08 Ağustos 2022, Pazartesi
Haber Giriş: 30.07.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:16

Herkes kazanıyor

Olimpiyatlar’a kimi ülkeler iddialı, kimileri sadece orada bulunmak için gidiyor. Ama Tokyo’daki madalya yelpazesi farklı coğrafyalara sevinç dağıttı
Herkes kazanıyor
Editör Editör
Alp Ulagay
alp.ulagay@gmail.com Time dergisinin uluslararası edisyonunun 3 Ekim 1988 tarihli kapağını Türkiye’de hatırlayan çoktur, birçok kişi de sonradan görmüştür. Seul Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Naim Süleymanoğlu süslüyordu derginin kapağını. Başlık ise şöyleydi: Everybody Wins (Herkes Kazanıyor). Sadece ABD’nin değil, Türkiye dahil onlarca ülkenin Olimpiyatlar’da kazandığı madalyalara yapılan bir vurguydu bu. Aradan 33 yıl geçti ve Olimpiyatlar irili ufaklı birçok ülkenin ve her yaştan sporcunun umudu olmaya devam ediyor. Bakın, Tokyo 2020’de henüz bir haftayı bırakmışken birbirinden farklı ne kadar çok hikâye düştü önümüze.  Yüzmede 400 metre erkekler serbestte altın madalyayı kazanan Tunuslu Ahmed Hafnavi’yle başlayalım. Bu yılın başında Tokyo’ya katılması bile söz konusu değildi. Mayıs ayında Olimpiyat B barajını geçmeye başardı. 18 yaşındaki Hafnavi seçmelerde 0.14 saniye farkla en iyi 8’inci dereceyi yüzüp finale kaldı. Finalde dezavantajlı sekizinci kulvarda yarışıyordu ve pek madalya şansı yoktu açıkçası. Ancak genç yüzücü  ABD’li ve Avustralyalı rakiplerini geçti ve altın madalyaya uzanıp büyük bir sürpriz yaptı. O sırada ülkesinde ekran başındaki ailesi ve arkadaşları çığlıklar atarak izliyordu. 

Alaska’dan havuza

İddialı bir yüzme ülkesine geçelim: ABD’nin en kuzey eyaleti Alaska ile yüzme sporu aynı cümlede pek sık yer almaz. İşte bu soğuk eyaletten çıkan bir başka ergen Lydia Jacoby de altınını kaptı. 17 yaşındaki Jacoby Alaska’daki yerel Seward Tsunami Swim Club’de antrenman yapıyordu. Bu yılın başında daha iyi hazırlanabilmek için eyaletin başkenti Anchorage’a taşındı. Sonunda kadınlar 100 metre kurbağalamada şampiyon oldu.  Ülkesini sevindiren bir diğer isim Ekvadorlu Richard Carapaz. Carapaz zaten dünyanın en iyi yol bisikletçilerinden birisi. İki hafta önce Fransa Turu’nu da genel klasman üçüncüsü olarak tamamladı. Tokyo 2020’nin ilk günündeki erkekler yol yarışında tırmanma kapıları içeren 234 kilometrelik zorlu parkurun son 5 kilometresinde atağa kalktı. Tek başına finişe yaklaştığında rakiplerine neredeyse bir dakika kadar fark yapmıştı bile. Zaferin unutturduğu bir yorgunlukla bitiş çizgisini geçtiğindeki sevincini tarif etmek zor. Bu aynı zamanda Ekvador’un Olimpiyatlar tarihindeki yalnızca ikinci altın madalyaydı. Peki ya Filipinli halterci Hidilyn Diaz’a ne demeli? 108 milyon nüfuslu koca Filipinler bugüne kadar Olimpyatlar’da tek bir altın madalya bile alamamıştı. Beş yıl önce Rio’da kadınlar 55kg’da gümüşte kalan Diaz, Malezya’da hazırlık yaptığından aralık ayından beri ailesini göremiyordu. Ancak tüm bunları podyuma çıkınca geride bıraktı ve toplamda bir kg daha fazla kaldırdığı Çinli rakibini geçerek altın madalyayı kazanmayı başardı. Yarışma sonrası yaptığı fedakârlıklardan bahseden Diaz madalya töreninde de gözyaşlarını tutamadı. Bir de küçük ülkeye bakalım: 64 bin nüfuslu Bermuda adasını temsil eden Flora Duffy kadınlar triatlonda Alman rakibiyle kafa kafaya bitirdiği bisiklet ayağından sonra koşu ayağında üstünlüğü ele geçirdi ve ülkesine tarihinin ilk Olimpiyat altınını kazandırdı. Keza halter kadınlar 59 kiloda ikinci sırayı alan Polina Guryeva ülkesi Türkmenistan’a Olimpiyat tarihindeki ilk madalyasını getirdi. Bunu takım halinde başaranlar da var: Büyük Okyanus’un küçük ada ülkesi Fiji erkekler 7’li ragbide üst üste ikinci kez Olimpiyat şampiyonu olurken tüm halk da yine sokağa döküldü. Üstelik Fijili ragbiciler Tokyo’ya açılıştan yalnız bir gün önce balık taşıyan bir kargo uçağında ulaşmıştı.

