19 Haziran 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 19.06.2026 13:47 | Son Güncelleme: 19.06.2026 14:33

Reuters: İran komşu ülkelere saldırmak için Irak'ta üs kurdu

Reuters’ın Iraklı kaynaklara dayandırdığı özel habere göre İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini ve stratejik tesisleri vurmak için Irak’ta gizli hücreler kurdu
Reuters: İran komşu ülkelere saldırmak için Irak'ta üs kurdu
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Reuters'ın haberine göre her biri yaklaşık 10 elite Şii savaşçıdan oluşan 3 veya 4 özel hücre, 20 Nisan ile 17 Mayıs tarihleri arasında Basra ve Samave şehirleri yakınlarındaki çöl bölgelerinden Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) stratejik hedeflere en az yedi insansız hava aracı (İHA) saldırısı gerçekleştirdi.

Bu gizli grupların üyelerinin bir kısmı, binlerce savaşçıyı barındıran katı ideolojiye sahip Şii grupların çatı yapılanması Irak İslami Direnişi’nden seçildi.

İki Iraklı askeri yetkili, bir güvenlik yetkilisi ve beş yerel milis komutanının verdiği bilgilere göre, yeni hücreler bu çatı yapının komuta zincirinin tamamen dışında faaliyet gösteriyor ve doğrudan İran Devrim Muhafızları Ordusu’na rapor veriyor.

Milis komutanları, daha önce kamuoyuna yansımayan bu taktik değişikliğinin, İran’ın silahlı vekil güçlerinin büyük ölçüde zayıfladığı, askeri ve ekonomik kaynaklarının ise tükendiği bir dönemde, bölgedeki güç yansıtma kapasitesini koruma çabası olduğunu vurguluyor.

Vekil güçler silah bırakınca İran harekete geçti

Şii çoğunluğa sahip olan Irak, Tahran ile yakın bağları bulunan çok sayıda milis grubuna ev sahipliği yapıyor. Bu gruplar, İran’ın Gazze ve Lübnan’dan Yemen ve Irak’a uzanan bölgesel "Direniş Ekseni"nin en önemli sütunlarından birini oluşturuyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasından bu yana, Irak İslami Direnişi adı altında hareket eden gruplar, ülkedeki Amerikan varlıklarına yönelik onlarca İHA ve roket saldırısının sorumluluğunu üstlenmiş ve bu durum ABD’nin ölümcül misilleme hava saldırılarına yol açmıştı. Ancak buna rağmen, İran’ın Irak sınırlarındaki vekil güçleri arasında kitlesel bir seferberlik yaşanmadı.

Emekli Iraklı general Jasim al-Bahadli ve Şii iktidar ittifakından iki milletvekiline göre; Irak’taki bazı güçlü Şii gruplar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle tırmanan çatışmadan kaçınmak amacıyla geçen yıldan bu yana silah bırakmaya ve iç siyasete odaklanmaya hazır olduklarının sinyallerini veriyordu.

Bu gelişme, Devrim Muhafızları’nı doğrudan kendi kontrolü altında çalışacak daha küçük gruplar kurmaya itti.

Nitekim Asaib Ahl al-Haq ve İmam Ali Tugayları, ABD’nin Bağdat hükümetine yönelik "topraklarındaki silahlı grupları dağıtma" uyarılarının ardından, bu ay içinde silahlarını devlet makamlarına teslim etmeye başlayacaklarını duyurdu.

Şii silahlı gruplar konusunda uzman olan Bahadli, durumu şu sözlerle özetliyor:

"Devrim Muhafızları tarafından kurulan yeni gruplar daha küçük, ideolojik olarak daha katı ve daha sıkı kontrol ediliyor. Bu durum, ekonomik baskı altındaki İran’ın kaynaklarını koruma ihtiyacını yansıtıyor."

ABD-İran anlaşması vekil güçleri kapsamıyor

ABD ve İran başkanları, çarşamba günü savaşı sona erdirmek için geçici bir ön anlaşma imzaladı; Tahran’ın nükleer programının geleceği gibi zorlu konuların ise sonraki müzakerelerde ele alınması kararlaştırıldı. Ancak İranlı yetkililer, Tahran’ın "direniş gruplarına" verdiği desteğin tartışmaya açık olmadığını ve bu konunun anlaşma metninde yer almadığını belirtti.

Konuya ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanlığı, "Irak hükümetinin, Devrim Muhafızları ve İran bağlantılı terörist milisler de dahil olmak üzere, İran’ın Irak’taki istikrarı bozucu faaliyetlerinin tüm araçlarını derhal ortadan kaldırması yönündeki beklentisini" yineledi.

Irak’ın yeni Başbakanı Ali al-Zaidi ve ABD Büyükelçisi Tom Barrack, pazartesi günü yaptıkları toplantıda, Irak devlet kontrolü dışında faaliyet gösteren tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılması ve dağıtılması ile Irak topraklarının hiçbir tarafça bölgesel barışı tehdit etmek amacıyla kullanılmamasını garanti altına alma planlarını ele aldı.

Körfez ülkeleri hedef alındı

İran’daki savaş, küresel tedarik zincirini bozarak ve enflasyonu tırmandırarak dünyanın en önemli enerji üreten bölgesine büyük zarar verdi. Tahran, ABD-İsrail bombardımanlarına küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak ve Körfez komşularına yönelik geniş kapsamlı bir İHA ve füze saldırısı kampanyası başlatarak yanıt vermişti.

Iraklı güvenlik kaynakları, çatışma sırasında Irak’ta ortaya çıkan, genellikle bilinmeyen isimler altında ve asgari düzeyde kamuoyu profiliyle faaliyet gösteren bu yeni grupların Kuveyt’i hedef alan en az üç, Suudi Arabistan ve BAE’yi hedef alan ise ikişer İHA saldırısı gerçekleştirdiğini belirtti.

Kaynaklar, hedefler arasında ABD kuvvetlerinin konuşlandırıldığı Kuveyt’teki Ali Al Salem Hava Üssü ile ülkenin uluslararası havalimanındaki bir askeri terminalin de bulunduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan ve BAE’yi hedef alan saldırıların ise hava savunma sistemlerince engellendiği ifade edildi.

Kaynak: Gazete Oksijen