı.
Mbappé'nin Mao Zedong şakası krize dönüştü
Krizin ilk ayağında, Real Madrid'de forma giyen Kylian Mbappé'nin Fransız bir talk show programında yaptığı açıklamalar yer aldı. Mbappé, yüzünün Çinli bir kişinin fotoğrafına montajlandığı bir internet memesinden söz ederken, bu kişiyi "Çinli bir diktatör" olarak tanımladı.
Söz konusu kişi, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu ve eski lideri Mao Zedong'du. Milyonlarca insanın ölümüne yol açan politikalarıyla anılan Mao, buna rağmen Çin'de ülkenin kurucu lideri olarak saygı gören ve mirası siyasi açıdan hassasiyet taşıyan bir figür olmayı sürdürüyor.
Mbappé'nin sözleri Çin sosyal medyasında hızla tepki topladı. Tartışma kısa sürede ticari sonuçlar doğurdu. Birden fazla marka futbolcuyla işbirliğini sonlandırdı. Markalar, Çin halkının duygularını inciten söz ve davranışlara karşı "sıfır tolerans" gösterdiklerini açıkladı.
Çin devlet medyası da Mbappé'nin yer aldığı içerikleri ve reklamları kaldırdı. Futbolcunun forma giydiği Real Madrid ve İspanya La Liga organizasyonlarına ilişkin yayınlar da durduruldu.
Tepkilerin büyümesi üzerine Mbappé salı günü yazılı bir açıklama yayımlayarak özür diledi. Sözlerinin düşünülmeden söylendiğini belirten futbolcu, Çin'de ve dünyanın farklı yerlerindeki Çin topluluklarında birçok insanı incittiğini anladığını söyledi. La Liga ve futbolcuyla bağlantılı markalar da Çinli iş ortaklarına verdikleri değeri vurgulayan açıklamalar yaptı.
Hello Kitty de Japonya tartışmasının ortasında kaldı
Mbappé hakkındaki tartışma henüz yatışmadan bu kez Japon Sanrio şirketi benzer bir krizle karşılaştı.
Hello Kitty, My Melody, Kuromi ve Cinnamoroll gibi karakterlerin sahibi olan Sanrio, Japon casusluk dizisi VIVANT ile bir ürün işbirliği gerçekleştirdi. İşbirliği kapsamında Sanrio karakterleri, dizideki kıyafetlerle tasvir edildi.
Ancak Çin devlet medyası, diziyi Çin karşıtı olmakla suçlamıştı. Dizide Çinli istihbarat görevlilerinin Japon casuslara işkence yaptığı sahneler, iki ülke arasındaki siyasi gerilimin de etkisiyle Çin sosyal medyasında tepki çekti.
İşbirliğinin gündem olması üzerine kullanıcılar Sanrio'yu eleştirdi. Şirket perşembe günü yaptığı açıklamada, çeşitli taraflardan geri bildirimler aldığını belirterek işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.
Sanrio, açıklamasında işbirliğinin şirket değerleriyle uyuşmayan ifadeler içerdiği kanaatine vardığını, bu nedenle mevcut işbirliğinin yanı sıra sonraki projeleri ve tanıtım faaliyetlerini de durdurma kararı aldığını bildirdi. Şirketin açıklaması Çin'in sosyal medya platformu Weibo'da da yayımlandı. Özürle ilgili etiket 180 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da tartışmaya katıldı. Guo, dizinin Japonya'da Çin'i karalamayı ve Çin karşıtı duyguları yaymayı amaçlayan bir kesimin varlığını bir kez daha ortaya koyduğunu savundu.
Yabancı markalar için tanıdık bir kriz
CNN'in analizinde, Mbappé ve Sanrio'nun yaşadığı krizlerin yabancı şirketler ve tanınmış isimler için yeni olmadığına dikkat çekiliyor. Son yıllarda Dolce & Gabbana, Versace, NBA, H&M, Nike, Bulgari ve Lululemon da Çin'de benzer tartışmaların hedefi oldu.
