İspanya, bu yıl yaklaşık 100 milyon uluslararası ziyaretçiye ulaşmaya hazırlanırken, aşırı turizmin yarattığı baskıları yönetmek için turizm politikasında yeni bir döneme geçiyor.
İspanya Turizm 2030 planı kapsamında ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğe odaklanılacak. Planın en dikkat çekici unsurlarından biri ise turizm politikalarının merkezine yalnızca ziyaretçilerin değil, yerel halkın da alınması.
İspanya Turizm Ofisi'nin Körfez bölgesi direktörü Carlos Ruiz González, Dubai'deki Arabian Travel Market'te yaptığı sunumda, ülkenin turizm politikasında yeni dönemin insanları ve sürdürülebilirliği merkeze alacağını söyledi.
“Başarının altında ezilen destinasyonlar var”
İspanya, 2025'te 96,8 milyon uluslararası turist ağırladı. Turizm ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 12,6'sını oluştururken yaklaşık 3 milyon kişiye istihdam sağlıyor.
Ancak ziyaretçi sayısındaki artış, özellikle Barcelona gibi yoğun turist alan kentlerde ve kıyı bölgelerinde konut, kalabalıklaşma ve yaşam maliyetleri üzerindeki baskıyı artırıyor.
Ruiz González, ülkenin bazı turistik bölgelerini “başarının altında ezilen destinasyonlar” olarak tanımlayarak, turizmdeki büyümenin nasıl yönetileceği konusunda hükümetin yeni bir yaklaşım geliştirdiğini söyledi.
Yeni stratejinin yalnızca Turizm Bakanlığı'nın politikası olmayacağını belirten Ruiz González, turizmin ülke genelinde uygulanacak kapsamlı bir devlet politikası olarak ele alınacağını ifade etti.
Yerel halk “yan etki” değil, merkezde
200'den fazla turizm uzmanı, şirket, kamu kurumu ve kuruluşun görüşleri alınarak hazırlanan Turizm 2030 planı, İspanya'nın farklı bölgelerinin farklı sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul ediyor.
Plan; iklim değişikliği, istihdam, konut baskısı, aşırı kalabalıklaşma ve kırsal bölgelerin nüfus kaybetmesi gibi başlıklara odaklanıyor.
Stratejide beş ana grup bulunuyor: yerel halk, destinasyonlar, işletmeler, turizm çalışanları ve ziyaretçiler.
Ruiz González, yerel halkın stratejide “yan etki” olarak değil, “temel bir hedef kitle” olarak ele alındığını söyledi.
Turistlerin insanların yaşadığı bölgelere gittiğini belirten Ruiz González, bu nedenle yerel halkın yaşamını sürdürebilmesi, konut satın alabilmesi ve günlük hayatını turizm baskısı altında yaşamadan devam ettirebilmesi gerektiğini vurguladı.
Turistler daha geniş bir alana yayılacak
İspanya'nın stratejisindeki bir diğer hedef, ziyaretçileri ülkenin yalnızca en popüler kent ve kıyı bölgelerinde yoğunlaştırmamak.
Hükümet, turistleri daha az ziyaret edilen kırsal ve iç bölgelere yönlendirmeyi, daha yavaş seyahat etmeyi ve ziyaretçilerin ülkede daha uzun süre kalmasını teşvik etmeyi planlıyor.
Turespaña, turistlerin zaten yoğun ilgi gösterdiği bazı destinasyonların daha fazla tanıtıma ihtiyaç duymadığını belirtiyor.
Bunun yerine Pireneler, Picos de Europa ve Madrid yakınlarındaki Sierra de Guadarrama gibi doğa ve yürüyüş turizmine uygun bölgelerin yanı sıra Castilla'daki tarihi kentler ve küçük yerleşimlerin öne çıkarılması hedefleniyor.
İspanya'nın geniş yüksek hızlı tren ağı da turistlerin geleneksel turizm merkezleri dışındaki bölgelere ulaşmasını kolaylaştıran araçlardan biri olarak görülüyor.
Turizmde hedef yalnızca ziyaretçi sayısı değil
İspanya'nın yeni yaklaşımı, turizm performansının yalnızca ülkeye gelen turist sayısıyla ölçülmemesi gerektiğine işaret ediyor.
Ülke bu yıl 100 milyon uluslararası ziyaretçi sınırına yaklaşırken, hükümet bir yandan turizmin ekonomideki ağırlığını korumaya, diğer yandan aşırı yoğunlaşmanın yarattığı sosyal ve çevresel baskıları azaltmaya çalışıyor.
Üç aşamalı bir yol haritasına dayanan Turizm 2030 planı, iki yıllık eylem planları üzerinden uygulanacak.
Ruiz González, hedefin turizmi azaltmak değil, ülkenin farklı destinasyonlarını “çözümün parçası” haline getirmek olduğunu belirtti.
Kaynak: Gazete Oksijen
