Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva (80), pazar günü yaptığı açıklamada 'harika durumda' olduğunu söyleyerek ekim ayında yapılacak seçimler için adaylığını resmen başlattı. Lula'nın seçim kampanyası, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden gelen baskıların gölgesinde yürütülüyor.
Latin Amerika siyasetinin en önemli sol figürlerinden biri olan Lula, Sao Paulo'da yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı İşçi Partisi (PT) kongresinde dayanıklılığına ve sağlığına vurgu yaptı.
"Yaşlılığa karşı mücadele etmek istiyorum. Ağır aksak yürümek istemiyorum. Bu yüzden bacaklarımı çalıştırıyorum. Bu yüzden kollarımı çalıştırıyorum. Bu yüzden her gün bir saat yürüyorum" diyen deneyimli solcu lider, 2002 yılında ilk kez seçildiği döneme kıyasla bugün çok daha formda olduğunu söyledi.
Dördüncü ve son kez seçilmeyi hedefliyor
Eski metal işçisi ve sendika lideri olan Lula, daha sonra iptal edilen yolsuzluk suçlamaları nedeniyle bir süre hapis yattıktan sonra üç yıl önce yeniden iktidara dönerek dikkat çekici bir siyasi geri dönüş yaptı. Şimdi ise dördüncü ve son kez devlet başkanlığına seçilmeyi hedefliyor.
Brezilya Anayasası, devlet başkanlarının art arda en fazla iki dönem görev yapmasına izin veriyor. Ancak en az bir dönem ara verdikten sonra yeniden aday olunabiliyor ve toplam görev süresi için herhangi bir üst sınır bulunmuyor.
Kırmızı renklerin hakim olduğu kongrede konuşan Lula, kendisini Arjantinli Lionel Messi ve Portekizli Cristiano Ronaldo gibi Dünya Kupası yıldızlarıyla kıyasladı.
"İnsanların fark etmediği şey, bunun benim yedinci Dünya Kupam olması" diyen Lula, son kırk yılda devlet başkanlığı için yedinci kez yarıştığını ifade etti.
'Bir daha aday olmayacağım, romantik bir tatile çıkacağız'
59 yaşındaki eşi Rosangela da Silva'nın yanında konuşan Lula, "Brezilya'yı Brezilya halkına kusursuz bir durumda teslim ettikten sonra bir daha aday olmayacağım. Ardından 20 yıl boyunca romantizme odaklanmak için tatile çıkacağız" dedi.
Lula'nın seçimlerdeki en önemli rakibi, aşırı sağcı eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun en büyük oğlu Flavio Bolsonaro olacak. 45 yaşındaki senatör, babasının 2023 yılında Lula'nın göreve başlamasını engellemek amacıyla darbe planlamak suçundan mahkûm edilmesinin ardından bu rolü üstlendi. Lula, Flavio Bolsonaro'yu "vatana ihanet eden biri" olarak nitelendirdi.
'Ben yaşadığım sürece bu ülkeyi aşırı sağ yeniden yönetemeyecek'
Ülkenin Fortaleza kentinde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Lula da Silva ise "Ben yaşadığım sürece bu ülkeyi aşırı sağ yeniden yönetemeyecek. Eğer Donald Trump gelmek muhalefete destek vermek istiyorsa gelsin, Javier Milei gelmek istiyorsa gelsin. Dışarıdan hiçbir yardım istemiyorum. Benim tek ihtiyacım olan yardım Brezilya halkının yardımıdır" ifadelerini kullandı.
Lula da Silva, demokrasinin önemine işaret ederek, şunları söyledi: "Biz sadece bir seçimi kazanmak için değil, bu ülkenin kurumlarını, demokrasisini ve toplumsal barışını korumak için buradayız. Aşırı sağın bu ülkeye getirdiği yıkımı hepimiz gördük ve buna tekrar izin vermeyeceğiz. Benim bu yaşta yeniden bu sorumluluğu üstlenmemin tek bir nedeni var: Gençlerimize ve geleceğimize demokratik, nefret söyleminden arınmış bir Brezilya bırakmak. Benim enerjim tam, kararlılığım ise her zamankinden daha güçlü. Halk kimin yıkım getirdiğini, kimin ise bu ülkeyi yeniden inşa ettiğini çok iyi biliyor. Biz işsizliği azaltarak, yoksullukla mücadele ederek ve insanları birleştirerek bu kutuplaşmayı aşacağız. Sandıkta faşizme ve nefrete geçit vermeyeceğiz''
Trump faktörü
Bolsonaro ailesi, Latin Amerika'da sağ görüşlü birçok adayı destekleyen Donald Trump ile yakın ilişkilerini sürdürüyor.
Lula, "Brezilya'da hiç kimsenin burnunu ait olmadığı işlere sokmasına izin vermeyiz" dedi. ABD, temmuz ayında Brezilya mallarına haksız ticaret uygulamaları iddiasıyla iki ayrı gümrük tarifesi getirmişti. Brezilya ise bu suçlamaları reddediyor.
Geçen yıl Jair Bolsonaro'nun bir diğer oğlu Eduardo Bolsonaro'nun girişimlerinin ardından Washington, eski devlet başkanına yönelik dava nedeniyle misilleme olarak tarifeleri artırmış, ancak diplomatik görüşmeler sonrasında bunların büyük bölümü kaldırılmıştı.
Yeniden bir ticaret savaşı ihtimaliyle karşı karşıya kalan Lula, seçim stratejisini Brezilya'nın egemenliğini savunmak ve ülkenin son 40 yıldaki en etkili siyasi figürü olduğunu seçmenlere hatırlatmak üzerine kurdu.
Getulio Vargas Vakfı'ndan siyaset bilimi profesörü Leonardo Paz ise, "Egemenlik söylemi Lula için tam zamanında geldi. Bu sayede ülkenin yaşadığı bazı sorunların sorumluluğunu yükleyebileceği dış bir düşman tanımlayabiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Seçmen desteği Lula'dan yana
Datafolha araştırma şirketinin son anketine göre, ikinci turda seçmenlerin yüzde 48'i Lula'ya, yüzde 43'ü ise Flavio Bolsonaro'ya oy vereceğini belirtti. Lula, 2022 seçimlerinde Jair Bolsonaro'yu çok az farkla mağlup etmişti. Destekçileri, Lula'nın yoksullukla mücadele ve sosyal yardım programlarını övüyor.
51 yaşındaki sosyal hizmet uzmanı Cristiane Rosa Julho, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Bugün burada olmamın nedeni Lula'nın politikalarının benim ve ailemin hayatını değiştirmiş olması. Onun sayesinde bugün kendi evimize sahibiz" dedi.
Deneyimli sol liderin hükümeti güçlü ekonomik büyüme ve rekor düzeyde istihdam rakamlarına dikkat çekse de aileler hayat pahalılığından şikayet ediyor ve bütçe açığı giderek büyüyor. Brezilyalıların en büyük endişeleri arasında ise güvenlik ve yolsuzluk yer alıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