Tartışmaların önemli bir bölümü Çin'in egemenlik iddiaları ve tarihsel hassasiyetleriyle bağlantılı. Hong Kong ve Makao'nun statüsü, Tayvan'ın bağımsız yönetimi ve Japonya ile Çin arasındaki tarihsel gerilimler, yabancı markaların karşı karşıya kaldığı başlıca başlıklar arasında.
Çin Pazar Araştırmaları Grubu'nun kurucusu Shaun Rein, Çinli tüketicilerin ülkelerine ve halklarına yönelik gerçek ya da algılanan hakaretlere karşı son derece hassas olduğunu söylüyor. Rein'e göre şirketler de bu nedenle tarihsel ve jeopolitik hassasiyetleri bilen danışmanlarla ve yöneticilerle çalışmaya giderek daha fazla önem veriyor.
Bu hassasiyet, Çin'de son yıllarda yükselen milliyetçilik ve ülkenin dış politikadaki daha iddialı tutumuyla aynı döneme denk geliyor. CNN'in dikkat çektiği bir başka nokta ise Çin'in sıkı denetlenen sosyal medya ortamı. Mbappé'nin tam olarak ne söylediği bazı paylaşımlarda açıkça belirtilmezken, birçok kullanıcı tartışmanın hangi sözler üzerine çıktığını anlamaya çalıştı.
Çin pazarı büyük, risk de büyük
Yabancı şirketler açısından Çin pazarının cazibesi, bu risklere rağmen oldukça yüksek. Çin devlet medyasına göre Sanrio'nun Çin'deki şirketi, 2026'nın ilk yarısında 117 milyon dolar gelir elde etti. Sporcular için de Çin, sponsorluk anlaşmaları bakımından önemli bir pazar. Ülkede basketbolun yanı sıra futbola yönelik ilginin de artması, uluslararası yıldızların ticari işbirliklerini değerli hale getiriyor.
CNN'e konuşan spor analisti Mark Dreyer, çok milyon dolarlık sponsorluk anlaşmaları söz konusu olduğunda sporcuların Çin'deki siyasi ve tarihsel hassasiyetler konusunda daha dikkatli davranmalarının kulüpler ve ligler açısından makul bir ticari yaklaşım olduğunu belirtiyor.
Ancak krizlerin sonuçları her zaman aynı olmuyor. Bazı markalar kısa sürede yeniden Çin pazarında kabul görürken, bazıları yıllar boyunca toparlanamıyor.
2018'de reklamları ve şirket kurucularından birine atfedilen özel mesajlar nedeniyle tepki çeken Dolce & Gabbana, Çin'de itibarını yeniden kazanmakta zorlanıyor. 2019'da Houston Rockets'ın genel menajerinin Hong Kong'daki demokrasi yanlısı protestolara destek vermesi üzerine NBA ile Çin arasındaki ilişkiler de kopma noktasına gelmişti. Çin, ligin ülkedeki yayınlarını ve ticari ilişkilerini durdurmuş, takımların ülkede maç yapmasını yasaklamıştı. NBA, ancak geçen yıl Çin'e dönebildi.
Bridgeworks Global'in kurucusu Zak Dychtwald, Çin'de iş yapmanın risklerini değerlendirirken ülkenin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olduğunu ve birçok şirket için en önemli büyüme pazarlarından birini oluşturduğunu söylüyor. Ancak Dychtwald'a göre bu pazarda yapılan bir hata, son derece hızlı ve ağır ticari sonuçlar doğurabiliyor.
Mbappé ve Sanrio'nun Çin'deki itibarlarını ne kadar sürede toparlayabilecekleri henüz belli değil. Ancak son iki olay, uluslararası şirketlerin Çin pazarına erişim karşılığında göze aldığı siyasi ve ticari riskleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Kaynak: Gazete Oksijen
