Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasında kritik bir aşamaya gelindiğini belirterek, Filistin tarafının birçok konuda fedakârlık yaparak taahhütlerini yerine getirdiğini, buna karşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetinin barış anlaşmasına yönelik irade göstermediğini söyledi.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Kahire'de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Fidan, Türkiye, Mısır ve Katar'ın ABD ile birlikte Gazze Barış Planı'nın uygulanması için arabuluculuk faaliyetlerini "büyük bir iyi niyetle, gayretle" sürdürdüğünü belirtti.
Fidan, müzakerelerde "imkansız" olarak görülen birçok sorunun çözüldüğünü ve Filistin tarafının süreç boyunca önemli tavizler verdiğini söyledi.
"Birçok imkansız denen problemli alanı, müzakere teknikleri neticesinde çok şükür açtık" diyen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada gerçekten Filistin tarafının büyük bir fedakarlıkta birçok şeyi kabul ettiğini gördük. Her aşamasında, Netanyahu ve arkadaşlarının aslında bu barış anlaşmasıyla bir alakalarının olmadıklarını, böyle bir niyetlerinin olmadığını defaatle görüyoruz."
Fidan, Gazze'deki barış planının uygulanmasının artık kritik bir aşamaya geldiğini ve bu durumun başta ABD olmak üzere Barış Kurulu'nun diğer üyelerine iletildiğini söyledi.
"İsrail adım atmazsa radikal adımlar atabiliriz"
Fidan, ikinci aşamaya geçişte Filistin tarafının taahhütlerini yerine getirmesine rağmen İsrail'in herhangi bir adım atmaması halinde Türkiye, Katar ve Mısır'ın ortak bir tutum alabileceğini söyledi.
Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"İkinci aşamaya geçişte, Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması, biz diğer arabulucuları ortaklaşa bir radikal adım atmaya itebilir bu süreçle alakalı."
ABD'nin İsrail'e gerekli baskıyı uygulamasını beklediklerini belirten Fidan, aksi durumda Türkiye, Katar ve Mısır'ın atması gereken "radikal adımlar" olacağını söyledi.
"Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken tabii ki radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz."
Fidan, Filistin'in üzerine düşen görevleri yerine getirmesine rağmen İsrail'in tutumunu değiştirmemesinin kabul edilebilir olmadığını vurguladı.
Gazze planında ikinci aşama neden kritik?
Gazze Barış Planı'nın ikinci aşaması, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İsrail güçlerinin Gazze'den çekilmesi, Hamas ve diğer silahlı grupların silahsızlandırılması ve Gazze'nin yeni bir yönetim yapısına devredilmesi gibi başlıkları içeriyor.
Planın uygulanmasındaki en önemli anlaşmazlıklardan biri ise İsrail'in Gazze'den çekilmesi ile Hamas'ın silahsızlandırılmasının hangi sırayla gerçekleşeceği.
Hamas, silahsızlanma konusunu İsrail'in Gazze'den çekilmesi ve ateşkesin kalıcı hale gelmesiyle bağlantılı görüyor. Örgüt, İsrail güçlerinin çekilmesi ve saldırıların sona ermesinin ardından silahsızlanma konusunda müzakereye açık olduğunu belirtiyor.
İsrail ise farklı bir sıra talep ediyor. Netanyahu hükümeti, Hamas tamamen silahsızlandırılmadan İsrail ordusunun Gazze'den çekilmeyeceğini savunuyor.
Netanyahu, 9 Ağustos'taki açıklamasında Trump'ın 15 maddelik anlaşmasını kabul etmediklerini duyurmuş ve Hamas tamamen silahsızlandırılmadan İsrail ordusunun Gazze'den çekilmeyeceğini bildirmişti.
İsrail lideri, "Hamas'ın silahsızlandırılmasından bahsederken ağır silahları, hafif silahları, tüm silahları kastediyorum. Gerçek bir silahsızlanma gerekiyor" demişti.
Trump ise 10 Ağustos'taki basın açıklamasında İsrail liderinin planı reddetmesine ilişkin soruya Netanyahu'yla "iyi ilişkilerinin" olduğunu söyleyerek yanıt vermişti.
