İngiltere'nin yeni başbakanı Andy Burnham, göreve başlamasının ülkeye "umudu yeniden getireceğini" söyledi. Kabinesini açıklayan Burnham, John Healey'i sürpriz bir kararla maliye bakanı olarak atarken, Margaret Thatcher döneminde topluluklarda oluşan uzun vadeli tahribatı onarma sözü verdi.
Keir Starmer'dan görevi devralmasının ardından Başbakanlık Ofisi önünde halka seslenen Burnham, vatandaşların siyasetten "bıktığını" kabul ederek hükümetin gerçek bir değişim yaratabilmesi için "daha iyi performans göstermesi gerektiğini" söyledi.
Mali planını duyuracak
Burnham, hayat pahalılığı konusunda halka "biraz nefes aldıracak" önlemler açıklayacaklarını duyurdu. Tamamı finanse edilmiş bir paket kapsamında enerji faturaları ile otobüs ücretlerinin düşürülmesine yönelik adımların açıklanması bekleniyor.
Daha sonra gazetecilere konuşan Burnham, altyapı yatırımlarını artırmak amacıyla mevcut mali kurallar çerçevesinde "her türlü esnekliği" değerlendireceğini ve bunun milyarlarca sterlinlik ek borçlanmanın önünü açabileceğini söyledi. Ancak ekonomi yönetiminde "son derece ihtiyatlı" bir yaklaşım benimseyeceğini vurguladı.
Piyasalar temkinli
Burnham'ın açıklamalarının ardından İngiltere'nin 10 yıllık devlet tahvillerinin fiyatı geriledi. Piyasaların, artabilecek borçlanma ve kamu borcuna ilişkin riskler nedeniyle temkinli olduğu değerlendirilirken, tahvil piyasaları John Healey'in maliye bakanı olarak açıklanmasından önce kapanmıştı.
66 yaşındaki eski Savunma Bakanı Healey, Keir Starmer'ı istifanın eşiğine getiren süreçte görevinden ayrılmıştı. Healey, maliye bakanlığı için adı geçen Ed Miliband ve Shabana Mahmood arasında uzlaşı adayı olarak öne çıktı.
Yeni kabinede Ed Miliband Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenirken, Shabana Mahmood ise İçişleri Bakanı olarak görevine devam edecek.
İlk görüşmesini Trump'la yaptı
Burnham, göreve geldikten sonra ilk liderler görüşmesini ABD Başkanı Donald Trump ile yaptı. Trump daha önce Burnham'dan "bir kasabanın belediye başkanı" diye söz etmişti. Burnham, görüşmede Trump'ı gelecek yıl Manchester'da düzenlenecek G20 Zirvesi'ne davet etti.
Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda iki liderin "çok verimli bir görüşme" gerçekleştirdiğini belirtti. Görüşmede İran, ABD-İngiltere askeri ittifakı ve ticaret konularının ele alındığını aktaran Trump, Burnham ile "çok uzak olmayan bir gelecekte" yüz yüze görüşmeyi planladıklarını söyledi.
Yeni başbakan ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
İşçi Partisi milletvekillerinin Keir Starmer'ı görevden uzaklaştırmasının ardından son 10 yılda İngiltere'nin yedinci başbakanı olarak göreve başlayan Burnham, bunun partisinin kamuoyundan ikinci bir şans istemesi için fırsat sunduğunu ancak aynı zamanda yeni bir siyasi istikrarsızlık dönemini de tetikleyebileceğini söyledi.
Başbakanlık Ofisi önünde eşi Marie-France van Heel'in de izlediği konuşmasını not kullanmadan yapan Burnham, "Son 10 yılda bu sokağa yürüyerek gelen altıncı kişi, 2016'dan bu yana görev yapan yedinci başbakan olduğumun fazlasıyla farkındayım. Bu durum hem bir muhasebe hem de yeni bir kararlılık anı" dedi.
Burnham, "Benim kuşağımdaki siyasetçilerin çıtayı yükseltmesi ve yeni meydan okumaların üstesinden gelmesi gerekiyor. İngiltere'nin yeniden istikrarını kazanabileceğini dünyaya göstermesi lazım. Siyaseti işler hale getirmek, hem de daha iyi işler hale getirmek zorundayız" ifadelerini kullandı.
"Sizi duyuyorum"
Vatandaşların siyasetten bıktığını bildiğini söyleyen Burnham, "Sizi duyuyorum ve size karşı dürüst olmak istiyorum. Yeterince iyi değildik. Daha iyi olmak zorundayız ve olacağız" dedi.
Burnham konuşmasının sonunda, "Yeni bir ulusal birlik, ortak amaç ve iyimserlik duygusu inşa edelim. İngiltere'nin yeniden kendine inanmaya başladığı, umudun geri döndüğü an bu olsun" çağrısında bulundu.
Kabinesini açıkladı
Keir Starmer'a yakın birçok ismi görevden alan Burnham, aralarında Maliye Bakanı Rachel Reeves ve Başbakan Yardımcısı David Lammy'nin de bulunduğu kabine üyelerini değiştirdi. Reeves'in, kendisine önerilen başka bir görevi kabul etmeyerek arka sıralarda milletvekili olarak kalmayı tercih ettiği belirtildi. Burnham, pazartesi akşamı yeni kabinesini şekillendirdi.
Kabinedeki dikkat çeken atamalardan biri de Burnham'ın en yakın çalışma arkadaşlarından Louise Haigh oldu. Haigh, Başbakan Yardımcısı ve Lancaster Dükalığı Bakanı olarak atandı. Haigh ayrıca, Burnham'ın siyasi programını koordine edecek ve yetkileri genişletilen Kabine Ofisi'nin başına getirildi.
Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ise Sağlık Bakanlığı'na geçti. Cooper'ın, Burnham'ın sosyal bakım sistemini yeniden yapılandırma planlarını yürütmesi bekleniyor. Pat McFadden ise Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı'ndaki görevini korudu.
Daha önce damga vergisi (stamp duty) tartışması nedeniyle başbakan yardımcılığı görevinden istifa eden Angela Rayner da yeniden İskân Bakanı olarak kabineye döndü.
Ekonomik sistemi dönüştürme vaadi
Burnham, cuma günü Keir Starmer'dan İşçi Partisi liderliğini devralmasının ardından, mali kurallara bağlı kalma taahhüdüne rağmen İngiltere'nin ekonomik sistemini dönüştürmeyi hükümetinin temel hedefi olarak belirledi.
Downing Street önünde toplanan kalabalığa seslenen Burnham, "Bu anı İngiltere için bir dönüm noktası yapacağız. Son 40 yılın en büyük değişimlerini hayata geçireceğiz. Yeni bir siyasi model ve yeni bir ekonomik model kuracağız" dedi.
1980'lerde ülkenin yanlış tercihler yaptığını savunan Burnham, "Siyasi güç merkezileşti, ekonomik güç özelleştirildi, ülkenin büyük bölümü sanayisizleşti ve birçok bölge hâlâ bunun etkilerinden kurtulamadı. Pek çok insan hâlâ gerileme içinde olduğunu ve bunu değiştirecek güce sahip olmadığını düşünüyor. Bu nedenle siyaseti daha iş birliğine dayalı, sorun çözen bir yapıya dönüştüreceğiz. Yetkiyi yalnızca Londra'da toplamak yerine ülkenin her köşesine dağıtacağız" ifadelerini kullandı.
Healey ekonomiyi yönetecek
Burnham, Gordon Brown hükümetinde Hazine Bakanlığı'nda görev yapan John Healey'i maliye bakanı atayarak ekonomi yönetimini deneyimli bir isme emanet etti. Healey'nin, mali disiplini korurken yeniden sanayileşme, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, hayat pahalılığıyla mücadele ve ekonomik büyüme hedeflerini hayata geçirmesi bekleniyor.
Yeni maliye bakanı ayrıca, savunma harcamalarını 2030'a kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3'üne çıkaracak kaynağı bulmakla da görevlendirilecek. Healey'nin, daha önce Savunma Bakanlığı döneminde savunduğu ancak Hazine tarafından daha fazla borçlanmaya yol açacağı gerekçesiyle reddedilen savunma tahvili önerisini yeniden gündeme getirebileceği belirtiliyor.
Hayat pahalılığına destek paketi
Burnham, konuşmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada enerji faturaları ve otobüs ücretlerine destek içeren, bütçesi karşılanmış bir hayat pahalılığı paketi açıklamayı planladığını söyledi. Paketin ilerleyen dönemde özel sektörde kira artışlarını dondurma gibi daha kapsamlı düzenlemeleri de içerebileceğini ifade etti.
"İnsanların kısa sürede hissedebileceği bazı adımlar atmak istiyoruz. Bunlar bütün sorunları çözmeyecek ya da üzerlerindeki tüm baskıyı kaldırmayacak. Ancak yönümüzü ve insanlara yardım etme konusunda ne kadar kararlı olduğumuzu gösterecek" dedi.
Burnham ayrıca, seçim kampanyasında da dile getirdiği gibi mevcut mali kurallar çerçevesinde daha fazla borçlanma ihtimalini değerlendireceklerini yineledi. Bu açıklamalar piyasalarda tedirginlik yaratsa da, ekonomide riskli adımlar atmayacağını vurguladı.
"Mevcut mali kurallara bağlı kalacağız ve bu kuralların sağladığı esneklikten yararlanacağız. Bu ekonomiyi riske atmak anlamına gelmiyor. Bugüne kadarki tüm görevlerimde ihtiyatlı bir yaklaşım benimsedim, yine öyle olacak" diye konuştu.
İlk talimatı evsizlikle mücadele
Burnham, başbakan olarak verdiği ilk talimatın sokakta yaşamayı sona erdirmeye yönelik olacağını açıkladı. Kararı almadan önce pazartesi günü Londra merkezinde evsizlerle görüştüğünü belirtti. Burnham, Büyük Manchester Belediye Başkanı olduğu dönemde de benzer bir vaat vermiş ancak görev süresi boyunca sokakta yaşayanların sayısı artmıştı.
Yeni başbakan ayrıca, gelecek bütçede düşük gelirli çalışanlar için gelir vergisini düşürebileceğinin sinyalini verdi. Son beş yıldır dondurulan vergiden muaf kişisel gelir sınırının yükseltilebileceğini belirten Burnham, bunun finansmanı için en yüksek gelir vergisi oranının yeniden yüzde 50'ye çıkarılması seçeneğini ise dışlamadı.
Görevi devretmeden önce Downing Street önünde son kez konuşan Keir Starmer ise, İşçi Partisi'ni yeniden ayağa kaldırma görevini tamamladığını belirterek "Benim işim bitti" dedi. Burnham'a dış politika konusunda uyarılarda bulunan Starmer, "Artık düşmanlarımızın bizi bölmek için her yolu deneyeceği bir dünyada yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Başbakanlık çalışanlarının her biri için el yazısıyla not bıraktığını söyleyen Starmer, "Buradan büyük bir olgunlukla, gülümseyerek ve başardıklarımızla gurur duyarak ayrılıyorum" dedi.
Kaynak: Gazete Oksijen