13 Nisan 2024, Cumartesi
Haber Giriş: 10.12.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:18

En az 20 milyar Dünya daha var

Brian Cox, Manchester Üniversitesi’nde parçacık fiziği profesörü. Ama aynı zamanda fizik ve astronomi hakkında konuşarak Wembley Stadı’nı dolduracak kadar da popüler bir isim. Cox’a göre gezegenimiz, zekanın evrim geçirdiği tek yer olabilir
En az 20 milyar Dünya daha var
Defne Akman
Sağı solu belli olmayan gezegenler, çarpışan galaksiler, taşlaşmış yıldızlar, bir milyar güneşten daha büyük kara delikler… Güneş Sistemi’nin çok ötesindeki uzak alemlerde bunlar var. Dünyaca ünlü fizikçi Brian Cox, BBC Earth’te uzayın sonsuzluğunu ve evreni değiştiren özel anları anlatmak üzere bizleri bekliyor. Beş bölümlük Universe’de evrenin en şaşırtıcı yanlarıyla tanışacağız ve kaderimizin birbiriyle ne denli iç içe geçmiş olduğunu göreceğiz. Programın tanıtıldığı sanal basın toplantısına Türkiye’den Oksijen katıldı. Satır başları şöyle: Belgeselde son yıldızdan hareketle, bilimsel çerçeveden yıldızların hikayesini anlatıyoruz. Yıldızlar örneğin bizim için neden bu kadar önemli? Çünkü onlar da ölümlü. Tüm evren benim olsa kesinlikle son yıldıza gitmek isterdim. Ama aynı zamanda da evrene neler olduğunu görmek isterdim. Bunun olması için de yıldızların var olması lazım. Günlük hayatınıza o denli kapılıyorsunuz ki içinde yaşadığımız gezegenin güzelliğini göremiyorsunuz. Örneğin Ay’dan çekilen dünya fotoğraflarına baktığımda, gezegenimizin ve bize göz kırpan yıldızların harikulade olduğunu görüyorum.

Evrim geçiren zeka

Bilim insanları Samanyolu Galaksisi’nde dünyaya benzeyen 20 milyar potansiyel gezegen olduğuna işaret ediyorlar. Başka bir yerlerde yaşam olabilir. Neredeyse her biyolog bunun mümkün olduğunu söylüyor. Belgeselde 13,8 milyar yıl öncesine bakıyoruz. Samanyolu’nun gelişimini ve geleceğini gösteren 4D bir grafik var. Geçmişteki büyük çarpışmaları da görebiliyorsunuz. Galaktik çarpışmaların Güneş Sistemi’ni oluşturduğuna dair teoriler var. Gezegenimiz zekanın evrim geçirdiği tek yer olabilir. Anlamın, yeterli miktarda karmaşık biyolojik makinelerden çıkan bir şey olduğunu ve bu makinelerin yalnızca burada olduğunu kabul ederseniz, evren var, çünkü bizler için bir anlam ifade ediyor. Bu gezegen burada olmasaydı, anlamsız bir galakside yaşardık. Ama bu yaşamaktan daha farklı bir şey olurdu. Mars’da yeraltında su bulunması, Jüpiter’in uyduları ya da Saturn’ün yüzeyinin altında okyanusların olmasına gelince… Yaşamla, zeki yaşam arasında bir fark var. Eğer bir tahminde bulunmam gerekirse, güneş sistemimizin ötesinde bile bir yaşam olduğunu söyleyebilirim. Ama bu çok basit bir yaşam. Bilim insanı Frank Drake’in Drake Denklemi, evrendeki akıllı medeniyetlerin sayısını hesaplamak konusunda düşüncelerimizi formüle etmemizi sağlıyor. Çoğu insan bu sayının 10 civarında olacağını düşünüyor. Galaksinin genişliği ve mesafeleri de hesaba katılmalı.

‘Büyük Filtre’ etkisi

Başka uygarlıklara erişebilmek için çok az yol var. Frank Drake ve diğer bilim insanları, dünya dışı akıllı yaşam arayışını radyo çerçevesinde gerçekleştirdiler.  Dolayısıyla radyo teleskoplarını dinliyoruz. Uydu yayınları ya da fiber optikler kullanıyoruz, tüm bunlar çok etkili. Bugüne kadar diğer uygarlıklarla neden iletişim kuramadığımıza değinen, girişimlerimizin yanıtsız kalmasını açıklamaya çalışan “Büyük Filtre” diye bir fikir var. Diğer yandan bu filtrenin geçmişimiz olduğuna dair de bir fikir var. Uygarlıkların doğal yaşam sürelerinin yüzlerce ya da birkaç bin yıl ama 10 binlerce yıl olmadığını göz önüne alalım. Nükleer silahları nasıl kullanacağımızı, iklim değişikliği gibi bilgi gerektiren konularda nasıl davranacağımızı, bu süreci nasıl başarıyla tamamlayabileceğimizi bilmiyoruz. Galaksiler arası çarpışma tamamıyla rastlantısal bir olay. İnsanların belgeseli izledikten sonra, bir taşın varoluşu hakkında daha fazla bilgi edindikçe kendi varoluşlarına şaşırmalarını bekliyorum. Böyle hissetmezseniz, dikkat etmemişsiniz demektir. Evrenin yaşını ölçebilmemizin nedeni, supernova patlamalarında yıldızların ölümlerini gözlemleyebilmemizden kaynaklanıyor. Ölen yıldızlar veri noktalarımız. Kara delikler zaman ve uzayın sonudur. Yani bir kara deliğe baktığınızda, zamanın sonunu görürsünüz. Prensipte uzay-zaman içerisindeki geçitlerden başka galaksilere geçmek mümkün.

Büyük Patlama öncesine doğru

Universe Büyük Patlama öncesine, yani “dünü olmayan gün”e dönerek bizleri zamanın ve uzayın başlangıcına götüren bir kozmoloji belgeseli. Çekimler ağırlıklı olarak İngiltere’de gerçekleştirildi. Ünlü indie rock grubu Foals, bu belgesel için 2019 yılında yayınladığı Neptune şarkısını, Hans Zimmer’in şirketi Bleeding Fingers ile yeniden düzenledi. Universe evrendeki yerimizin ne olduğunu merak edenler için gerçek bir hazine ve 16 Aralık Perşembe 00.00’da BBC Earth’te ekranlara gelecek. BBC Earth, bein Connect, tivibu ve Kablo TV platformlarından izleniyor.

Bir zamanların başarılı müzisyeni

53 yaşındaki Brian Cox kendisine küresel çapta şöhret kazandıran akademi ve televizyon dünyasına girmeden önce müzisyendi. 1993 yılında “Things Can Only Get Better” şarkısıyla İngiltere listelerinde bir numaraya yükselen D:Ream grubunun üyesiydi.