New York Times'ın analizine göre ekimde düzenlenecek seçimler öncesinde Netanyahu, Hamas'a karşı tam zafer sözü verdiği tabanını ve radikal sağcı koalisyonunu kaybetmemeye çalışırken, Trump'ı öfkelendirmek de istemiyor.
Radikal sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Trump'ın geçen ay açıkladığı anlaşmayı "kabul edilemez" diye nitelemiş, Gazze Şeridi'ne saldırıların sürdürülmesini istemişti.
Trump'ın damadı Kushner İsrail'e gidecek
ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner'ın, Gazze'de ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesine karşı çıkan İsrail'e gideceği belirtildi.
İsrail'de yayın yapan İ24 News televizyonunun haberine göre, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile Gazze Barış Kurulu'nda yer alan eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'ın da kendisine eşlik edeceği Kushner, İsrail'in ardından Mısır’ın başkenti Kahire'yi de ziyaret edecek.
Haberde, heyetin, İsrail'de ABD Başkanı Trump'ın 20 maddelik Gazze planının ilerletilmesi amacıyla görüşmeler gerçekleştireceği ifade edildi.
Habere göre, Gazze Barış Kurulu'ndan ismi paylaşılmayan bir kaynak, ABD ve İsrail'in, Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda hemfikir olduğunu ancak ateşkesin ikinci aşamasına geçişe ilişkin endişelerin ve atılacak adımların tartışılacağını söyledi.
Söz konusu kaynak, iki tarafın da arzu edilen sonuç ve süreci hızlandırmak için atılacak adımlar konusunda mutabık kalmasının önemli olduğuna işaret etti.
Kushner, Mladenov ve Blair üçlüsünün, İsrail'in ardından Kahire'yi ziyaret ederek arabulucularla görüşeceğini belirten kaynak, görüşmelerde yol haritasının uygulanmasına yönelik gelecek adımların somut olarak belirleneceğini kaydetti.
Kushner ve Mladenov'un İsrail'e gideceğini aktaran Axios haber sitesi ise Barış Kurulu'nun Trump'ın Gazze planının Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail'in Gazze'den çekilmesine odaklanan ikinci aşamasına geçiş için çalıştığını; buna karşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile hükümetinin ABD planına şüpheyle yaklaştığını ve ekimde yapılacak İsrail seçimlerinin konuyu siyasi olarak hassas hale getirdiğini vurguladı.
Barış Kurulu'nun rolü ne?
Gazze Barış Planı'nın uygulanmasında oluşturulan Barış Kurulu da ikinci aşamaya geçişte kritik aktörlerden biri.
Türkiye, Mısır ve Katar, ABD ile birlikte bugüne kadar Hamas ve İsrail arasındaki müzakerelerde arabuluculuk yaptı. Fidan'ın açıklamasında Barış Kurulu'nun diğer üyelerine de sürecin kritik aşamaya geldiğinin iletildiğini söylemesi, Ankara'nın artık daha güçlü bir uluslararası baskı mekanizmasının devreye sokulmasını istediğini gösteriyor.
Fidan'ın açıklamasındaki en dikkat çekici nokta ise Türkiye, Katar ve Mısır'ın ilk kez bu kadar açık biçimde ortak bir "radikal adım" ihtimalinden söz etmesi.
Ankara'nın mesajı, arabuluculuk sürecinin İsrail'in adım atmaması nedeniyle sınırsız biçimde sürdürülemeyeceği yönünde.
Fidan'ın açıklamasına göre bundan sonraki aşamada belirleyici aktörlerden biri ABD olacak. Washington'ın Netanyahu hükümeti üzerinde baskı kurup kurmayacağı ve İsrail'in ikinci aşamanın gereklerini kabul edip etmeyeceği, Gazze'deki ateşkesin kalıcı bir siyasi sürece dönüşüp dönüşmeyeceğini de belirleyecek.
Fidan, İsrail'in Filistin tarafının attığı adımlara rağmen tutumunu değiştirmemesinin yalnızca arabulucular açısından değil, uluslararası toplum açısından da ciddi bir sorun oluşturduğunu belirterek, Netanyahu hükümetinin politikalarının Gazze ve Ortadoğu sınırlarını aşan bir güvenlik sorununa dönüştüğünü söyledi.
Kaynak: Gazete Oksijen


