Geçtiğimiz hafta Türkiye-İsrail çifte vatandaşı bir kadının Türkiye'de kısa süreliğine gözaltına alındığı öne sürüldü.
Haaretz’in aktardığına göre kadın, Türkiye pasaportu taşımasına rağmen, İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görev yapmış olması nedeniyle sorgulandı. Gözaltına alınan kişinin İsrail ordusunda (IDF) 6 yıl önce zorunlu askerlik hizmetini yaptığı kaydedildi.
Olay, Gazze savaşının başlamasından bu yana İsrailli askerler ve eski askerler hakkında farklı ülkelerde açılan suç duyuruları ve soruşturmalar bağlamında değerlendiriliyor.
Diplomatik müdahale ve belirsizlik
Türkiye’deki gözaltı vakasında İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın devreye girdiği, İsrail’in Ankara nezdinde doğrudan temas kurduğu ve ABD Büyükelçiliği üzerinden de diplomatik baskı uyguladığı aktarılıyor. Kadın serbest bırakılmış olsa da ilerleyen aşamada yeniden mahkemeye çağrılabileceği kendisine ve avukatına bildirildi.
Uzmanlara göre mesele yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Evrensel yargı ilkesi kapsamında açılan davalar, askerlerin ya da eski askerlerin seyahat planlarını doğrudan etkileyebiliyor. İsrail güvenlik kurumları bu süreci “geniş ve derin bir hukuki meydan okuma” olarak tanımlıyor.
Sosyal medya üzerinden iz sürme
Habere göre Türkiye’de bazı İsrail karşıtı aktivist gruplar, çifte vatandaş askerleri tespit etmek için sosyal medyada paylaşılan isim ve görüntüleri Türkiye’deki Yahudi topluluklarına ait listelerle karşılaştırıyor. Son dönemde bu faaliyetlerin yoğunlaştığı belirtiliyor.
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi ise sosyal medyanın, yurtdışında seyahat eden eski askerlerin tespit edilmesinde “en geniş bilgi kaynağı” haline geldiğini açıkladı. Yetkililer, askerlik hizmetini açıkça gösteren paylaşımların hukuki şikâyetlere ve hatta gözaltılara zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Ayrıca Türkiye’de İsrailli yetkililer hakkında “soykırım” suçlamasıyla açılmış 37 iddianame bulunduğu bildiriliyor. Bunlardan bazıları üst düzey siyasetçileri hedef alıyor; ancak hangi isimlerin Türkiye’ye giriş yaptıkları takdirde yargı riskiyle karşılaşabileceği net değil.
Küresel bir eğilim
Gazze savaşıyla birlikte IDF askerleri hakkında farklı ülkelerde yapılan suç duyurularında artış olduğu belirtiliyor. Bu süreçte adı öne çıkan kuruluşlardan biri, Belçika merkezli Hind Rajab Foundation. Vakıf, sosyal medya üzerinden paylaşılan görüntülerden yola çıkarak askerler hakkında evrensel yargı ilkesi kapsamında şikâyet başvuruları yapıyor.
İsrailli bir kaynak, özellikle TikTok gibi platformlarda paylaşılan ve savaş sırasında çekilmiş görüntülerin hukuki risk doğurduğunu belirtiyor. Ancak yalnızca açık ihlal görüntülerinin değil, askerlik hizmetini belgeleyen sıradan paylaşımların da hedef alınabildiği ifade ediliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen


