İran, küresel enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ABD yönetimine altı şart sundu. İran devlet medyasında yayımlanan açıklamada, ABD’nin boğazdaki deniz trafiğinin normale dönmesini istiyorsa İran’a yönelik tutumunu değiştirmesi gerektiği belirtildi.
Talepler, açıklamanın yapıldığı sırada İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği görevini yürüten Muhammed Bakır Zülkadir tarafından duyuruldu. Zülkadir daha sonra bu görevden ayrılarak İran’ın dini liderine siyasi danışman olarak atandı.
İran’ın öne sürdüğü altı koşul şöyle sıralandı:
- İran’a yönelik tehditlere son verilmesi
Washington’dan İran’ı tehdit eden açıklamalar yapmaması ve ülkenin dini ya da milli değerlerine hakaret etmemesi isteniyor. Tahran ayrıca benzer tehditlerin tekrarlanmayacağına ilişkin güvence talep ediyor.
- İran ve bölgedeki müttefiklerine yönelik saldırıların durdurulması
İran, yalnızca kendi topraklarına değil; Lübnan, Filistin, Yemen ve Irak’taki müttefiklerine karşı yürütülen askeri operasyonların da kalıcı olarak sona erdirilmesini istiyor.
- Deniz ablukasının kaldırılması ve Amerikan güçlerinin çekilmesi
Talepler arasında İran’a uygulandığı belirtilen deniz ablukasının kaldırılması ile ABD’nin İran çevresindeki deniz ve hava kuvvetlerini geri çekmesi de bulunuyor.
- Savaş zararlarının karşılanması
Tahran yönetimi, 2025’te yaşanan 12 günlük çatışma ile son savaş sırasında meydana gelen zararların eksiksiz biçimde tazmin edilmesini talep ediyor.
- Yaptırımların kaldırılması
İran, halkını hedef aldığını savunduğu ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılmasını istiyor. Yaptırımların hafifletilmesi daha önceki görüşmelerde de gündeme gelmişti ancak Tahran bu kez konuyu doğrudan boğazın açılmasına bağlıyor.
- Dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması
Son koşul ise İran’a ait, yurt dışında bloke edilen veya el konulan varlıkların herhangi bir ön şart aranmadan iade edilmesini içeriyor.
Umman ile görüşmeler ilerliyor
İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak yeni güzergâhlar üzerinde bir süredir görüşüyor. Taraflardan gelen açıklamalar, teknik düzenlemelere ilişkin müzakerelerin ileri bir aşamaya ulaştığına işaret ediyor.
Ancak İranlı yetkililer, Umman’la anlaşmaya varılmasının boğazın kendiliğinden açılacağı anlamına gelmediğini vurguluyor. Tahran’a göre Umman görüşmeleri gelecekte uygulanabilecek geçiş sistemini belirlerken, fiili açılış ABD’nin İran’ın koşullarını karşılamasına bağlı olacak.
İran ile ABD arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptında çatışmaların sona erdirilmesi, yaptırımlar, deniz ablukası ve boğazın yeniden açılması gibi başlıklar yer almıştı. Ancak anlaşma kısa süre içerisinde bozulmuş ve karşılıklı saldırılar yeniden başlamıştı.
Talepler bir müzakere hamlesi mi?
İran’ın açıkladığı koşulların bir bölümü önceki görüşmelerde gündeme gelen talepleri tekrarlıyor. Yeni olan ise yaptırımlar, savaş tazminatı ve dondurulmuş varlıklar gibi geniş kapsamlı meselelerin doğrudan Hürmüz Boğazı’nın açılmasına bağlanması.
Bu nedenle açıklama, Tahran’ın müzakere pozisyonunu sertleştirdiği şeklinde değerlendiriliyor. İran yönetimi, boğazdaki gemi trafiğinin büyük ölçüde durmuş olmasının kendisine pazarlık gücü kazandırdığını düşünüyor olabilir.
Bununla birlikte bazı uzmanlar, kamuoyuna açıklanan taleplerin müzakere masasında daha esnek şekilde ele alınabileceği görüşünde. Quincy Institute Başkan Yardımcısı Trita Parsi, İran’ın taleplerinin tümünün karşılanmasını beklemeyebileceğini ve açıklamanın görüşmeleri uzatmaya yönelik bir pazarlık taktiği olabileceğini belirtiyor.
Trump'ın ilk tepkisi: Savaş tazminatına karşı
ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın savaş tazminatı talebine karşı çıktı. Talebin önceki müzakerelerde gündeme getirilmediğini savunan Trump, ABD’nin de İran’dan, geçmişte öldürülen veya yaralanan Amerikalılar için tazminat isteyeceğini açıkladı.
Washington ile Tahran arasında görüşmeler devam ederken, boğazda normal geçiş düzenine dönülmesi için mayınların temizlenmesi ve ticari gemilerin güvenliğinin uygulamada sağlanması gerektiği belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğal gaz üreticilerini açık denizlere bağlaması nedeniyle dünya enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip. Bu nedenle boğazın kapalı kalması, gemicilik faaliyetlerinin yanı sıra petrol fiyatlarını ve küresel tedarik zincirlerini de yakından etkiliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen