Macaristan, komünist rejim dönemine ait devlet güvenlik dosyalarını kamuoyuna açmaya hazırlanıyor. Parlamento tarafından eylülde kabul edilen yasa kapsamında, on binlerce polis ve istihbarat belgesi çevrimiçi bir veri tabanında erişime sunulacak. Böylece vatandaşlar, eski rejimin güvenlik servisleriyle işbirliği yapan muhbirlerin kayıtlarında arama yapabilecek.
Dosyaların açılması, 1956'da Sovyet yönetimine karşı başlayan ayaklanmanın 70. yılına denk getirildi. Belgelerin ilk bölümü 4 Kasım'dan itibaren yayımlanmaya başlayacak. Bu tarih, Sovyet tanklarının Budapeşte'ye girerek 23 Ekim'de başlayan ayaklanmayı bastırdığı güne denk geliyor.
Macaristan'da komünist yönetim 1989'da sona ermesine rağmen devlet güvenlik arşivlerinin tamamı bugüne kadar kamuya açılmadı. Şimdiye kadar araştırmacılar dışında sıradan vatandaşlar yalnızca kendileriyle veya yakın aile üyeleriyle ilgili kayıtlara erişebiliyordu. Yeni düzenlemeyle herkesin veri tabanında arama yapabilmesinin önü açılacak.
1956-1989 arasında 55 bin muhbir
Macaristan Devlet Güvenliği Tarihi Arşivi'nin kayıtlarında 1956-1989 arasında yaklaşık 55 bin gizli muhbirin bulunduğu belirtiliyor. Eski devlet güvenlik servisleri, Doğu Avrupa'nın diğer komünist ülkelerinde olduğu gibi, toplum içinden seçtikleri kişileri muhbir olarak kullanıyordu. Bazı kişiler tehdit, şantaj veya çeşitli ödüller karşılığında işbirliğine yönlendiriliyordu.
Muhbirler arkadaşlarını, aile üyelerini, komşularını ve iş arkadaşlarını izleyerek rejime muhalefet veya Batı etkisi olarak görülen faaliyetler hakkında rapor hazırlıyordu. Bu raporların bazıları gözaltı ve sorgulara kadar uzanan süreçlerde kullanılıyordu. Budapeşte'deki çok sayıda daire de devlet güvenliği görevlileriyle muhbirlerin buluştuğu gizli toplantı noktaları olarak kullanılmıştı.
Dosyaların açılması, özellikle 1980'lerde devlet tarafından yakından izlenen yeraltı müzik sahnesinin geçmişini de ortaya çıkarabilir. Dönemin underground rock gruplarından Kontroll Csoport'un üyesi Peter Muller "Sziami", grubunun 1983'te muhbirler ve provokatörler üzerine yazdığı bir şarkıyı seslendirdiğini anlattı. Muller, konser sırasında yaklaşık 1000 kişilik seyircinin salondaki muhbirlerin kim olduğunu anlamaya çalıştığını söyledi.
Muller'ın kendisi de müziği nedeniyle polis takibine maruz kaldı; bazı konserleri yasaklandı ve sorgulandı. Ancak sanatçı, aradan geçen onlarca yılın ardından dosyaların açılmasına temkinli yaklaşıyor. Muller, insanların geçmişteki eylemleri nedeniyle teşhir edilmesi, utandırılması veya cezalandırılmasının her durumda gerekli olmadığını savundu.
"Geçmişle daha derin yüzleşme"
Macaristan Devlet Güvenliği Tarihi Arşivi Direktörü Bendeguz Gergo Cseh ise düzenlemeyi "tarihi bir adım" olarak nitelendirdi. Cseh'e göre Macaristan'ın uygulaması, eski Doğu Bloku ülkelerindeki benzer düzenlemelerden daha kapsamlı olacak.
Polonya arşivlerini daha önce açmış olsa da herkese açık ve sınırsız arama imkanı sunmuyor. Almanya 1991'de Stasi dosyalarının açılmasına ilişkin daha kısıtlayıcı bir sistem oluştururken Çekya'da da tüm belgeler çevrimiçi veri tabanına aktarılmış değil.
Macaristan'daki yeni yasa, geçmişi anlamayı ve kamu kurumlarında şeffaflığı demokratik devletin işleyişi için temel koşullar arasında sayıyor. Belgeler iki aşamada yayımlanacak. Hassas kişisel bilgilerin bir bölümü ise gizli tutulacak; sağlık kayıtları, bağımlılık bilgileri ve cinsel yönelim gibi veriler karartılacak.
Cseh, arşivci ve tarihçi olarak bu bilgiler üzerinden kişileri yargılamanın uygun olmadığını belirtirken, belgelerin bireysel yaşam öykülerinin anlaşılmasına ve Macaristan toplumunun Komünist geçmişiyle daha kapsamlı biçimde yüzleşmesine yardımcı olabileceğini söyledi.