Gençler, olgunlar

En gençleri ve yaşlıları anmamız lazım: Kaykayda kadınlar cadde yarışmasında kürsüye kelimenin tam anlamıyla üç çocuk çıktı. Altın kazanan Japon Momiji Nişiya ve gümüş alan Brezilyalı Rayssa Leal sadece 13 yaşındaydı.   Olgun şampiyonlarda, ilk sırada Kuveytli atıcı Abdullah El Raşidi var. 57 yaşındaki atıcı asıl mesleği olan şahin eğitmenliğinin yanı sıra daha evvel altı kez Olimpiyatlar’a katılmış. Skeet dalında bronz almayı başarırken şimdi de trap dalında yarışacak oğlu Talal’ı izleyecek. Alman binici Isabelle Werth de Olimpiyatlar’ın gediklisi. İlk kez 1992’de bu tecrübeyi tadan Werth dresajda kariyerinin 12’nci yarışında 12’nci Olimpiyat madalyasını kazanmayı başardı.

Bu hafta hangilerini izlesek

Judo erkekler +100kg finali: 30 Temmuz Cuma Fransız judocu Teddy Riner geçen 10 yılda bu sporun efsane ismi oldu. Ağır sıklette 10 dünya şampiyonluğuyla rekortmen. Tokyo’ya üçüncü kez Olimpiyat şampiyonu olmak için geliyor. Tarihte bunu başaran ikinci sporcu olabilir. Ancak Riner geçen yıl 10 yıl aradan sonra ilk yenilgilerini alınca bazı önlemler aldı. Mesela diyetisyeni sayesinde 25 kg verdi ve 135 kiloya düştü. Turnuvaya katılmak yerine bireysel idmanlara odaklandı. Bu sebeple seri başı olma şansını da kaçırdı. Tokyo’da çeyrek finalde en büyük rakibi Rus Tameran Başaev’le yapacağı maç âdeta bir erken final olacak.  Atletizm 10.000 metre erkekler finali: 30 Temmuz Cuma 1996’dan bu yana erkeklerde üç atlet bu dalda altınları paylaşmıştı: Gebreselassie, Bekele ve Farah. Mirasçısı kim olacak? Ugandalı Joshua Cheptegei geçen yıl Bekele’nin 15 yıllık dünya rekorunu tarihe gömdü. Yanına bir de 5000 metre dünya rekoru ekledi. 2019’da da dünya şampiyonuydu. Önündeki en büyük engel vatandaşı Jacob Kiplimo olabilir.  Okçuluk erkekler finali: 31 Temmuz Cumartesi Mete Gazoz karışıkta, Yasemin Ecem Anagöz ile madalyayı son anda kaçırmıştı. Erkekler bireysel yarışması ise Türk tenisinin makus talihini yenmesi için bir fırsat olabilir. Bugüne değin Olimpiyatlar’da hep dördüncülükte kalan Gazoz halen dünya sıralamasında dördüncü sırada yer alıyor. Tenis erkekler finali: 1 Ağustos Pazar Novak Djokovic, tüm kısıtlamalara karşın 10 günde Tokyo’daki Olimpiyat köyünün en popüler  ismi olmayı başardı. Türk voleybolcular dahil herkesle sohbet etmesi, samimi pozlar vermesi ve  madalya peşinde koşan vatandaşlarını desteklemesiyle bir Olimpik fenomene dönüştü. Ancak Novak için asıl kilit kelimeler şunlar: Golden slam. Üç büyük turnuvayı çoktan kazandığı bir yılı Olimpiyat altını ve ABD Açık zaferiyle tamamlamak istiyor. Pazar günü finale favori çıkacak. Altınla arasında en büyük engel Rus rakiplerinden biri olabilir. Atletizm 100m erkekler finali: 1 Ağustos Pazar Dünyanın en hızlı insanını belirleyen Olimpiyatlar’ın bu en kısa yarışı aynı zamanda Usain Bolt sonrası dönemin de ilk şampiyonunu gösterecek. Doping cezası alan son dünya şampiyonu Christian Coleman’ın yokluğunda bir diğer Amerikalı, Trayvon Bromell favori konumuna geldi. 2015’ten sonra bir türlü istediği çıkışı yapamayan Bromell 9,77 saniyeyle yılın en hızlı derecesinin sahibi. Vatandaşı Ronnie Baker’a ve yeni Afrika rekortmeni Akani Simbine’ye de dikkat. Dünya rekoru gelir mi? Bırakın bu yarışı daha uzun yıllar o rekorun kırılmasına imkân yok. Halter +87 kg kadınlar finali 2 Ağustos Pazartesi Halter, doping vakaları sebebiyle Olimpiyatlar’dan atılma riskiyle karşı karşıya. En çok izlenen dallardan biri olduğu da söylenemez.  Ancak bir sıklet var ki bu yıl diğerlerinden daha fazla ilgi çekeceği kesin. Çünkü 43 yaşındaki Laurel Hubbard, Olimpiyatlar’a katılan ilk trans kadın sporcu olacak. Gençlik yıllarında genç erkekler kategorisinde rekorlar kırmış bir halterciydi Hubbard. 2012’de ameliyat oldu.  Aynı yıl hormon tedavisine başladı ve 2017’de kadınlar kategorisinde yarışmaya başladı. Halen dünya sıralamasında yedinci sırada ve madalya şansı az. Ancak podyuma her çıkışı ilgiyle izlenecek. Yelken Finn madalya yarışı: 3 Ağustos Salı Yelkende erkeklerin ağır sıklet sınıfı Finn’de madalya yarışında Alican Kaynar’ı da görebiliriz. İlk dört ayağı 19 sporcu arasında ilk sırada geçem Kaynar sırf okyanustaki bu yarışlara hazırlanabilmek için son iki yılın önemli bir bölümünü Kanarya Adaları’nda geçirdi. Kaynar, en iyi dokuz yelkenciyle beraber madalya mücadelesi verirken en önemli rakipleri son Olimpiyat şampiyonu Britanyalı Giles, Macar Berecz ve Hollandalı Heiner olacak. Atletizm 200 metre kadınlar finali:  3 Ağustos Salı Tokyo 2020’nin en merakla beklenen yarışlarından biri. Jamaikalı Shelly-Ann Fraser-Pryce, ilk Olimpiyat madalyasından 13 yıl, anne olduktan dört yıl sonra belki de formunun zirvesinde. Jamaika şampiyonasında hem 100 hem 200 metrede kariyerinin en iyi derecelerini koştu. Keza vatandaşı Shericka Jackson da son derece iddialı. Britanyalı Dina Asher-Smith ve Bahamalı Shaunae Miller-Uibo da madalya adayı. Ancak bir isim hepsini gölgede bırakabilir. Amerikalı Gaby Thomas Olimpiyat seçmelerinde 21.61’le tarihin en hızlı ikinci atleti olmayı başardı. Sırıkla atlama erkekler: 3 Ağustos Salı Dünya atletizminin en popüler isimlerinden biri, İsveçli sırıkla atlamacı, Mondo Duplantis. ABD’de yetişmiş bir atlet olan Duplantis son iki yılda dünya rekorlarını yeniledi ve henüz 22 yaşında bu spektaküler dalı ayrı bir seviyeye taşıdı. Buna karşılık sırıkla atlamacılar arasında başka herhangi bir dalda rastlanmayacak bir dayanışma da var. Tokyo’da da Duplantis ve en büyük rakipleri Kendricks, Lavillenie ve Lysek’in hem çekişmesine hem de dostluğuna şahit olacağız.